BÖBREK HASTALIKLARI VE BESLENME

Yazar Deniz ZünbülcanDiyetisyen • 17 Aralık 2017 • Yorumlar:

Böbreklerimiz vücudumuzda oluşan metabolik atıkların atılmasından sorumlu karın boşluğunun alt kısmında ve omuriliğin iki yanında bulanan nefronlardan oluşan organdır. Böbreğe gelen kan nefronlardan geçmektedir. Vücudumuzda son süzülme yeri böbreklerimizdir. Nefronlar emilim sonrasında kanda kalmış fakat bizim için önemli olan besin öğelerinin geri emilimini gerçekleştirmektedir.

Böbreklerin metabolik atıkların atılmasının yanı sıra başka görevleri de vardır:

  1. Sıvı-elektrolit dengesini sağlamada görevlidir.

  2. Bazı hormonlar üzerine etki etmede önemli bir organdır.

  3. D vitamininin kullanılmasını sağlayarak ve kalsiyum-fosfor dengesini sağlayarak kemikleri güçlendirmede görevlidir.

  4. Böbreklerin salgıladığı eritropoetin hormonu sayesinde kemik iliği uyarılır ve kan yapımı gerçekleştirilir.

  5. Salgıladığı hormonlarla tansiyon dengesini sağlar.

  6. Kandaki zararlı maddelerin atılmasını sağlayarak kanı temizler.

Böbrek süzme görevini sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremezse kanda üre düzeyi yükselir ve böbrek rahatsızlıkları görülmeye başlanır. Eğer ki böbrekler de sorun olduğu düşünülüyorsa böbreklerin boylarına bakılır, kan tahlilleri ve idrar tahlilleri yapılır bunların sonucunda tedaviye başlanır.

BAZI BÖBREK HASTALIKLARINDA BESLENME:

  • NEFROTİK SENDROM: Böbreğin bozulması nefronların işlevlerini kaybetmesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Yaygın ödem, çok yüksek oranda proteinüri, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi belirtilerinden bazılarıdır.

 

  • AKUT GLOMERULO NEFRİT: Böbreklerde iltihap oluşmasıdır. İltihabın oluşmasının nedenleri ise bakterilerdir. İdrarın azalması (Oligüri), idrarda kan oluşu (hematüri), ödem, idrar yapamama (anüri), idrarda protein oluşu (proteinüri), hipertansiyon bazı belirtileridir.

 

  • KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ: Tamamen bozulmuş ve geri dönüşü olmayan böbrek hastalığıdır. Bu hastalıkta olan bireyler uygulanan diyet tedavisi ve diğer tedavi yöntemlerine karşı bir iyileşme göstermezse diyaliz makinasına bağlanırlar. Bu makine ile kanlarında bulunan zehirli maddeler kanlarından uzaklaştırılır. Diyaliz tedavisi uygulanırken de bir diyetisyen eşliğinde beslenmelerinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

 

  • AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ: Kronik böbrek yetmezliğinde olduğu gibi böbrek tüm fonksiyonlarını kaybetmez sadece %15-20 oranında bir işlev kaybı görülür. Ağızdan kan gelmesi (hematemez), idrarın azalması (oligüri), idrar yapamama (anüri),ödem, hipertansiyon, kalp yetmezliği, metabolik asidoz, dalgınlık bazı belirtilerindendir.

 

  • BÖBREK TAŞI: Böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında sayılabilir. Genelde görülen üriner sistem rahatsızlığıdır ve ilk olarak 30’lu yaşlara gelindiğinde görülmektedir. Taşın yapısına göre tıbbi tedavi yöntemleri vardır.

BÖBREK HASTALARINDA BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Tüketilen besinler metabolizmada işlem gördükten sonra atık maddeler böbreklerimizle atılır. Böbreklerinde sorun olan bir kişi bu nedenle böbreklerine yük olacak şekilde beslenmemelidir. Ayrıca beslenmeleri kısıtlıdır yenilen besinlerden maksimum fayda alınmalıdır bu nedenle besinlerin pişirilme yöntemleri dahi önemlidir kızartma yerine haşlama yöntemi tercih edilirken pişirme sırasında gıdaların besin değerlerini kaybetmemelerinde dikkat edilmelidir. Her zaman beslenme ve diyet kişiye özeldir diyoruz bu böbrek rahatsızlığı olan bireyde de böyledir kişinin ihtiyacı olan besin öğelerine, böbreğin durumuna, yaşı-boyu-kilosuna göre beslenmesi farklılık gösterebilmektedir bu nedenle vereceğim bilgiler genel bilgilerdir kendi beslenme uzmanlarınızla diyetinizi belirleyiniz.

  • Proteinlerin son ürünü üre, kreatinin ve ürik asittir. Böbreğinizde de sorun oluştuğu zaman metabolik ürünleri atmakta zorlanacağı için bu son ürünler birikir. Atık maddelerin birikmesi ile kişide halsizlik, bulantı, kusma, nefes darlığı görülebilir. Bu nedenle böbrek rahatsızlığının türüne göre protein kısıtlaması uygulanır.

  • Vücudumuza sıvı girişi su ile su içeren besinler ile ya da çeşitli içeceklerle olmaktadır. Su sağlıklı bir kişide dışkı, terleme ya da idrar ile atılmaktadır. Böbreklerinde sorun olan kişide ise su idrara çıkamaz ve vücuttan suyu atamaz vücutta sürekli birikmeye devam eder. Böyle durumlarda tüketimde azaltma uygulanır. İdrara çıkmada azalma görülmediyse su tüketiminde azaltma uygulamaya gerek yoktur.

  • Potasyum kaslarımızın kasılmasını sağlayan ve vücudumuzda bulunan bir tuzdur. Böbrek yoluyla vücudumuzdan uzaklaştırılır. Böbreklerde sorun olduğu zaman ise uzaklaştırılamaz ve kanda yükselir. Kişi kendinde halsizlik, kaslarında güçsüzlük hissedebilir ve potasyumun kanda aşırı artışıyla kişinin kalbi bile durabilir. Ispanak, , patates, havuç, avakado, hurma, muz, kavun, kayısı, nar, karalahana, kuru meyve bazı potasyum kaynaklarıdır. Eğer bir sebze yemeği yapıyorsa kişi ve potasyumdan kısıtlı bir diyet uygulanacaksa yemek suyunun tüketilmemesine dikkat edilmelidir.

  • Vücudumuzun su dengesini sağlamada sodyum görevlidir. Böbrek rahatsızlığı olan kişilerde sodyum atımında da sıkıntı oluşur ve sodyum biriktikçe vücutta su birikir. Sonuç olarak kalp yetmezliği bile görülebilir bu nedenle tuz tüketimi oldukça az olmalıdır hatta hiç olmamalıdır.

 

  • Fosforunda fazlası böbreklerle atılmaktadır. Yani böbreklerinde sorun olan kişinin vücudunda fosforda birikir bunun sonucunda kemik zayıflığı, eklem ağrıları gibi şikâyetler görülebilir. Kırmızı et, tavuk eti, süt, yoğurt, peynir, yumurta, kuru fasulye, bakla, nohut, mercimek bazı fosfor kaynaklarıdır..

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)