Botox Nedir? Ürolojide Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Yazar Tuncay Toprak • 9 Şubat 2024 • Yorumlar:

Botox’un tarihçesine bakacak olursak;

Bir zamanlar kötü sosislerin içindeki bir bileşenin gıda kaynaklı ölümcül bir hastalığa neden olduğuna inanılsa da, bu yanlış kanılar 1897'de Dr. Emile Pierre Marie Van Ermengen'in Botulinum üretiminden sorumlu bakteriyi ve toksinin etki mekanizmasını keşfetmesiyle açıklığa kavuşturuldu.

Daha sonrasında 1981 yılında göz doktoru olan Dr. Alan Scott’un, şaşılığı olan 42 hastayı Botox ile tedavi etmesi ile birlikte Tıp dünyasında uygulama alanına girdi.

1989 yılında Botox şaşılık ve diğer göz rahatsızlıkların tedavisinde Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onay aldı.

Sonrasında tıbbın birçok alanında hızla kullanılmaya başlandı.

Botulinum toksini nedir?

Botulinum toksini clostridium botulinum bakterisi tarafından üretilen A dan G ye 7 farklı tipi bulunan bir nörotoksindir.

Antijenik olarak farklı olan bu serotiplerden serotip-A (BoNT-A) en güçlüsüdür ve terapötik amaçlarla daha çok bu tip kullanılır.

Nasıl etki eder?

Botox, nöromüsküler kavşaktaki kolinerjik sinapsları hedef aldığında, presinaptik nöronlardan asetilkolin salınımını bloke eder ve ardından geçici kas zayıflığı ortaya çıkar.

Etkisi ortalama 3 ay sürer.

Botox’un zamansal ve geri dönüşümlü doğasının, yeni sinir terminalleri ve sinaptik bağlantıların oluşturulması ve orijinal sinir terminallerinin zaman içinde iyileşmesi gibi faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı öne sürülmektedir.

Botulinum nörotoksini, modern tıpta yaygın olarak kullanılan bir terapötik ajandır.

Kas-iskelet sistemi, deri ve ürolojik sistemler dahil bir çok tıbbi durumların tedavisinde rutin olarak kullanılmaktadır.

Ürolojide nerelerde kullanıyoruz?

Öncelikle yıllardır nörojenik detrusor aşırı aktivitesinde, sık idrara çıkma, dayanılamaz idrar yapma isteği ile seyreden aşırı aktif mesane durumunda ve aynı zamanda skrotal ve prostatik ağrı durumlarında rutin olarak kullanılmaktadır. Botox’un peyronie hastalığında plaüı küçülttüğü ve ağrıyı azalttığına dair çalışmalar mevcuttur.

Son zamanlarda popüler bir şekilde erken boşalma ve sertleşme bozukluğu tedavilerinde kullanılmaya başlanmıştır. Kaslarda yaptığı kısmi felç sayesinde penise daha fazla kan gitmekte, ve boşalmayı sağlayan kaslarda azalan kasılma ile daha uzun boşalma süresi sağlamaktadır.

Kozmetik amaçlı sarkık durumdaki penisin daha büyük durması için ve aynı şekilde testis torbasının daha büyük durması için bu tedaviden yararlanabiliyoruz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)