Çocuklarda Özgüven Gelişimi

Özgüven (self-confidence) kavramı çocuğun kendisine yönelik olumlu duygular geliştirmesidir. Başka bir deyişle özgüven kavramı bireyin kendini sevmesi, yapabilecek ve yapamayacak olduğu şeylerin farkında olması, kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesi, kendini iyi tanıması gibi durumlarla ilgili geniş bir kavramdır.

Özgüven Oluşumu

Çocuğun psikososyal gelişim evrelerinden birisi olan “temel güven duygusunun” oluştuğu dönem olarak gösterilen bu dönem doğumla başlar ve bir yaşına kadar devam eder. Bu dönemde verilen sevginin ve ilginin tutarlı, yeterli ve devamlı olması özgüvenin oluşmasında önemli rol oynar. Özellikle bebeğin annesine veya ona bakım veren kişiye güvenmesi çok önemlidir. Bebek, annesine onun ihtiyaçlarını sağladıkça güvenir. Anne de bebeğin ihtiyaçları karşısında yeterince ilgili olursa bu durum; bebek tarafından “güvendeyim ve ben değerliyim” hissini oluşturur. Yukarda da bahsettiğimiz üzere güven duygusu bebeklikte başlayan bir evredir.

Özgüven eksikliği belirtileri neler?
•Anne ve babaya bağımlı olmak
•    Utangaçlık ve içine kapanıklık
•    Yeni aktivitelere girmekte isteksiz olmak
•    Başka çocuklarla kaynaşmakta sıkıntı çekmek
•    Yeni durumlarla karşılaştığında çekingen davranmak, uyum sağlamakta güçlük çekmek
•    Kendini aşağı görme alışkanlığı edinmek
•    Dönemsel ve olağan çocukluk korkuları dışında yoğun korku duymak
•    Hakkını koruması beklenen durumlarda hakkını koruyamaz ve kendini savunamaz
•    Bağımlı olmasına rağmen ebeveynlerinden çekinip, korkmak
•    Davranışlarının tutuk olması
 

Çocuklarda Özgüven Gelişiminde doğru yaklaşım

 Her anne baba çocuğu için en iyisini yapmak ister fakat bazı tutumlar çocukta olumsuz algılamalara sebep olabilir. Örneğin çocuğunuza “yemeğini kendin yiyebilirsin” dedikten sonra üstüne döktüğünde hemen müdahale etmemek gerekir “yemeğin tamamı hala bitmemiş ya da yemeği şöyle yiyeceksin, önce su içme, şimdi bunu bitir, sebze hiç yemedin” gibi sık sık çocuğa müdahale edilirse, tabakta kalanlar anne baba tarafından çocuğun ağzına verilirse ya da yedirilmeye çalışılırsa: Çocuğun bu süreçte aldığı mesaj; “ kendi başıma yemek yemeyi beceremiyorum. Ben yetersizim, beceriksizim kendi başıma bir işi yapamam mesajı çocuğa verilmiş olur maalesef...

 En çok karşılaşılan ikinci durumda çocuk kıyafet giyerken karşılaşılan durumdur. Çocuğunuzun kişisel işlerini kendisinin tek başına yapamadığından yakınırken üzerini değiştirme konusunda ona fırsat verilip verilmediğini kendinize öncelikle sorun. Montunu ya da ayakkabılarını kendisinin giymesine olanak sağlayın. Elbette bizler gibi mükemmel ve tam yapamasa da ona yapabilmesi için olanak sağlamanız faydalı olacaktır. Unutmayın ki çocuk büyütmek sabır ve emek ister. 

Çocuğumuzun yaş dönemini önemseyerek onun yapabileceği işler konusunda onlara olanak sağlamalı ve destekleyici olmalıyız. Çocuğumuz bir işi tamamlarken onu yapabileceği konusunda desteklemeli ve gereken sabrı ve özeni göstermemiz gerekmektedir.

 Bir başka örnek olarak yeni yürümeye başlayan bir çocuk çoğu zaman kendi başına adım atmak hatta ilerleyen zamanda koşturmak ister. Ebeveynler sürekli olarak elini tutar onun kedi başına yürümesine olanak sağlamazsa çocukta yine yetersizlik duygusunu pekiştirmiş olur. Çocuğun bir zeminde yürümesinin sonucunda düşebilme olasılığı tabi ki vardır ama en fazla olabilecek ; küçük sıyrıklar olabilir. Merdivenli bir bölgede yürümesine izin vermek kafa travması gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Burada önemli olan riskleri göz önünde bulundurarak onu desteklemektir. 

 Evde çocuğa sınırların belli olduğu ve sevginin açıkça ifade edildiği olumlu bir ev yaşamı sağlanmalıdır. Böyle bir ortamda yetişen çocuğun, hem akademik, hem de kişisel özgüveninin temeli oluşturulmuş olur. Çocuğun yaptığı herhangi bir iş başarıyla sonuçlanmamış olsa bile çabaları takdir edilmelidir. Bir çocuğun anne-babası tarafından, "Öğrenmeye çalışmandan gurur duyuyorum", "Bu iş için elinden geleni yaptığını görüyorum" gibi sözlerle yüreklendirilmesi, çocuğun daha çok çaba harcaması için onu motive edecek, mücadele gücünü geliştirecek ve olumlu bir benlik algısı oluşturmasını yardımcı olacaktır.

 Özgüven sorunu nelerden kaynaklanır?


Ebeveynlerden biri ya da her ikisi, çocuğa karşı fazla beklentili, aşırı korumacı ve bağımsızlığı engelleyiciyse, çocuğun kendine ilişkin duygu ve yargısı; yeteneksiz, yetersiz ve değersiz olduğu oluyor.

 Ebeveynler, çocuğun yapacağı işlerde aşırı korumacı tavır sergilediklerinde onlara iyilik ettiklerini düşünüyorlar fakat çocuğu zorluk yaşamasın diye her şeyi kendisi yapan, aşırı müdahaleci ebeveyn tutumu sonucunda anne-babaya bağımlı, problem çözme becerisi gelişmemiş, sorunlar karşısında ne yapacağını bilemeyip adeta sudan çıkmış balık gibi hisseden özetle özgüveni gelişmemiş çocuklar yetişmiş oluyor. 

Özgüven duygusunu kazanamayan çocuklar ilerleyen yaşamında hayatta pasif, olaylar karşısında boyun eğici, ortamlarda kabul görmek için aşırı uyum gösterme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, aşağılık duygusu, sevilmediğini hissetme ve yetersizlik duygusu şeklinde kendini gösterir.

Özgüven gelişimi için nasıl davranmalıyız ?

 Çocuğunuzun özgüvenin gelişmesini istiyorsanız çocuğunuzun yeterliliği hakkında gerçekçi bir bakış açısına sahip olmanız gerekmektedir. Her çocuk kendine özeldir. 

Çocuğunuzun yapamadıklarından ziyade yapabildiği ya da yapabileceği işler konusunda cesaretlendirmeli ve desteklemek gereklidir. Ayrıca Çocuğunuzdan beklentilerinizi onun gelişim seviyesinin üstünde tutmayın. Ulaşabilecekleri hedefler koyun ve bu hedefleri başarmasında onu destekleyici olun.Evde onun yapabileceği türden ufak sorumluluklar verin.

 En önemlisi de onun sizin için ne kadar değerli ve özel olduğunu hissettirin onu şımartmaktan ve gereksiz pohpohlamaktan elbette bahsetmiyorum fakat onun tüm başarısında ve başarısızlıkların da yanında olduğunuzu ve olacağınızı ona güvendiğinizi hissettirin.            

Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerine önem verin. Örneğin birisi onunla konuşmak istediğinde, adını sorduğunda ‘hadi adını söylesene oğlum/kızım’ şeklinde yönlendirme yapmayın. Konuşmak istemediğinde ona saygı duyun. Okula gidiyorsa ya da herhangi bir yere gittiğinde gün içerisinde onu mutlu eden ya da üzen şeylerin olup olmadığını sorun. Onu önemsediğinizi hissettirin.

Çocuklara söylenmemesi gereken özgüveni zedeleyici bazı cümleler

Bir işi de düzgün yap; Burada verilen mesaj sen hiçbir şeyi yapamıyorsun, beceriksizsindir. Bu durumda çocuk yapacağı işler konusunda girişimci olamaz çekingen davranır.

Keşke seni hiç doğurmasaydım; Bu gibi sözler çocuğun kendini sevilmeyen, istenmeyen bir birey olarak algılamasına neden olabilir.

Biraz kardeşin/ ablan/ gibi davran onlar beni hiç üzmüyor. Kıyaslamak çocuğa değersizlik ve sevilmiyorsun duygusunu verir. 

Daha iyisini yapabilirdin; çocukların çabalarını fark etmek burada son derece önemlidir. Sadece sonuç odaklı olmak, çocuk üzerinde kaygıyı ve yetersizlik duygusunu arttırır.

Çocuğunuzun küçük bile olsa yaptığı güzel ve doğru davranışlarını destekleyin ve bunun ne kadar önemli olduğunu ona hissettirin.

Çocuğunuzla sevginin ve kucaklaşmanın bol olduğu bir beraberlik diliyorum.

Sevgiler

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Gamze Ünal Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Aile Danışmanlığı Psk. Dan.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)