DİŞETİ (PERİODONTAL) HASTALIKLARI

Yazar Laçin Berber • 6 Şubat 2017 • Yorumlar:

Dişeti hastalıkları (ayni zamanda periodontal hastalıklar olarak da bilinir) dişeti ve dişleri destekleyen dokuları etkileyen enfeksiyon hastalıklarıdır. Yapılan araştırmalar, diş kayıplarının büyük çoğunluğunun dişeti hastalıklarından kaynaklandığını göstermektedir. Bu hastalıklar çok ileri bir aşamaya gelmeden farkedilebilir belirti vermezler. Bu nedenle erken teşhis edilmeleri tedavinin başarısı açısından önemlidir. Bu hastalıklar çocuklarda, büyüme dönemindeki bireylerde, erişkinlerde ve yaşlılarda izlenebilen genellikle yavaş ilerleyen ağrısız hastalıklardır ve günümüzde dünya üzerinde en yaygın sağlık sorunlarından biri olup genel vücut sağlığına olan ve daha iyi anlaşılmaya başlayan etkileri ile neredeyse görmezden gelinmesi imkansız hale gelmektedir.

Dişeti Hastalık Tipleri Nelerdir?

Sağlıklı dişeti açık pembe renkli, mat, yüzeyi portakal kabuğu gibi pütürlü ve sert kıvamlıdır. Sağlıklı dişeti fırçalama veya dokunma ile kanamaz.

Dişeti iltihabı, sadece dişi çevreleyen dişeti dokusunda sınırlı kaldığında 'gingivitis' olarak adlandırılır. Gingivitis geliştiğinde dişetleri daha kırmızı, ödemli (şiş), parlak ve yumuşak yapıdadır. Dişetlerinde kanama, fırçalama sırasında veya sert gıdaların tüketilmesi sırasında izlenebilir. Periodontal hastalıkların en hafif tipidir ve çoğunlukla ağrısız seyreder.

Dişeti enflamasyonu dişetini, çene kemiğini, dişleri tutan lifleri ve kök yüzeyini etkilediğinde 'periodontitis' olarak adlandırılır. Önce dişetini dişe bağlayan, sonra da dişin kökünü çene kemiğine bağlayan lifler erir, böylece dişeti ile diş arasında “cep” adı verilen boşluk oluşur. Cep içinde daha fazla bakteri, bakteri toksinleri ve yiyecek artıkları birikir, böylece enfeksiyon derin dokulara yayılarak dişi destekleyen kemikte rezorpsiyon (erimeler) izlenmektedir.

Periodontitisin en yaygın olarak görülen türü 'erişkin periodontitis'tir. Genellikle erişkin bireylerde izlenen ve yavaş ilerleyen hastalıklardır. Erişkin periodontitiste kemik yıkımına bağlı olarak dişlerde sallanma, yer değiştirme ve/veya aralanma izlenebilmektedir. Dişetleri koyu kırmızı renkte, ödemli, parlaktır. Cep derinliklerinin artması ve dişetindeki ödeme bağlı olarak dişetleri daha gevşek ve yumuşak yapıdadır. Bazı hastalarda kemik yıkımını takiben dişetlerinde çekilmeler oluşabilir ve estetik bozukluklara yol açabilir. Aynı zamanda dişeti çekilmesi ile açığa çıkan kök yüzeylerinde, diş hassasiyetleri gelişebilir. Ağızda gıda birikintilerinin ve dental plak tabakasının temizlenmesinin daha zor hale gelmesi ve dişeti enflamasyonuna bağlı olarak ağız kokusu izlenebilir.

Periodontitisin daha az sıklıkta izlenen diğer bir türü de 'Agresif periodontitis' dir. Genellikle genç erişkinlerde görülen, hızlı ilerleyen şiddetli kemik yıkımlarının izlendiği periodontal hastalıklardır. Plak ve diştaşı miktarı erişkin periodontitise göre daha azdır. Ailesel yatkınlık görülebilir. Ağızdaki dişlerin tümü veya bir kısmı etkilenebilir.

Bazı genetik ve kan hastalıklarının bir belirtisi olarak da periodontitis görülmektedir. Bu grup periodontal hastalıklar erken yaşlarda ortaya çıkarlar. Hızlı ve şiddetli ilerleyen periodontitise bağlı olarak kemik yıkımları ve diş kayıpları görülebilir.

Genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış, yoğun stres altındaki, sigara içen ve kötü ağız bakımına sahip bireylerde Nekrotizan periodontal hastalıklar görülür. Dişetleri bazı bölgeler sarı-grimsi bir tabaka ile kaplanmıştır ve ağrılıdır. Mevsim geçişlerinde daha fazla görülürler.

Dişetlerine kürdan, sert gıda parçası gibi yabancı cisimlerin batması ile dişeti apseleri oluşabilir. Dişeti kırmızı, ödemli görünümdedir.

Dişeti Hastalıkların Nedenleri Nelerdir?

Dişeti hastalığının en önemli sebebi, diş fırçası ve diş ipinin doğru teknikle ve düzenli kullanılmaması sonucu diş - dişeti yüzeyleri ve diş aralarında biriken, milyonlarca bakteri içeren “mikrobiyal dental plak” adı verilen birikintiler ve bunların ürettiği toksinlerdir. Bunlar direkt veya dolaylı olarak vücudun savunma mekanizmasını etkileyerek dişeti ve dişleri destekleyen kemik dokusunda yıkımlar oluşturabilmektedir. Dişlerde çapraşıklıklar, dişler arası boşluklar, dişlerdeki bazı anatomik oluşumlar, bazı yumuşak doku anomalileri, çürükler, taşkın veya eksik yapılmış dolgular, hatalı protezler, ağızdan solunum ve ağız kuruluğu gibi faktörler de plak bakterilerinin yüzeylere tutunmasını kolaylaştırarak dişeti hastalığı gelişimine neden olabilmektedir.

Dişeti Hastalığının oluşumuna katkıda bulunan diğer nedenler:

Sigara Kullanımı

Yapılan çalışmalar periodontal hastalık gelişimi ve ilerlemesinde sigaranın çok önemli bir risk faktörü olabileceğini göstermiştir. Sigara kullanımının damarlanmayı azaltması nedeniyle dişeti kanaması görülmez. Bu nedenle bireyler, genellikle dişeti hastalığının ileri safhalarında dişlerde sallanma ve yer değiştirme şikayetleri ile dişhekimlerine başvurmaktadır. Sigara kullanımı aynı zamanda uygulanan dişeti tedavilerinin başarısını da olumsuz etkilemektedir.

Genetik

Dişeti hastalığına genetik yatkınlık olabileceği bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Ağız bakımları iyi olmasına rağmen bu bireylerde hastalık görülme olasılığı ve şiddeti diğer bireylere göre daha fazla olabilmekte, erken yaşlarda diş kayıpları meydana gelebilmektedir. Bu bireylerin periodontolog tarafından sık aralıklarla ve düzenli kontrolleri ile dişler daha uzun süre ağızda kalma şansına sahiptir.

Stres

Stresin dişeti hastalığı açısından da bir risk faktörü olduğu yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur. Stres varlığında vücutta çeşitli kimyasal maddelerin salındığından bağışıklık sistemininin olumsuz etkilendiği bilinmektedir. Sıkıntı, üzüntü veya stres dönemleri, dişeti hastalığına yatkınlığı artırmaktadır.

İlaçlar

Kullanılan bazı tansiyon, epilepsi, ve organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar dişetlerinde büyümelere neden olabilmekte, bunlar da birey tarafından temizlenmesi güç alanlar oluşturarak dişeti hastalığı gelişim riskini artırabilmektedir. Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve bazı doğum kontrol ilaçlarının yan etkisi olarak da ağız kuruluğu oluşabilmekte ve bu durum dişeti hastalığı gelişimine neden olabilmektedir.

Diş sıkma ve gıcırdatma

Dişeti hastalığı varlığında, dişlere gelen aşırı ve devamlı kuvvetlerin olması dişleri destekleyen dokularda yıkımlara yol açmakta ve dişeti hastalığının şiddetini artırabilmektedir. Diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlıkları bu nedenle dişeti hastalığı gelişimini hızlandırabilmekte ve diş kayıplarına neden olabilmektedir.

Hormonal Değişiklikler

Bu özel dönemlerde hormonlarda meydana gelen değişimlerden dolayı vücuttaki pek çok dokuda olduğu gibi dişeti dokusunda değişimler olur. Vücudun enfeksiyonlara verdiği cevabın artması, dolayısı ile dişeti hastalıklarının daha kolay gelişimi ve hızlı yıkımları ile sonuçlanabilmektedir. Eğer ağız bakımı da yeterli değilse dişeti iltihabının şiddeti artar, estetik ve fonksiyon problemleri oluşur.

Süt dişlerinin değiştiği karışık dişlenme döneminde ağızda hem süt dişlerin hem de daimi dişlerin olması, fırçalama sırasında zorluklara neden olabilmekte ve plak birikimini artırabilmektedir. Yine bu dönemde daha sık izlenen solunumun ağız yoluyla yapılması alışkanlığı da özellikle ön dişler bölgesinde dişeti hastalığı gelişimine neden olabilmektedir.

Hamilelik döneminde, hormonal değişimler vücudun verdiği savunma cevabını şiddetlendirmekte ve periodontal hastalık gelişim hızını artırabilmektedir. Özellikle hamilelik öncesi dönemden itibaren tedavi edilmemiş periodontal hastalığa sahip bireylerde, hormonal değişimlerin etkisiyle dişeti hastalığına bağlı yıkımlar daha şiddetli izlenebilmektedir. Ayrıca, hamilelik döneminde dişetinde bölgesel, kanamalı dişeti büyümeleri gelişebilmekte ve bu büyümeler ağız bakımını zorlaştırabilmektedir.

Menapoz dönemindeki bireylerde de dişeti hastalığı gelişim riski artabilmekte ve daha şiddetli seyredebilmektedir.

Endokrin Hastalıklar

Diyabet (şeker hastalığı) dişeti hastalığı gelişimini etkileyebilmektedir. Bu hastalarda enfeksiyona yatkınlık, savunma mekanizmasında ve hastalığa bağlı oluşan metabolik değişiklikler dişeti hastalığı gelişimine ve kısa süre içerisinde şiddetli yıkımlara (özellikle kontrol altında olmayan diyabette) neden olabilmektedir. Diyabetli hastalarda aynı zamanda dişeti apseleri de sıklıkla izlenmektedir. Obez (şişman) bireylerde de artmış dişeti hastalığı ve yıkım görülmektedir.

Yetersiz beslenme

Yetersiz ve kötü beslenme vücudun bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyerek enfeksiyonlarla mücadelesini zorlaştırır. Dişeti hastalıkları da ciddi enfeksiyonlardır, yetersiz beslenme durumunda dişeti iltihabının şiddeti artabilmektedir.

Dişeti Hastalığının bulguları nelerdir?

Dişeti hastalıkları genellikle ileri safhalara erişene kadar belirti vermezler. İlk belirti kanamadır. Kendiliğinden kanama varsa sorun ilerlemiş olabilir. Tedavi edilmemiş ve ilerlemiş dişeti hastalığında şu bulgular görülmektedir.

Ağızda sürekli bir kötü koku

Fırçalama esnasında kanayan dişetleri

Dişetlerinde şişmeler, kızarmalar ve hassasiyet

Dişetlerinde çekilmeler

Dişlerde sallanmalar, dişler arasında açılmalar

Diş ile dişeti arasında iltihap

Isırma esnasındaki dişlerin birbirine değmesinde farklılıklar.

Dişeti Hastalıkların Tedavisi

Dişeti hastalıkları, gelişimi büyük oranda önlenebilen ve kontrol altına alınabilen hastalıklardır. Tedavini başarısında hastanın hekimiyle ko-opere olması, önerileri aynen uygulaması, tedavilere zamanında gelmesi ve idame tedavilerini aksatmaması gerekmektedir.

Tedaviler, hastalığın yıkımın derecesine, diştaşı miktarına, hastanın genel sağlık durumuna ve hastanın uyguladığı ağız bakımının derecesine göre bir veya birkaç seansta tamamlanabilmektedir.

Dişeti tedavilerinin amacı dişeti enflamasyonun ve buna neden olan faktörlerin ortadan kaldırılarak sağlıklı bir periodontal yapının oluşturulmasıdır. Enflamasyona yönelik olarak yapılan tedavilerle dişeti kanamalarında, ödeminde, cep derinliklerinde ve dişlerin sallanma derecelerinde vb. belirtilerde azalma ve/veya tamamen iyileşme izlenir. Bu belirtilerin azalması veya ortadan kaldırılması, dişeti hastalık tedavisinin başarılı olduğunu ve yıkımın kontrol altına alındığının veya durdurulduğunun en belirgin göstergesidir.

Dişeti tedavileri, diştaşı temizliğiyle başlayan mekanik tedavilerdir. Daha sonra plak tutulumunu artıran çürük lezyonlarının, taşkın veya eksik dolguların, protezlerdeki uyumsuzlukların tedavileri tamamlanır. Sallanan, kemik kaybına ve/veya diş çekimine bağlı olarak yer değiştirmiş olan dişlerin çiğneme düzlemindeki konumları kontrol edilerek düzenlemeler yapılır.

Dişeti hastalığı gelişim ve tedavisindeki önemi nedeni ile dişeti tedavi sürecinde bireylere ait alışkanlıklar değerlendirilir. Sigaranın bıraktırılmasına yönelik çalışmalar yapılır. Plak tutulumunu artıracak ve/veya bakterilerin gelişimi için uygun ortam sağlayan şekerli, yapışkan, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması yapılır. Bireylerin stres düzeyi değerlendirilerek, diş sıkma alışkanlıkları, eklem problemleri var ise gece plağı uygulamaları yapılır.

Detartraj ve kök yüzeyi düzeltme işlemleri sonrası dişetindeki iyileşmeyi periodontolog değerlendirerek daha ileri cerrahi işlemlerin gerekliliğine karar verir. Cerrahi işlem sırasında kök yüzeylerindeki birikintiler ve iltihabi dokular temizlendikten sonra, kemik dokusunda düzeltmeler veya kemik tozları ile ilaveler yapılabilir.

Gerek mekanik gerekse cerrahi tedavilerden sonra periodontal hastalıkları, oluşmuş yıkımları, genel ağız bakımı, tedaviyle elde edilen başarı, hastanın genel sağlık durumu vb. durumlar gözönünde bulundurularak her birey için ayrı bir kontrol programı hazırlanır. Periodontal sağlığın sağlanması ve korunması için tüm bireylerin, periodontologların uygun gördüğü sıklıklarda, diş ve dişeti kontrollerini yaptırmaları gereklidir.

Bu kontroller sırasında diş fırçası, dişipi, diş arası fırçası, dil temizleyicilerinin kullanımı da değerlendirilirek eksik ve yanlış uygulamalar saptanarak, düzeltilir. Periodontal tedavilerle sağlanan başarı ve bunun devamlılığı hastanın uyguladığı bireysel ağız bakımı alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkilidir.


Dişeti Hastalığı - Genel Sağlık ilişkisi Nasıldır?

Dişeti hastalıkları, bakterilerin toksik ürünlerinin sistemik kan dolaşımına katılmasıyla bireyin genel sağlığını da etkiler. Son yıllardaki çalışmalar dişeti iltihabına sahip bireylerde bazı sistemik hastalıkların gelişme riskinin arttığını göstermiştir. Bu çalışmalar sonucunda dişeti iltihabının kalp-damar hastalıkları, diyabet, bazı solunum sistemi hastalıkları, bebeklerde erken ve düşük doğum kilosu riskiyle ilişkisi saptanmıştır.

Dişeti Tedavisi Olmak Neden Önemlidir?

Periodontologların en önemli görevi dişeti sağlığının korunması ve dişlerin uzun yıllar ağızda kalmasının sağlanmasıdır. Korunma önlemlerine rağmen diş ve periodontal dokuda bir sorun oluşmaktaysa, ilk tedavi olarak periodontal dokunun hastalıktan kurtarılması gerekmektedir. Yapılacak tüm restoratif uygulamalar iltihapsız, periodontal olarak sağlıklı bir temel üzerinde kurulmalıdır.Alt yapı sağlam olursa üste yapılan tüm restorasyonlar(dolgu, protez hatta implantlar) da sağlam ve uzun ömürlü olmaktadır. Periodontal tedavi her zaman protetik tedaviden önce yapılmalıdır. Dişeti tedavisi ilk tedavi olmalıdır.

Risk grubunda kimler yer alıyor?

Sigara kullanıyorsanız,

Menapoz, hamilelik gibi vücutta anormal değişimlerin olduğu dönemlerden geçiyorsanız,

Diabet hastalığınız varsa,

Stresli bir yaşantınız varsa,

Antidepresan ve kalp ilaçları kullanıyorsanız,

Ağız bakımınız yetersizse,

Dişlerinizi sıkıyor ve gıcırdatıyorsanız,

Ağzınızda uyumlu olmayan protez ve dolgular mevcutsa,

Ailenizde dişlerini erken yaşta kaybetmiş bireyler varsa:

Dişeti hastalıkları açısından, siz de risk altında olabilirsiniz.

 

Dr.Med.Dent. Laçin BERBER

Dişeti Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı

www.drlacinberber.com

 

 

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Laçin Berber Periodontoloji, Diş Hekimi Dr. Dt.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)