Gömük Dişler

Gömük Dişler

Bilindiği gibi en son süren dişler yirmi yaş (3. büyükazı) dişleridir. Genelde 17 ile 25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. Bu dişler doğru pozisyonda sürerler ve çevre dokulara zarar vermezler ise dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak genellikle çok az sayıda hastanın ağzında 20 yaş dişlerinin sürmesi için yeterli yer olur ve bu dişler kemik içinde gömük kalırlar.

Yirmi yaş dişlerinin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?

1. Devamlı ağrı: Sürme sırasında komşu dişlere baskı uygulaması ile ya da enfeksiyona yol açmaları ile kulağa ve şakağa kadar yansıyabilen ağrı tabloları mevcuttur.
2. Tekrarlayan perikoronit : Kısmen sürmüş bir yirmi yaş dişi diş çevreleyen diş etinde enfeksiyon odağı oluşmasına neden olabilir. Bu durum kötü ağız kokusu, ağrı, ödem ve çene açmada kısıtlılığa neden olabilir.
3. Çürük : Bu dişlerin çürümesi ile ağrı ve enfeksiyon ile sonuçlanan durumlar oluşabilir.
4. Abse : Ciddi bir enfeksiyon durumu ile abse ile sonuçlanan tablolar oluşabilir.
5. Bu dişle ilgili kistler : Yirmi yaş dişi ve bu dişi çevreleyen folikül çenenin bu bölgesinde kist oluşumuna neden olabilir.
6. Tümör : Gömük yirmi yaş dişi ile ilişkili tümör oluşumu nadir olmakla beraber görülebilir.
7. Çevre dokulara zarar vermesi: Yirmi yaş dişi sürme sırasında önündeki dişe zarar verebildiği gibi özellikle yanak dokusu olmak üzere yumuşak doku zararıda oluşturabilir.
8.Ortodontik sebepler: Yirmi yaş dişlerinin sürme basıncı ortodontik tedavi ile düzeltilmiş dişler üzerinde yeniden çapraşıklık oluşturabilir.

Çekim Sırasında Oluşabilecek Komplikasyonlar:

Normal bir çekimde olabilecek kanama, ödem ve enfeksiyon riski bu dişlerde de vardır. Özellikle alt 20 yaş dişi çekimi sonucunda sinir zedelenmesi olabilir. Vakaların %10-12sinde birkaç günlük, %1inde birkaç haftalık bir hissizlik olabilir. Çok ender de olsa bazen bu hissizlik kalıcı da olabilir. Dikkatsizlik ve deneyimsizlik bu dişlerin çekimi sırasında oluşabilecek komplikasyon riskini arttırabilir.

KÖPEK DİŞLERİ (Kanin)

Yirmi yaş dişlerinden sonra en sık gömük kalan dişlerden biridir.
Bir çok hastada süt köpek dişinin düşmediği ve kalıcı köpek dişinin gömük olduğunu görülmektedir. Böyle bir durumda aşağıdaki tedavi seçenekleri uygulanabilir.

- Köpek dişinin çekilerek oluşan boşluğun köprü veya implant ile restorasyonu
- Köpek dişinin çekilerek olması gerektiği yere yerleştirilmesi. Reimplantasyon denilen bu operasyon gömük dişe zarar vermeden çıkartılması durumunda yapılabilmektedir.
- Ortodontik tedavi yardımı ile beraber bu dişin üzerine yerleştirilen apareylerle dişin kendi yerine sürdürülmesi

GÖMÜK DİŞLERİN OPERASYONUNDAN SONRA UYULMASI GEREKEN KURALLAR

OPERASYON GÜNÜ :

İlk Saat: Yerleştirilen tamponlar sıkıca ısırılmalı, ve bir saat boyunca ciddi bir kanama probleminin olmadığı durumlarda değiştirilmemelidir. Bir saat sonra tamponlar çıkarılır, kanama devam ediyorsa aynı şekilde temiz bir tampon yarım saat daha ısırılır. Gerekli görülürse, 30-45 dakikada bir tampon değiştirilebilir. Tamponların tam yerine oturtulabilmesi için hafif ıslatılmasında fayda vardır.

İlk gün cerrahi saha korunmalı, tükürme ve çalkalamadan kaçınılmalıdır. Çok yavaşça dişler fırçalanabilir. İyileşme açısından ve çekim yerinin enfeksiyonuna neden olmamak için özellikle ilk gün sigara içilmemelidir.

Gece boyunca sızıntı halinde kanama olması normaldir. Sağlıklı bireylerde çekim sonrasında ciddi bir kanama olmamaktadır, eğer oluyorsa tampon tam olarak operasyon sahasına konmuyorr ya da dişler arasında kuvvetlice sıkılmıyordur. Kanamanın devam ettiği durumlarda hekime baş vurulmalıdır.

Oral cerrahi girişim sonunda ödem görülmektedir. Cerrahi sahaya yanaktan uygulanan buzla bu ödem hafifletilebilir. Bu işleme ilk 24 saat boyunca, 20 dakika tutulup, 10 dakika çekilerek devam edilir. Ödemi kontrol altına almak için bir ilaç yazılmışsa doktorun önerdiği şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca operasyon sonrası ilk gün gün başı yukarıda tutacak yüksek bir yastık ile uyumak ödemin daha az olmasını sağlayacaktır.

Operasyon sonrası ağrı için verilen analjeziklerden ilki lokal anestezinin etkisi geçmeden alınmalıdır. Çünkü analjeziklerin etkisi yaklaşık yarım saatte başlamaktadır. En şiddetli ağrı lokal anesteziğin etkisinin geçtiği ilk 6 saattir. Bu süreden sonra analjezik ihtiyacı da azalacaktır.

Hastalar ilk gün çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınmalı, daha çok soğuk ve yumuşak (dondurma, rendelenmiş meyve-sebze, yoğurt, vs.) gıdalar ile beslenmelidir.Eğer tek taraflı işlem yapılmış ise diğer tarafla çiğneme yapılmalıdır. Birkaç gün sonra katı gıdalara geçilebilir. Hasta diabetikse, doktorunun tavsiyeleri doğrultusunda düzenli beslenmeye devam etmelidir.

Eğer operasyon sahasında sert, sivri bir şeyler hissediliyorsa, bu ya kemik kalıntısıdır, ya da çekim boşluğunun duvarıdır. Dil ile oynanmamalı birkaç gün içinde geçmez ise hekime başvurulmalıdır.

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ GÜN :

Cerrahi işlemden sonra ağız hijyeni çok önemlidir. Gargara ile günde 2-3 kez soket bölgesi temizlenmelidir. Bu işlem özellikle yemeklerden sonra yara bölgesine kaçan artıkların çıkarılması için yapılmalıdır. Hekimin yazdığı gargaralar dışında tuzlu su çalkalaması da önerilir. Ödem ve ağrı fırçalamayı biraz zorlaştırabilse de düzenli fırçalamaya özen gösterilmelidir.

Cerrahi işlemi takiben gelişen iyileşme sürecinde ilk iki gün en rahatsız günlerdir ve genellikle ödem oluşur. Üçüncü gün biraz daha rahattır, şişlik devam etse bile hastanın fonksiyonları kolaylaşmaya başlar. Üçüncü günden sonra ödem giderek kaybolur. Bu süreçte ödemin ortadan kalkmasına ve çene hareketlerine yardımcı olmak için operasyon bölgesinin bulunduğu yanağa sıcak su ile ıslatılmış bir havlu uygulamak faydalı olacaktır.

Üçüncü günden sonra iyileşme hızla devam eder, süreçte her hangi bir sıkıntı yaşanıldığında hekime başvurulmalıdır.

 

Yazar

Yorumlar: (0)