Göz Estetiği

Gözler yüzümüzün merkezi olarak kabul edilse de gözün genel ifadesini aslında çevresi ile beraber belirler. Gözler ne kadar güzel olursa olsun, göz çevresindeki estetik kusurlar bütünü de etkiliyor. Torbalanma, sarkma ve fazla cilt dokusu kişiyi daha yorgun, daha cansız ve yaşlı gösterir. Ayrıca kaşların pozisyonu da çok önemli.

Bir çift çok güzel göz düşünün, rengi ve şekli size kalmış. Ancak o şahane gözlerin altlarında torbalanma, üst kapaklarında düşüklük, fazla cilt dokusu ve derin çizgiler de olsun. Hatta kirpik uçları kaşlarla birleşmiş olsun. Şimdi aynı gözü bir de mermer gibi düz bir göz çevresi ile hayal edin. Aslında bakışlardaki ifadeyi etkileyen göz değil, göz çevresi. İyi bir göz çevresi hem güzeli ortaya çıkarmada hem de ifadeye pozitif bir katkı sağlamakta çok büyük rol sahibi. Kişinin göz estetiğine ihtiyaç duyması zamana bağlı oluşabileceği gibi genetik kaynaklı da olabilir. 20'li yaşlarının sonlarında olmasına rağmen göz altındaki torbalanmalar, göz üstündeki sarkmalar ve oluşan fazla cilt kişiyi rahatsız edebilir. Bu durum ileri evrelerde öyle bir hal alır ki, makyaj gözü daha formsuz ve şiş gösterir. Hatta çoğu zaman makyaj ince çizgi ve torbalanmaları daha belirgin bir şekle sokar. Sabahları uyanıldığında gözdeki şişlik fazlaca belirginleşmeye başlar. Çok ilerlediğinde kişi gözlerinin üstünde adeta bir ağır bir kapak taşıyormuş gibi hisseder. Yüzü bir bütün olarak düşündüğünüzde gözlerdeki bu kusur kaş şeklinizi, yüz ovalinizi hatta genel ifadenizi bile olumsuz olarak etkileyebilir. 

Göz estetiğine ihtiyaç duyup duymadığınızı kendi kendinize basit bir muayene ile tespit edebilirsiniz. Eğer sabahları uyandığınızda üst göz kapağınızda artan bir doku ödemiyle beraber şişlik hissediyor, aynaya baktığınızda göz altlarınızdaki torbalanmalardan rahatsız oluyor, gözünüzün üstünde makyajla gizlenmeyen fazla cilt dokusu ve derin çizgiler bulunuyorsa daha canlı ve genç bir ifade için göz estetiğinden yardım alabilirsiniz. Bazen de tüm bunlar olmadığı halde daha kalkık, daha çekik ya da daha açık bakışlara sahip olmak için göz estetiğine başvurulabilir. Peki göz estetiği olmak isteyen hastaları nasıl bir süreç bekliyor? 

Göz estetiği sadece üst göz kapaklarına uygulanabileceği gibi, altlarla birlikte dört kapak birden de yapılabilir. Buna ek olarak kaş ve bakış estetiği hatta orta yüz bölgesi destek işlemleri de yapılabilir. İşlem ortalama olarak 1-2 saat kadar sürer ve üst göz kapağındaki katlantı yerine gizlenen bir kesiyle gerçekleştirilir. Alt kapakta ise, kesi kirpik diplerinde kalır. Yani dikiş izleri üstte kapağın katlantı yerine, altta ise kirpik dibine gizleneceği için göz estetiği yaptırdığınız başka bir kişi tarafından fark edilemez. Uygulama lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Hastanede kalış gerekirmez, operasyon sonrasında kısa bir dinlenmenin ardından hekim kararı ile hasta taburcu edilebilir.

Göz estetiği hastalar için de, cerrahlar için de sevilen bir uygulamadır. Operasyon sonrasında gözlere soğuk uygulama yapılır ve hastadan evine döndüğünde buna devam etmesi istenir. Bu uygulama ödem ve morluğun önlenmesi açısından çok önemlidir. İlk gece hasta iki yastık birden kullanarak başının dik olduğu bir pozisyonda yatar. İkinci günün sonunda rahatlıkla banyo yapılabilir ve dikişlerinin alındığı 7. günün ardından makyaj yapmaya devam edilebilir. 

Göz estetiğinde ödem ve morluklar ilk haftanın sonunda büyük ölçüde geçmiş olur. Hafifçe yapılan masajlar ödemi azaltmaya, hızlı iyileşmeye ve daha doğal bir görünüme kavuşmaya yardım eder. Göz estetiği botoks ve dolgu gibi tekrarlanması gereken bir işlem değildir, uzun ömürlüdür. Hayatınız boyunca 1 kez yaptırırsınız. Sıradışı bir durum söz konusu olmadıkça, torbalanma ve düşüklük tekrar etmez. 

Ortalama 1-2 saatlik cerrahi bir işlemle, ağrı ve acı duymadan sizi rahatsız eden torbalanma ve sarkıklıktan kurtulabilir, ya da daha açık ve kalkık bir göz şekline sahip olabilirsiniz. Göz estetiği diğer tüm estetik operasyonlar gibi her mevsim yapılabilir. Biz estetik operasyon geçiren tüm hastalarımızdan yara izlerini ilk 1 yıl güneşten korumalarını isteriz. Bu güneş koruması yara izlerinin giderek daha silik bir görünüm alması için etkilidir. Dolayısıyla yazın yapılan göz estetiği kişinin tatiline engel değildir. 10 gün sonra denize girebilir, güneş koruyucu ve güneş gözlüğü kullanılarak ameliyat sonrası dönem sorunsuz atlatılabilir. 

Bir haftalık iyileşme dönemi sonrasında gözdeki torbalanmalar, fazla cilt dokusuna bağlı olarak oluşan sarkmalar ve derin çizgiler kaybolmuş, ödemler cildi terk etmiştir. 

 


 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Mert Demirel Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Op. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)