Jinekomasti

Jinekomasti, erkeklerde görülen aşırı meme büyümesine verilen isimdir. Hayat kalitesini etkileyen ve bireylerde ciddi ruhsal sorunlara yol açabilen bu durumun tam olarak hangi nedenlerden ötürü ortaya çıktığı bilinmese de büyük oranda kullanılan ilaçlara ve hormonal değişikliklere bağlı geliştiği düşünülmektedir. Erkelerde meme büyümesinin en sık sebebi ergenlik döneminde görülen hormonal değişikliklerdir.

Bunun yanısıra yaşlılık,şişmanlık,bazı ilaçlar ,alkol-amfetamin gibi Maddelerin uzun süre kullanımı ,bazı genetik hastalıklar ,steroid kullanımı, kronik karaciğer ve troid rahatsızlıkları jinekomastiye sebep olmaktadır. Erkeklerin önemli bir kısmında görülen jinekomasti memede yağ dokusunun büyümesi değil, bez dokusunun büyümesi sonucu oluşmaktadır. Jinekomasti; lipomatöz, glanduler, mixt olmak üzere üç çeşittir.

TANIM

1848 yılında Basedow tarafından tariflenmiş olan Jinekomasti, Yunanca jine (kadın) ve mastia (meme) sözcüklerinden oluşmaktadır. Kadın meme dokusunun erkekte olması anlamına gelen jinekomasti, erkekte memenin glandüler komponentinin proliferasyonuna bağlı olarak bir veya iki memenin büyümesi olarak tanımlanır.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak yenidoğan, puberte ve yaşlılık olmak üzere yaşamın farklı dönemlerinde ortaya çıkabilen bu durum sağlıklı adolesan erkek çocuklarda yaygın olarak görülmektedir. Nadiren altta yatan bir hastalık veya ilaç kullanımı bulunmakta ve erkek glandüler meme dokusunun iyi huylu proliferasyonu olarak tanımlanmaktadır.

JİNEKOMASTİ ÇEŞİTLERİ

Jinekomasti, fizyolojik ve patolojik olmak üzere iki grup altında incelenebilmektedir.

Fizyolojik jinekomasti grubu olguların büyük bir kısmını oluşturmakta ve fizyolojik jinekomastide altta yatan herhangi bir patolojiye rastlanmamaktadır. Yeni doğan, ergenlik ve ileri yaş olmak üzere üç farklı dönemde görülebilmektedir. Metabolik, endokrin, genetik, onkolojik nedenlere bağlı ya da ilaç ile tetiklenmiş jinekomastiler patolojik olarak kabul edilmektedir. İkincil seks karakterleri gelişmeden ortaya çıkan jinekomasti ise prepubertal olarak adlandırılmakta ve jinekomasti olgularının %5’lik kesimini kapsamaktadır.

TANI

Puberte döneminde (ergenlik) erkek çocuklarında sıklıkla altta yatan hormonal bir bozukluk, hastalık ve ilaç kullanım öyküsü olmaksızın gelişen meme büyümesinin sebebi tam olarak açıklanamamaktadır. Pubertal jinekomastinin etiyopatogenezinde bir faktörün sorumlu olmadığı birçok faktörün sorumlu olduğuna dair görüşler mevcut bulunmaktadır.

Jinekomasti yakınmasıyla başvuran bir (ergenlik döneminde) erkekte öykü ve fizik muayene, ayırıcı tanı yapılması açısından oldukça fazla önem teşkil eder. Jinekomasti belirtisi süresi, yakınmaya eşlik eden akıntı, deride gözlemlenen değişiklikler ya da hissedilen ağrı, ayrıntılı ilaç, geçirilmiş hastalık ve aile öyküsü mutlaka detaylı olarak incelenmelidir. Madde kullanımı ya da eşlik edebilecek psikososyal stres yönünden hasta ile mutlaka detaylı görüşme sağlanmalıdır.

Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan jinekomasti, başlangıçta memede geçici bir duyarlılık ve kızlardaki yumru safhasını andıran göğüs büyümesi olarak kendini göstermektedir. Genellikle hastanın kendisi ya da ebeveynleri tarafından rastlantısal olarak saptanmakta ve memede var olan şişlik sıklıkla asemptomatik olup bazı olgularda dokunmayla ya da dokunmadan ağrı ve hassasiyet olabilmektedir.

Jinekomasti genellikle lipomasti ile karıştırılan bir rahatsızlıktır. Lipomastide memedeki yağ dokusu artmakta ve bu durum psödojinekomasti olarak adlandırılmaktadır. Jinekomastide en önemli muayene yöntemi palpasyonla meme dokusundaki diskin hissedilmesi yönündedir. Disk palpe edilirse gerçek jinekomasti, ele gelmezse lipomasti olarak yorumlanmalı ve buna uygun bir tedavi yolu seçilmelidir.

Jinekomastisi olan olguların birçoğuna hasta öyküsü ve hekim tarafından yapılan fizik muayene ile tanı konulabilmektedir. Nadir durumlarda, hekim isteği ile ileri tetkik gerekebilir. Gerçek jinekomastiyi psödojinekomastiden ve tümörlerden ayırmada en önemli yol inspeksiyon ve palpasyondan oluşan fizik muayenedir.

JİNEKOMASTİ DÜZELTİLMESİ

Etiyolojik faktör saptanmamış, başlama süresi bir yılı geçmesine rağmen gerileme olmayan, psikososyal sorunları başlamış olan hastalara cerrahi yöntem önerilmektedir. Glandüler doku çapı 6 cm ve üzerinde olan ve dört yıldır sebat eden jinekomastili olgulara kesin olarak cerrahi müdahale önerilir. Puberte tamamlanmadan önceki durumlarda cerrahi müdahale östrojen-androjen dengesizliği devam edebileceğinden dolayı ve tekrarlama riski olması nedeniyle önerilmemektedir.

JİNEKOMASTİ DÜZELTİLMESİ ÖNCESİ VE SONRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Geçici jinekomasti olarak kabul görülen durumlarda cerrahi işleme ihtiyaç duyulmamaktadır. Doktor muayenesi sonucu, büyümenin hangi evrede olduğuna karar verilir ve bunun sonucunda operasyon yapılması önerilir. Operasyon sırasında fazla meme ve yağ dokusu çıkarılır. Çıkarma işlemi meme dokusunun genişliğine göre değişmektedir. İlgili hekimin muayenesi sonucunda, hastanın mevcut sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, varsa hastalıkları incelenmeli ve bunlara uygun bir tedavi yöntemi belirlenmelidir.

Jinekomasti düzeltilmesi sonrasında hastanın durumuna bağlı olarak ertesi gün taburcu işlemi gerçekleşmektedir. Kişi 3 ila 4 gün sonra masa başında çalışmaya başlayabilse de operasyonun ardından ilk 4-6 hafta ağır hareketlerden kaçınması gerekir. Bu süreçte mutlaka korse giyilmeli ve hekim muayeneleri ihmal edilmemelidir.

JİNEKOMASTİ DÜZELTİLMESİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Jinekomasti düzeltilmesi üç yöntem kullanılarak yapılmaktadır. Bu yöntemlerin hangisinin seçileceği jinekomastinin çeşidine ve doktor muayenesine göre değişkenlik gösterir.

Çıkarma işleminde memenin dokusunun genişliği ve meme büyümesine neyin neden olduğu önemlidir. Liposuction, yağ alma olarak açıklayabileceğimiz bir yöntemdir. Yalnızca yağ birikimi olan durumlarda kullanılır. Meme büyüklüğüne yalnızca yağ dokusu fazlalığının neden olması durumunda bu işlem yeterlidir. Günümüzde lazer ve ultraonik liposuction ile yağ alma gerçekleştirlmektedir.

Eksizyon yöntemi, meme başının altından yarım daire şeklinde bir kesi ile meme dokusunun çıkarılmasına denmektedir. Bu yöntemde, memenin mevcut durumu önemlidir. Bir diğer yöntem olan kombine yöntemi ise liposuction ile eksizyonun birlikte kullanılmasıdır. Bu yöntemde memenin mevcut durumuna göre yol izlenir. İşleme liposuction ile başlanır, eğer meme büyüklüğüne yağ dokusu fazlalığı neden oluyorsa bu işlem yeterli olabilir. Eğer meme dokusu daha baskın ise bu dokunun da çıkartılması gerektiği için eksizyon yöntemine başvurulur.

JİNEKOMASTİ KORSESİ

Jinekomasti korsesi, düzeltme ameliyatlarının ardından kullanılması gereken medikal bir üründür. Jinekomasti düzeltmesi ardından en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri bu korsenin önerilen süre içerisinde kullanımıdır.

Kullanımı basit olan bu korse, ameliyattan hemen sonra giyilmeye başlanmalı ve hekim tarafından belirlenecek süre boyunca sürekli olarak giyilmelidir. Operasyonun ardından üçüncü haftadan sonra sadece gündüz, özellikle ağır aktiviteler yapılırken korsenin giyilmesi fayda sağlayabilir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Türker Üstün Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Op. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)