Kendi Dokularınızla Meme Onarımı

Meme kanseri toplumda yaklaşık 8 kadından 1’inde görülen ve günümüz koşullarında

özellikle de erken tanı konduğunda tedavi edilebilen kanser türüdür. Meme

kanseri tedavisi tanı aldığı tarihten itibaren aynı zamanda birçok branşı ilgilendiren

konulardan birisidir. Peki biz plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahlar olarak bu hastalığın

neresinde devreye giriyoruz? Yazımın konusunu oluşturan meme onarımından ayrıntılı bir

şekilde bahsedeceğim.

Konuya sağlıklı insan tanımıyla giriş yapmak isterim. WHO (Dünya Sağlık Örgütü)

sağlığı şu şekilde tanımlamıştır: ‘’Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence,

PSİKOLOJİK ve sosyal yönden tam iyilik halidir.’’ Burada büyük puntolarla PSİKOLOJİK

kelimesini vurgulamamın nedeni memesi alınan bir kadının sadece kanserle mücadele eden

bir hasta olmaması, ayrıca bir organ, bir uzuv kaybı yaşayan bir insan psikolojisinde olmasıdır.

‘’Hastalıktan kurtuldun işte. Daha ne istiyorsun? ‘’ benzeri ilkel görüşler meme kanseri

hastalarının psikolojilerini tam olarak anlayamamış kişilerce sıklıkla söylenir. Fakat hastalığı

yaşayan kişi anneliğinin ya da kadınlığının eksikliği psikolojisini en derin şekilde yaşamaktadır.

Bunun dışında meme onarımı ameliyatları dünyanın birçok yerinde ve de ülkemizde özel

sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır. Bu da meme onarımı işinin lüks olmaktan çok

sağlık için bir gereklilik olduğu algısının oturmaya başladığını gösteren unsurlardan birisidir.

Peki meme nasıl onarılır? Öncelikle kullanılan teknik ve zamanlamaya göre onarım iki

şekilde yapılır. Kanser ameliyatıyla aynı anda yapılırsa erken, daha sonra yapılırsa geç onarım

diyoruz. Erken ya da geç protez ile onarım veya kişinin kendi dokularıyla onarım yapılabilir.

Yazımda özellikle otolog meme rekonstrüksiyonu (kişinin kendi dokuları kullanılarak yapılan

meme rekonstrüksiyonundan biraz daha ayrıntılı olarak bahsetmek istiyorum.

Otolog meme rekonstrüksiyonu kanser ameliyatı ile eş zamanlı ya da gecikmiş olarak

yapılabilir. Bunda hastalığın evresi, kişinin isteği ve cerrahların tercihleri belirleyici

faktörlerdendir.

 

Otolog meme rekonstrüksiyonunda en sık kullanılan bölgeler alt karın bölgesi, sırt

bölgesi, bel bölgesi, popo ve uyluk iç yüz bölgesidir. Buralardaki kalın yağlı doku (bazen kas

dokusu ile birlikte) memenin alındığı bölgeye transfer edilir. 

Bizim coğrafyamızda da genellikle kadınlarda yağ birikiminin fazla olduğu yerdir aynı zamanda alt karın dokusu. Karın germe ameliyatlarında çıkarılan bu kalın yağlı doku memenin

oluşturulmasında kullanılır. İlk uygulamasında rektus kası dediğimiz kas ile birlikte meme

altından tünel açılarak transfer edilen doku günümüzde mikrocerrahi tekniklerin daha da

gelişmesiyle serbest doku transferi (dokunun vücuttan tamamen ayrıldığı ve daha sonra

damar onarımı yapılarak birleştirildiği doku transfer yöntemi) şeklinde yapılmaktadır. 

İşlemi kısaca özetlemek gerekirse: Öncelikle karındaki fazlalık yağ ve deri dokusu

damarlar ayıklanarak kaldırılır. Eksik olan tarafta dolaşımını tekrar sağlaması için damarlar

mikrocerrahi yöntemle birleştirilir. Kişinin diğer memesi sağlam ise simetri için diğerine

müdahale gerekebilir. Son olarak da lokal anestezi altında ilerleyen zamanlarda onarılan

memeye meme başı yapılarak süreç sonlandırılır.

Bu ameliyatın ikincil bir kazancı da hastanın tekrar memesi olurken aynı zamanda

daha düz ve sıkı bir karnı olmaktadır. Üç ila altı saat arasında süren bu operasyonun

mikrocerrahi teknik açıdan tecrübeli merkezlerde komplikasyon oranı oldukça düşük olmakla

birlikte her ameliyat gibi belirli riskleri vardır. Tabi ki bu risklerin artıp azalması hastanın

genel durumuna, sigara tüketimine, yandaş hastalığı olup olmadığına ve kullanılan tekniğe

bağlıdır. Karın dokusu uygun olmayan zayıf hastalarda ise daha önceden bahsi geçen dokular

aynı prensiplere bağlı kalarak taşınabilmektedir.

Son olarak modern tıbbın baş edebildiği hastalıklardan olan meme kanserinin erken

tanısı hem sağlık personelinin hem de hastanın elini kuvvetlendirmektedir. Bu sebepten her

kadının hastalık şüphesi olmasa dahi rutin meme taramalarını yaptırması oldukça önemlidir.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Burak Sercan Erçin Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Op. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)

Yazar

Burak Sercan Erçin

Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Op. Dr.

Randevu al