Kısırlık ve Tedavileri İle İlgili En Çok Merak Edilenler

‘Neden bu kadar çok çift kısırlık sorunu yaşıyor?’, ‘Eskiden çocuk sahibi olmak daha mı kolaydı?’ soruları günümüzde en sık karşılaştığımız sorulardan. Kısırlık tedavileri teknolojik gelişimler sayesinde daha başarılı olurken maalesef tedaviye ihtiyaç duyan çift sayısı da her geçen gün artmakta. Bu artışın en temel sebebi değişen yaşam koşulları nedeniyle evlilik ve çocuk doğurma yaşlarının daha ileriye ertelenmesidir. Bilindiği üzere erkek yaşından ziyade, kadın yaşı ilerledikçe gebelik oranları dramatik olarak düşmektedir. Çünkü yaşla beraber çok karmaşık yapıda olan ve vücudun en büyük hücrelerinden biri olan yumurtaların sayısı ve kalitesi azalmakta. Kalite kavramıyla kasıt; yumurtanın döllenme potansiyeli ve döllenen yumurtanın sağlıklı embriyolara (bebeği oluşturan en temel hücre veya hücreler grubu) ilerleme kapasitesidir. Kadın yaşı otuz beşi geçince gebelik oranları düşmeye başlamakta, gebelik şansı kırk ve ötesinde oldukça düşmektedir. Kadından kadına üreme potansiyeli tabi ki değişkenlik göstermektedir. Bu potansiyeli belirleyen de ailesinden getirdiği genetik miras ve beslenme, maruz kaldığı toksinler (sigara, alkol, uyuşturucu vs) gibi çevresel faktörlerdir. Mesela sigara maruziyetiyle menopoz yaşının yaklaşık 3 sene erkene çekildiği bilinmektedir. Erkek yaşı bu oranda sorun yaratmamakla birlikte erkeklerde görülen sperm bozukluklarının da elli yıl öncesine göre çok daha belirgin olduğunu bilmekteyiz. Peki erkek için mesele yaş değilse sperm sayı ve kalitesindeki bu keskin düşüş neden olmaktadır? Burada da çevresel faktörler ön plana çıkmaktadır. Erkek hücrelerinin sayıca çokluğu ve eldesinin istisnai durumlar dışında daha kolay olması nedeniyle erkeğe bağlı kısırlık sorunları elimizdeki teknolojilerle çoğu vakada daha kolay çözülebilmektedir. Menide hiç sperm olmaması durumlarında cerrahi yöntemlerle testislerden sperm elde edilebilmektedir. Yine menide çok az sayıda, tek tük sperm hücreleri bulunan çiftlerde bile kaliteli embriyolar elde edilebilmektedir. Bu iki hasta grubu kendiliğinden çocuk sahibi olması imkansız hasta grubundandır ve tüp bebek teknolojileri ile bu mutluluğu yaşayabilmektedir. Günümüzde sperm seçiminin mikroskop altında dikkatlice yapılması ve spermlerin genlerinde hasar bulunan hücreleri ayıklayan mikroçip yöntemlerinin kullanılabilmesi ile daha hafif erkek faktörüne sahip olan ailelerde de yüksek gebelik oranları yakalanmakta. Mikroçip ile spermler mikroskop altında embriyologlar tarafından seçilmeden önce ayıklanmakta ve çipten geçmeyi başaran daha kaliteli spermler dölleme için kullanılabilmektedir.

Kadında en sık karşılaşılan problemler yumurtlama problemleri, tüplerin tıkalı olması, rahimdeki edinilmiş veya doğuştan olan anatomik bozukluklar, yumurtalık rezerv problemleridir. Tüp bebek tedavileri ile bu sorunların büyük kısmına çözüm bulmak mümkünken, yumurtalık rezervi tükenmiş ileri yaştaki kadınlar bizi en çok zorlayan vakalardır. Günümüzde bu sıkıntılı gruptaki hastalara da yeni tedavi seçenekleri sunabilmekteyiz.

Peki çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftler ne zaman bir üreme tıbbı uzmanına başvurmalıdır? Bir yıldır çabalamalarına rağmen gebe kalamayan çiftler temel ilgi alanımızdadır. Eğer geçirilmiş yumurtalık cerrahisi, bilinen tüp hastalıkları, kanser tedavisi öyküsü olan kadınlar veya 35 yaşın üstündeki kadınlar daha erken yani 6 ay sonra başvurmalıdır. Her çifte tüp bebek tedavisi veya ileri tedavileri gerekli görmeyiz.

Polikistik over sendromu toplumumuzda görece olarak sık görülmektedir. Bu hastaların birçoğu kilo problemi yaşamakta ve yumurtlama problemleri ile karşımıza gelmektedir. Yumurtlama problemleri aşikar olmayanlar gebe kalabilmekle beraber, diğer hastalar ya yumurtlama takibi ve yumurtlamayı sağlayan tedaviler (bir kısmı aşılamalarla desteklenen) ya da tüp bebekle tedavi edilmektedir. Bu hasta gruplarında genellikle cevap almak mümkündür.

Endometriozis ise bize başvuran kadınlarda sık karşılaştığımız başka bir problemdir. Rahimin içini döşeyen özel hücre tabakasının rahmin dışında (yumurtalık, tüpler, rahmin arkasındaki boşluk, idrar yolları ve barsaklar gibi) olmasıdır. Bu anormal lokasyonlarda kistler ve kitlelerle kendini gösterir. Yumurtalıklarda olanlar yumurtalık fonksiyonlarını uzun dönemde bozabilmektedir. Bu hastalar klinikte çok hafif formlardan ağır endometrizise kadar geniş bir yelpazede yer bulmaktadır. Ağır olanlarda tüp bebek tedavileri ile yanıt almak mümkündür. Hafif formlarda ise daha basit tedaviler veya sadece takip yapılabilir.  

Hastalarimiza verebileceğimiz en önemli mesaj, üreme sağlıkları ile ilgili danışmanlık hizmetini kendilerine en yakın kuruluştan almaktan çekinmemeleri ve gecikmemeleridir.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Nicel Taşdemir Kadın Hastalıkları Ve Doğum, Üreme Endokrinolojisi Ve İnfertilite Doç. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)

Yazar

Nicel Taşdemir

Kadın Hastalıkları Ve Doğum, Üreme Endokrinolojisi Ve İnfertilite Doç. Dr.

Randevu al