Osteoartrit Nedir Nasıl Oluşur?

Yazar Atilla AyralFizik Tedavi Uzmanı • 21 Temmuz 2017 • Yorumlar:

Boyun Ağrısının Tedavisi ve Fizik Tedavi

OTURURKEN

Çenenizi hafif bükük gözleriniz karşıya bakar pozisyonda ve boynunuzu arkaya çekik tutun. İyi bir boyun sağlığı iyi bir duruşla mümkündür. Boynunuzun normal eğriliğini koruyun. Kol destekleri olan beli ve sırtı destekleyen koltuklar kullanın. Gevşemeyin; bütün omurganız sandalye arkalığına dayanacak şekilde dik veya dike yakın olsun. Sandalye kollarını kollarınıza destek olarak kullanırsanız, ileri eğilme sebebiyle boynunuzda olacak lüzumsuz zorlanmayı önlemeye yardımcı olur. Çenenizi ileri doğru uzatarak çok dikkatlice bir yere bakmayın.

Boynu ve beli destekleyen koltuk çalışırken oldukça önemlidir.

AYAKTA DURURKEN

Oturur pozisyondaki gibi çenenizi hafif bükük gözleriniz karşıya bakar pozisyonda ve boynunuzu arkaya çekik tutun. Keza belinizin ve sırtınızın düz durmasına çalışın. Dizlerinizi bükmeden öne doğru eğilmeyin. Sabit durmak ve öne eğilmek disklerdeki basıncı arttıracağı içinuzun süre aynı yerde sabit durmayın.

YATARKEN

Boyun ağrılarında yatış şekli önemlidir. Kişi sabah kalktığında boynunda ağrı hissediyorsa yatış şekli ve yastığı gözden geçirilmelidir. Yüzüstü yatmayın. Yan yatarak uyumanız daha iyidir. Baş ve boynunuza yastığın yardımıyla normal bir duruş sağlayın, ve kollarınızı aşağıda tutun. Eğer kişi yatarken yastık ince ise boynu gereye ve yana düşer böylece kanalda sinir sıkışır. Yastık normalden kalın ise boyun askıda kalarak boyun çevre dokusu gerilir ve ağrıya neden olur. Eğer sırt üstü yatmak istiyorsanız yastığınızı baş ve boynunuzun altına gelecek şekilde koyun. Yastık baş ve boynunuzu nötür bir durumda desteklemelidir. Boynunuzun gergin durmasından kaçının.

Oturduğunuz yerde uyumak boyun için oldukça zararlıdır.Yatarken televizyon seyretmek ve kitap okumak boyun kaslarınızı zorlar. Yatarken kollarınızı başınızın altına koymak yada kollarınızı baş hizasında tutmak zararlıdır.

ARABA KULLANIRKEN

Arabada yüksek oturun. Koltuğunuz ( tercihen sert) direksiyonun üzerinden bakmak için gerilme ve eğilmenizi gerektirmeyecek şekilde ne çok alçak ne de çok geride olmalıdır. Destek için poliüretan bir sırt yastığı faydalı olabilir; yastık 1-2cm kalınlığında, sırtınız genişliğinde ve omuzlarınızın hizasına kadar olmalıdır. Aynaları iyi ayarlayın. Boyun ağrısı olanlar geri giderken boyunlarıyla değil belleriyle dönmelidir. Gereksiz yere camları açmayın, alacağınız rüzgar boyun tutulmasına yol açabilir.

Uzun yolculuklarda boyunluk kullanılması oldukça yararlıdır. Uzun yolculuklarda 3-4 saatte bir ara vererek boyun, sırt ve bel kaslarınızı esnetin.

BİR CİSMİ KALDIRIRKEN

Bir cismin uygun olarak kaldırılması boyun ve bel sağlığı için çok önemlidir. Dizlerinizi bükün ve kaldırma için bacak kaslarınızı kullanın. Ani hareketlerden kaçının. Ağırlığı gövdenize yakın tutun ve hiçbir şeyi baş hizasından yukarı kaldırmaya çalışmayın. Nefes tutarak ağırlık kaldırmayın çünkü omurganıza zarar verirsiniz.Başınız hizasından yüksekçe bir rafa uzanmanız gerekliyse bir iskemleye çıkın. Uzun süre uzanma veya yukarı bakmaktan kaçının.

ÇALIŞIRKEN

Günümüz insanının en fazla zaman geçirdiği an çalışma anıdır. Artık günde 4 saatten fazla oturarak çalışan insanların ergonomi kurallarına uyması zorunlu olarak kabul edilmiştir. Boynun uzun süre aynı pozisyonda uygun olmayan şekilde kalması dokuları zedelemek-tedir. Nötral pozisyon dediğimiz gövde üzerinde başın orta hatta olması, doğal eğriliğinin korunması riskleri azaltır. Yapılan işe sık sık ara verilip boynun normal şekline getirilmesi önemlidir.

Çalışma sırasında gövdenin pozisyonu önemlidir. Monitör gövdenin tam karşısında olmalıdır.Gövde rotasyonundan kaçınılmalıdır.

Koltuk beli ve sırtı desteklemeli ve koltuk dik ve yaklaşık 10-15º eğiklikte olmalıdır.Sandalye yüksekliği ve arkalık yüksekliği ayarlanabilir olmalıdır.
Monitörün üst sınırı dik duran bir kişinin göz hizasında olmalı, uzaklığı ise bir kol boyu uzaklıkta

Osteoartrit Nedir Nasıl Oluşur?

Osteoartrit halk arasında bilinen ismi ile kireçlenme eklemlerdeki kıkırdak dokunun yapısında bozulma, kıkırdak dokunun incelmesi ve yıpranmasıyla ortaya çıkan en sık görülen eklem hastalığıdır.

Osteoartrite incelen ve koruyucu özelliğini kaybeden kıkırdağın altındaki kemik kalınlaşır, eklem kenarlarında osteofit denilen kemik çıkıntılar oluşur. Eklemi saran sinovial zar kalınlaşır, sinovial sıvı miktarı artar. Bu eklemin şişmesidir. Eklem kapsülü ve eklemi destekleyen bağlar zedelenen eklemi desteklemek ve zararlı hareketlerden korumak için kasılır. Bu sürteç bir süre sonra kontrolden çıkar ve bir kısır döngü başlar. Sonuçta eklemde hareket kısıtlılığı ve yapışıklıklar daha ileri dönemde ise şekil değişiklikleri gelişir.

Normal Eklem Yapısı Nasıldır?

Vücudumuzda iki kemiğin birleştiği bölgeye eklem denir. Eklemler iskelet sisteminin hareketine izin veren temel yapılardır.

Eklemdeki kemik uçları saran ve kemiklerin birbiri üzerinde kaymasını sağlayan doku kıkırdaktır. Kıkırdak ekleme yük bindiğinde kemiği darbeden korur ve hasar görmesini engeller. Pürüzsüz ve kaygan olan kartılaj yüzeyi kemik uçların serbestçe hareket etmesini sağlar.

Eklem kayganlaştırıcı sıvı salgılayan sinovial zar ile kaplıdır. Eklem içindeki bu kayganlaştırıcı, eklemi koruyan ve kıkırdak dokuyu besleyen sıvıya sinovial sıvı denir.Böylece hareket eden eklemde kıkırdak yüzeylerin birbirine sürtünmesi engellenmiş olur. Eklem etrafındaki bağlar ve ligamentler eklem dışında çalışan ve eklemi destekleyin kemikleri eklem içinde tutan güçlü yapılardır.

Sebepleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Yaş, yaş OA gelişiminde en önemli risk faktörünü oluşturmaktadır. Özellikle 45 yaşından sonra ilerleyen yaş ile birlikte eklemi destekleyen kas gücünün azalması,eklem biomekaniğinin bozuklaması, kıkırdak yapıda meydana gelen yıpranmalar sonucunda OA gelişim hızı artmaktadır.

Cinsiyet, özellikle ağır seyreden daha yaşlı hasta grubunda, diz ve el eklemlerinde gelişen OA’da kadın cinsiyet daha fazla etkilenmektedir.

Ailesel Yatkınlık, OA kalıtsal bir hastalık değildir. Bazı tipleri örneğin; perimenapozal dönemde ve pek çok eklemi tutan formu ailesel eğilim gösterir.Ayrıca erken yaşta başlayan ve eklemi yıpratan türünde de ailesel yatkınlık gözlenebilir.

Obesite; OA için önemli bir risk faktörüdür. İdeal vücut ağırlığından fazla kilosu olan kişilerde ekleme olan aşırı yüklenme ile eklem daha kısa sürede yıpranmakta, kısa sürede deformite ve hareket kısıtlılığı gelişmekte sonuçta günlük hareketin azalması ile obesite daha da artmaktadır. Osteoartrit gelişmiş şişman kişilerde, çok az kilo verilmesi bile şikayetleri büyük oranda geriletmektedir. Örneğin 5 kg verilmesi diz üzerindeki yükü 15-20 kg azaltmaktadır. Çünkü normal yürüyüş sırasında diziniz üzerine vücut ağırlığınızın 3.5 katı yük binmektedir.

Hipermobilite; eklem normal hareketinden daha fazla hareket edebilmektedir.Bu extra hareket yeteneği eklem ve çevre dokuyu zedelemektedir.
Eklem çevresi kas dokusunu zayıflığı; ekleme bilen yükü artırmakta ve yıpranma ile erken şekil değişikliği ortaya çıkmaktadır.

Travma; Bir eklemde ciddi bir incilme meydana gelmesi veya eklem üzerinde ameliyat yapılması eklemin kıkırdak yapısını ve yüzeyini bozduğu için ilerleyen yıllarda bu bölgede osteoartrit oluşmasına neden olabilir. Romatizmal hastalıklarda eklemler normal sürecin üstünde bir yıpranmaya maruz kalırlar. Bundan dolayı romatizmal hastalığın etkilediği eklem Kalçalarda görülen Perthes hastalığı gibi doğuştan gelen veya çocuklukta gelişen bir takım eklem anormallikleri de daha sonra osteoartrit oluşumuna neden olabilir.
Normal aktivite ve egzersiz eklemler için kötü değil, son derece iyidir ve osteoartrite neden olmaz. Ancak, zor ve tekrarlanan aktiviteler eklemlerin incinmesine neden olabilir. Bu durum, çiftçiler (kalça osteoartriti) ve profesyonel futbolcular (diz osteoartriti) gibi fiziksel olarak zorlayıcı işleri olan insanlarda osteoartritin neden daha sık görüldüğünü açıklamaktadır.

Ne Sıklıkla Gözlenir?

OA en sık gözlenen eklem hastalığıdır.Bütün olarak ele alındığında 45 yaş üstünde çoğunlukla başlayan OA 65 yaş üstünde olan insanların %10 -20’sini etkiler.İleri yaştaki ağrı ve sakatlıkların temel kaynağıdır.En sık etkilenen eklemler diz, kalça ve el eklemleridir.

Teşhis ve Klinik Seyir

Fizik muayenede eklemin değerlendirilmesinde eklemde şişlik,eklemden ses gelmesi, hareket ile ağrının saptanması, hareketlerde kısıtlık ve hastadan alınan anemnez ile tanı konur. Eklemin grafisi ya da gerekiyorsa MR,BT ile daha ileri görüntülenmesi yapılır. Grafide eklem kıkırdağında incelme ve eklem aralığında daralma, eklem kenarlarında osteofit denilen yeni kemik oluşumlarının görülmesi tipiktir.

Klinik seyir;

Tüm vücut eklemlerini tutabilen bir hastalıktır. En çok ağırlık taşıyan eklemler olan diz, kalça, ayak eklemleri günlük yaşamda çok kullanılan el eklemleri ve omurgada bel – boyun bölgesi eklemleri etkilenir.

Diz Eklemi Osteoartriti;

Diz ekleminde görülen osteoartrit kadınlarda daha sıktır ve özellikle 50 yaşından sonra görülür. Fazla kilo,geçmişteki diz travmaları, geçirilmiş operasyonlar eklemde osteoartrit riskini en çok artıran etkenlerdir. Genellikle her iki diz eklemi tutulur, ilk belirti ağrıdır bazen hareket kısıtlılığıda buna eklenir. İleri vakalarda deformiteler nedeniyle merdiven inip çıkma,oturma, çömelme gibi günlük yaşam aktiviteleri belirgi kısıtlanır.

Kalça eklemi osteoartriti;

Kalça eklemi ostoeartriti kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür, çoğunlukla 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Tek taraflı tutulumu daha fazladır.. Doğuştan kalça çıkığı olanlarda ya da daha önceki dönemde romatizmal eklemi tutan bir hastalık geçirmiş olanlarda ileri yaşlarda osteoartrit gelişebilir.

El eklemlerinin osteoartriti;

El eklemleri günlük hayatta en fazla kullanılan eklemlerdir. Eklemler küçüktür fakat osteoartrit nedeniyle kısıtlanmış eklem günlük yaşamı olumsuz etkiler.

Ayak eklemlerinin osteoartriti;
En sık ayak başparmağının kökündeki eklemde gözlenir.Bu eklemde ağrılı şişlik oluşur ve eklem sertleşir ve sonraki dönemlerde yürüme güçlüğü ortaya çıkabilir. Buna halluks rijidus adı verilir.

Omurgayı etkileyen osteoartrit;
Özellikle bel ve boyun bölgesinin osteoartriti sık gözlenir.Klinik olarak bu bölgelerde ağrı, hareket kısıtlılığı bazende kol ve bacaklara yayılan ağrılar görülür.45 yaşından sonraki dönemde sıktır.

Omurga artrozunda kemik ve diskal yapıda yıpranma görülür.

Osteoartrit hastalığım var ise neler beklemeliyim?

  • Her zaman kötüye giden bir hastalık değildir.
  • Kimi zaman daha ılımlı kimi zaman daha gürültülü seyreder.
  • İleri vakalar hariç kişiler normal yaşamlarını sürdürürler.
  • Zamanında gerekli tedaviler ile yaşam kalitesi kısıtlanmaz.

Osteoartritin Belirtleri Nelerdir?

Yıllar içinde yavaş gelişen bir süreç olan osteoartrit normal yaşlanmanın da bir parçasıdır. Neredeyse tüm eklemleri tutabilir. Bazı kişilerde süreç yavaş ve sakindir fakat bazı bireylerde daha gürültülü seyreder, kısa sürede deformiteler gelişir. Aynı yaşta ve aynı eklemi tutulmuş olan kişilerde bile hastalığın şiddeti farklı seyreder.Hastalık yıllarca değişmeden aynı kalabilir veya aktifleşip tekrar sakinleşebilir.

Temel semptomlar ağrı ve hareket kısıtlılığıdır.Ağrı eklemin yoğun olarak kullanıldığı süre ve sonrasında artar, istirahat ile azalır. Dinlenme sonrasında görülen tutukluk eklemin hareketi ile kısa sürede açılır. Sıklıkla iklim değişikliği ağrıları arttırır.Özellikle diz eklemi gibi yüzeyel eklemlerde bozulan kıkırdak yüzeyinden dolayı eklemden ses gelebilir.

Bazı ilerlemiş vakalarda sadece hareket sırasında değil istirahatte de ağrı gözlenir.Bu durumlarda günlük yaşam aktiviteleri çoğunlukla kısıtlanmıştır.

Tedavi Yöntemleri

  • Hasta eğitimi,
  • Eklemi koruma ve enerji tasarruf teknikleri,
  • Gerektiğinde yardımcı cihaz kullanımı,
  • İlaç tedavisi,
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları,
  • Gerektiğinde cerrahi tedavi.

Hasta eğitimi;

Osteoartritin kesin tedavisi yoktur.Hastalığın bir kısmı normal yaşlanma ile gelişen eklem yıpranmasıdır. Amaç hastalığın hızlı ve kötü gidişini, kişilerin yaşamsal aktivitelerinin kısıtlanmasını engellemektir.

Yapılan araştırmalarda düşük eğitim seviyeli kişilerde osteoartrit görülme sıklığı yüksekbulunmuştur.Hastaların eğitimi ile eklemde belirgin yıpranma olmadan hastalık erken saptanabilir ve gerekli önlemler alınabilir.

  • Eklemi korumak için;
  • Eklem üzerindeki baskıyı azaltmak;

İdeal kilonun korunması,

  • Gün içerisindeki aktiviteler düzenlenmeli, işler devamlı değil dinlenerek yapılmalıdır.
  • Eklemler korunmalıdır.Eklemleri zorlayan hareketlerden kaçınılmalıdır.
  • Şoku emebilen ortopedik, stabil ayakkabılar tercih edilmelidir.

Aktivite ve egzersiz;

  • Eklemleri zedeleyen hareketlerden kaçınılmalı.
  • Eklem etrafındaki kas ve tendonların güçlendirilmesi ekleme bilen yükü azaltacaktır.
  • Eklem için uygun olan egzersizler ile kaslar güçlendirilmelidir.
  • Günlük yaşam aktivitelerinin yoğunluğu azaltılarak gün içine yayılması önemlidir.

Egzersizin yararları;

  • Eklemdeki güçsüzlüğü azaltarak, eklemin kullanılabilirliğini arttırır.
  • Eklemi daha fazla hasardan korur,yıpranmayı önler.
  • Disabiliteyi yani sakatlığı önler ve yaşam kalitesini arttırır.

Günlük yaşamda enerji tasarrufu;

  • Fiziksel aktivite ve istirahat arasında dengenin kurulmasıdır.
  • Tembellik değildir.
  • Gün içerisinde gereksiz hareketlerin yapılması yarardan çok zarar getirir.
  • Eklemin istirahatı gerekli ise günlük yaşam temposu da ona uygun olarak azaltılmalıdır.
  • Uzun süreli bir aktivite yapılacaksa, ayakta durma yerine uygun pozisyonda oturma tercih edilmelidir.
  • Sık ihtiyaç duyduğunuz malzemeleri rahat erişebileceğiniz yerlere yerleştirin.
  • Merdiven yerine mümkünse asansör veya rampaları tercih edin.
  • Yere oturmayın ve yere diz çökmeyin.
  • Elinizdeki ağırlıkları azaltın ve dengeli taşıyın.

Yardımcı cihaz kullanımı;

Kişiler gerektiğinde eklemi destekleyen dizlik, korse, baston gibi yardımcı cihazlar kullanmalıdır.

 

olmalıdır .Böylece ekrana bakılırken boynun gereksiz hareketi azaltılmış olur.

 

Klavye dirsek 90° iken kullanılabilir yükseklikte ve gövdeye yakın olmalıdır.
Mouse klavye yanında olmalı, kişi hem klavye hem de mouse kullanırken el bileğinde gereksiz bükülme olmamalı.Böylece bilekte tendon ve sinir zedelenmesi oluşmaz.
Telefon hiçbir zaman boyun ve kulak arasına sıkıştırılmamalıdır.

DİKKAT EDİLECEK DİĞER NOKTALAR

  • Dişleri sıkarak yatmak ( diş gıcırdatması) boyun kaslarında spazma yol açar, sonuçta boyun ağrıları ve çiğneme kaslarında ağrı olur.
  • Telefonla konuşurken telefonun boyunla omuz arasına sıkıştırılması boyun kaslarına zarar verebilir.
  • Bel ağrıları ve boyun ağrıları birbirlerini oldukça etkileyen hastalıklardır. Bu nedenle boynu ağrıyanlar aynı zamanda bellerine, beli ağrıyanlarda boyunlarına dikkat etmelidirler.
  • Işıklandırması iyi ayarlanmamış ortamlarda çalışmak boyun ve sırt kaslarınızı zorlayabilir.
  • Çok uzak yada yakın mesafeden televizyon seyretmeyin.
  • Özellikle saçları uzun olanlar iyice kurutmadan dışarı çıkarlarsa boyun kaslarında spazm olur. Bu nedenle saçlar yıkandıktan sonra mutlaka kurutulmalıdır.
  • Görme bozuklukları, objelerin görülmesi için çok daha fazla dikkat göstermenizi gerektirir. Bu durum boyun kaslarını yorarak boyun ve omuz ağrılarına zemin hazırlar. Bu nedenle görme bozuklukları zamanında tedavi edilmelidir.
  • Ellerinizi omuz hizasından yüksek yada çok alçak seviyelerde kullanmanız boyun bölgesini zorlar. Bu nedenle öğretmenlerde, duvar ve tavan işçilerinde boyun ağrısı sık görülür.
  • Eğer öğretmenseniz tahtaya kazı yazarken omuz hizasından üst seviyeye ve çok aşağı seviyelere yazı yazmayın.
  • Perde takmak gibi çok nadir yapılan uygun olmayan aktivitelerde bile boyun fıtığına ve diğer boyun ağrılarına yakalanabilirsiniz. Üzerine çıktığınız platformu yükselterek bu riski en aza indirin yada boyun probleminiz varsa en iyisi hiç yapmayın, daha uygun birilerinden yardım isteyin.
  • Uykusuzluk, çok çalışma, sinirsel gerginlik, işinden memnun olmama, takdir edilmeme gibi durumlar boyun kaslarında gerginlik yaparak disklerin beslenmesini bozabilir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Atilla Ayral Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon Uzm. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)