Periodontoloji

Periodontal hastalık nedir?

Dişlerimiz ağız içersinde kemik ve yumuşak doku desteğiyle durmaktadır. Bu destek dokularda gelişen bakteriyel enfeksiyon sonucu periodontal hastalık (dişeti hastalığı olarak da bilinir) meydana gelmektedir. Buradaki bakteriyel enfeksiyonun gelişmesine neden olan diş yüzeyindeki plaktır. Düzenli dişeti hastalıkları uzmanı kontrolü ve fırçalama ile dental plakın oluşmaması mümkündür.

Periodontal hastalık nasıl teşhis edilir?

Rutin diş hekimi kontrollerinde çekilen radyografiler ile ağız içi muayeneler sonrası yapılan değerlendirmelerde teşhis koyulabilmektedir. Burada diş eti hastalıkları uzmanı tarafından dişeti ile dişin arasına yerleştirilen bir el aleti yardımıyla yapılan ölçüm en önemli kriter olmaktadır.

Dişeti hastalığınız olup olmadığını anlamak için bu testi cevaplayabilirsiniz. Sorulardan birine veya daha fazlasına evet diyorsanız dişeti hastalığınız olabilir. Periodontoloğunuza danışmanızı öneririz.

Dişetlerinizde kendiliğinden veya fırçalama/iplame sırasında kanama oluyor mu?

Dişetleriniz rengi kırmızı ve parlak mı?

Dişetlerinizde şişlikler oluyor mu?

Dişlerinizde hassasiyet var mı?

Ağız kokusu şikayetiniz var mı?

Dişlerinizin yüzeyinde lekelenmeler, eklentiler var mı?

Herhangi bir dişinizin sallandığını düşünüyor musunuz?

Dişlerinizin diziliminde eskiye göre farklılık hissediyor musunuz?

Dişlerinizde daha önce olmayan aralıklar fark ettiniz mi?

Bazı gıdalar dişlerinizin arasına kaçıyor mu?

Diş etleriniz de çekilme var mı?

Ağzınız içinde metalsi kötü bir tat var mı?

Ağzınız sürekli kuruyor ve su içme ihtiyacı duyuyor musunuz?

Dişleriniz görüntüsü çok uzun veya çok kısa mı?

Anne veya babanızın eksik dişleri var mı?

Köprü veya hareketli protezleriniz varsa uyumsuzluk hissettiğiniz oluyor mu?

Siz veya ailenizde kalp hastalığı var mı?

Şeker hastalığınız var mı?

AIDS, lösemi, kemoterapi tedavisi gibi bağışıklık sisteminiz baskılayan bir durumunuz var mı?

Sigara kullandınız mı/kullanıyor musunuz?

Dişlerinizi sıkıyor veya gıcırdatıyor musunuz?

Hamile misiniz/ hamile kalmayı planlıyor musunuz?

Stresli misiniz?

Periodontolog kimdir?

Diş hekimliği eğitimini tamamladıktan sonra 4 -6 yıl süre ile dişeti hastalıkları ve tedavisi üzerine ileri düzeyde eğitim almış, konuyla ilgili bilimsel çalışmalar yürütmüş, klinik tecrübesiyle uzmanlaşmış doktorlardır.

Periodontal hastalık tedavi edilmezse ne olur?

Periodontal hastalık, ilk olarak dişetinde başlar ve gingivitis olarak adlandırılır. Bu aşamada dişetlerinde kanama, hassasiyet, renk değişikliği ve şişlikler görülebilmektedir. Bakteriyel enfeksiyon ilerledikçe kemik dokuda da yıkımlar başlar ve hastalık periodontitis adı verilen ileri aşamaya geçmiş olur. Dişetindeki problemlerin yanında artık dişlerde sallanma, kayma ve aralanmalar gözlenmektedir. Bunun sonucunda hastalar dişlerini kaybetmeye başlarlar. Ayrıca periodontal hastalığa bağlı ağız içersinde mevcut olan bakteriyel enfeksiyon vücudun genel sağlığını tehdit etmektedir.

Periodontal hastalıkta ağrı olur mu?

Periodontal veya gingival abse olarak adlandırılan akut durumlarda ağrı ve şişlik olabilmektedir. Ancak periodontal hastalık genellikle yıllar içerisinde yavaş ve ağrısız seyretmektedir. Dolayısıyla düzenli diş hekimi kontrolüne gitmeyen hasta kendi durumunu fark etmeyebilir. Bu da tedavi şansını önemli oranda azaltmaktadır.

Periodontal hastalık için neler risk oluşturur?

Periodontal hastalığa karşı genetik yatkınlık bir risk faktörü olarak görülmektedir. En basit şekliyle anne veya babada eksik dişler varsa genetik yatkınlıktan söz etmek mümkün olabilmektedir. Bu noktada erken dönemde yapılan düzenli diş hekimi kontrolü, iyi bir oral hijyen gibi müdehalelerle dişleri ağızda tutmak mümkün olabilmektedir. Bir diğer önemli risk faktörü ise sigara kullanımıdır. Bilimsel çalışmalar sigara kullanan bireylerde periodontal hastalık gelişme riskini kullanmayan bireylere oranla 3 kat daha fazla bulmuşlardır. Sigaranın tüm vücud sağlığını olumsuz etkilediği tartışmasızdır. Bu temel iki risk faktörünün dışında, hamilelik, menstruasyon gibi hormonal değişiklikler, diş sıkma ve gıcırdatma, strese, bazı ilaç ve hastalıklara bağlı bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü durumlar periodontal hastalık gelişimi açısından risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sistemik hastalıklarla periodontal hastalığın ilişkisi var mıdır?

Periodontal hastalık bakteri toksinlerinin salınımına meydan veren ciddi bir rahatsızlıktır. Son yıllarda konuyla ilgili yapılan çalışmalar periodontal hastalığı; kalp hastalığı, şeker hastalığı, akciğer hastalıkları, Alzehimer hastalığı, romatoid artirit, erken doğum başta olmak üzere birçok hayati önem taşıyan hastalıkla ilişkilendirmiştir. Periodontal hastalığı olmayan veya tedavi edilen bireyler, bu diğer hastalıklara karşı periodontal hastalığı olan bireylere oranla daha dirençli olabilmektedir.

Periodontal hastalık tedavi edilebilir mi?

Periodontal hastalık, tek bir dişte veya tüm dişlerde, hafif, orta ve şiddetli şekillerde seyredebilir. İnatçı olarak tarif edilen türü hariç periodontal hastalığı tedavi etmek mümkün olmaktadır. Periodontolog (dişeti hastalıkları uzmanı) tarafından gerçekleştirilen tedaviye ek olarak hastanın ağız bakımını doktorunun önerdiği şekilde düzgün ve düzenli yapması tedavinin başarısını olumlu yönde etkilemektedir.

Periodontal tedaviler ağrılı mıdır?

Periodontal hastalığın tedavisine, dişeti hastalıkları uzmanının dişetinin üzerinde gözle görülür halde bulunan diş yüzeyindeki plak, diştaşı gibi eklentileri uzaklaştırmasıyla başlanır; buna diştaşı temizliği/detartraj denmektedir. Sonrasında dişetindeki iltihabi dokuları ve dişin dişeti altında kalan kısmındaki eklentileri uzaklaştırmak amacıyla daha derin temizliğe ihtiyaç duyulur ki bu lokal anestezi altında ağzı segmelere bölerek birkaç seansta tamamlanır. Bu işlem sonrası hastanın ağız içi değerlendirmesi tekrar yapılır ve gerekli görülürse periodontal cerrahi tedavilerle işlemlere devam edilir. Tedaviler esnasında hastalar hiçbir ağrı hissetmezler ancak sonrasında hassasiyetler gelişebilmektedir. Genel olarak bu hassasiyetlerde iyileşme sürecinin tamamlanmasıyla ortadan kalkmaktadır.

Periodontal cerrahi tedaviler nelerdir?

Hastalıklı dokunun uzaklaştırılması için çeşitli teknikler kullanılarak yapılabilen flap operasyonları, kaybedilmiş dokuları kazandırmak amacıyla uygulanan rejeneratif işlemler, belli başlı cerrahi tedaviler arasında yer almaktadır. Periodontal hastalığın durumu ve hastanın beklentileri göz önünde bulundurularak planlanan cerrahi tedaviler lokal anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Hasta işlem sonrası birkaç basit şeye dikkat ederek günlük yaşantısına dönebilmektedir. Genellikle cerrahiden 1 hafta sonra dikişler alınmaktadır.

Periodontal hastalık sonucu dişeti çekilmesi olur mu?

Dişeti çekilmeleri, periodontal hastalığın bir sonucu olarak gözlenebileceği gibi fırçalama travması, diş sıkma gibi diğer nedenlere bağlı olarakta görülebilmektedir. Çekilen dişeti sonucu açığa çıkan kök yüzeyi sıcağa ve soğuğa karşı daha hassastır ve çürüklere yatkınlık göstermektedir. Bazı durumlarda estetik açıdanda problem oluşturmaktadır. Bu nedenle damaktan alınan veya haricen temin edilen yumuşak doku greftleri ile çekilmenin kapatılması mümkün olmaktadır.

Ağız kokusu neden olur?

Ağız kokusu %85-90 oranında ağız içi kaynaklı olarak görülmektedir. Çürük diş, uyumsuz restorasyon, kötü oral hijyen ve dişeti hastalığı varlığı ağız kokusuna neden olmaktadır. Öncelikle bu mevcut sorunların diş eti hastalıkları uzmanı tarafından giderilmesi ve sonrasında hekimin önerdiği basit uygulamalarla kötü kokunun tamamen ortadan kaldırılması mümkündür. Bunun dışında şeker hastalığı, böbrek hastalığı, sinüzit gibi durumlarda görülebilen ağız kokularında tıp hekimiyle konsultasyon uygun olmaktadır.

Ağız kokusunu nasıl önleyebilirim?

Öncelikle diş eti hastalıkları uzmanı kontrolü gerekmektedir. Çünkü ağız içersinde tedavi edilmeyen bir bakteriyel enfeksiyon olduğu sürece hastanın kendi başına kötü kokuyu gidermesi mümkün olamamaktadır. Her koşulda tercihen biri gece yatmadan önce olacak şekilde günde iki kere en az iki dakika süresince dişlerin tüm yüzeylerinin temizlendiği bir fırçalama ve ipleme sonrası dil yüzeyinin de fırçalanması, sık sık su içilerek ağzın kurumasının önlenmesi en basit ve sağlıklı şekliyle ağız kokusunu önleyecektir.

Dişetlerimde renkleşmeler var, ne yapmalıyım?

Pigmentasyon nedeniyle gözlenen ve herhangi bir patoloji oluşturmayan durumlarda bu renkleşmeleri basit bir cerrahi işlem ile düzeltmek mümkün olmaktadır. Yıllar içersinde eskiye geri dönüş gözlenebilir, aynı işlemlerin tekrarlanmasın da herhangi bir sakınca yoktur.

Dişeti sağlığımı nasıl koruyabilirim?

Genel ağız sağlığı için olduğu gibi dişeti sağlığının korunmasında da dişleri fırçalamak/iplemek ve düzenli diş eti hastalıkları uzmanı kontrolü şarttır. Fırçalama/ipleme için uygulama teknikleri, diş eti hastalıkları uzmanı tarafından hastaya özel olarak gösterildiği şekilde hastaya uygun ürünler ile yapılmalıdır. Fırçalama imkanınız olmadığı zamanlarda sıklıkla su içilmeli veya ağız suyla çalkalanmalıdır. Sert veya yapışkan şekerli gıdaların tüketimini en aza indirmekte önerilmektedir.

Her vaka kendine özgü değerlendirilmelidir. Bu genel bilgiler ışığında kontrol amaçlı veya şikayetleriniz doğrultusunda mutlak bir diş eti hastalıkları uzmanına giderek doğru ve detaylı bilgiye ulaşmanız en uygunu olacaktır.



 

Diş Boyu Uzatma

Dişlerde travma veya çürüğe bağlı olarak meydana gelen aşırı madde kayıplarında restorasyon için yeterli doku bulunmayabilir. Bu gibi durumlarda hem diş eti hemde alttaki kemik doku şekillendirilerek dişlerin ağızda görülen kısmının arttırılması işlemidir.

 

Diş Eti Rengi Açılması

Özellikle esmer bireylerde deriye koyu rengi veren pigmentler diş etlerinde de renklenmelere neden olabilir. Eskiden sadece cerrahi olarak tedavi edilebilirken artık lazer ile en fazla iki seansta bu koyu renk giderilebilmektedir.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Yorumlar: (0)