Psikiyatrik Değerlendirme ve Tanısal Görüşmenin Özellikleri

Yazar Begüm Bıldırcın Sakarya • 11 Aralık 2023 • Yorumlar:

Psikiyatrik değerlendirme kişinin kendisini rahat ve güvende hissettiği bir ortamda yürütülen tıbbi bir süreçtir.

Hasta ve psikiyatristin ilk karşılaştıkları andan itibaren başlar.

Sorunu anlamak, tanı koymak ve tedavi planı oluşturmak için konuşma ve gözleme dayanır. Hasta bir bütün olarak anlaşılmaya çalışılır. Sistematik bir değerlendirme yapılır. Mevcut durumun başka bir tıbbi nedene bağlı olup olmadığı konusunda ayırıcı yapılır, hasta gerekli görülürse başka bir branşa yönlendirilir.

Bu görüşme süresince psikiyatrist yargısız ve tarafsızdır.

Kişiye özgü bir takip ve tedavi planı oluşturmak için gereken durumlarda değerlendirme süreci bir veya birden fazla görüşme olabilmektedir.

Hasta yakını ile görüşme hekim ya da hasta tarafından istenebilir. Yakınlardan kiminle görüşüleceği hastayla birlikte kararlaştırılır ve hastanın da bulunduğu ortamda bu görüşme yapılır.

Tanı, tedavi ve takip süreçlerinde hasta ile işbirliği oldukça önemlidir, tedavi planı ve takip aşamalarında hasta ile ortak karar verilerek devam edilmektedir.

Gerekli görülen durumlarda klinik değerlendirmeye yardımcı ölçek ya da formlar kullanılabilmektedir. Bunlar tanının desteklenmesi, belirtilerin yoğunluğu ve kişiye etkisinin takibi amacıyla uygulanırlar.

Hasta mahremiyeti hasta (veya danışan)-hekim ilişkisinin temelini oluşturur.

Psikoterapi

Psikoterapi sözel etkileşim tekniklerinin kullanıldığı, kişinin yaşadığı ruhsal zorlanmaların çözümüne yönelik yapılan, hastanın mahremiyeti gözetilerek bir düzen içerisinde tıbbi etik ve ilkelerle yürütülen tedavi biçimi şeklinde tanımlanabilir.

Belirli sınırlar içerisinde uygulandığı takdirde yarar sağlayan, tedavi hedefleri olan, farklı kuramlardan geliştirilen tekniklerin kullanıldığı bir süreçtir.

Psikoterapi yalnızca psikiyatrik hastalığı olanların başvurduğu bir tedavi yöntemi olarak görülmemelidir. Sağlıklı kişiler başa çıkma mekanizmalarının farkına varmak, işlevsel olan baş çıkma yolları geliştirmek, kişilerarası ilişkilerini geliştirmek, hayat kalitelerini arttırmak, kendi yaşamına farklı bir pencereden bakabilmek için psikoterapiye başvurabilir.

Terapi ilişkisini diğer ilişkilerden bazı nitelikleri ile ayrılır. Hasta ve hekim tarafından sadık kalınması gereken bir çerçeveye sahiptir, her zaman bir amacı vardır, klinik etkinliği olan teknikler uygulanarak yapılır. Görüşmelerin belirli bir süresi vardır. Herhangi bir fiziksel temas bulunulmaz ve terapist ile hasta arasında iş ya da arkadaşlık ilişkisi kurulamaz. Terapist, hastanın hayatı ile ilgili önemli kararlarda ‘şöyle davran, böyle yap’ şeklinde hastayı yönlendirmez, bu kararları hastanın almasını sağlar ve bu kararı alırken nasıl bir yol izlediğinin farkına varmasına yardımcı olmaya çabalar. Psikoterapist öğüt ya da tavsiye veren, yargılayan, suçlayan bir konumda değildir. 

Psikoterapi sürekli danışanın konuştuğu, psikoterapistin pasif olduğu bir süreç değildir, psikoterapist aktif dinler, gerektiğinde soru sorar yorumlar, analiz eder ve bu nitelikler psikoterapist-hasta (danışan) ilişkisinin sürekliliğini oluşturarak tedavinin olumlu gidişatını sağlar.

Farmakolojik (İlaç) tedavi

Psikiyatrik hastalıklarda yalnız başına ya da psikoterapi ile beraber ilaç kullanımı sık tercih edilen bir tedavi şeklidir. Kişinin işlevselliğini arttırmak, günlük yaşamını zorlayan belirtileri kontrol altına almak, mevcut bir hastalığın yinelemesini önlemek gibi sebeplerle, etkinliği çeşitli çalışmalarla kanıtlanmış ilaçlar tedavide tercih edilebilmektedir.

Maalesef psikiyatrik ilaçlarla ilgili yoğun bir bilgi kirliliği söz konusudur. Hastalar; ilacın bağımlılık yapacağı, uyuşturacağı, vücuduna zarar vereceği, fayda sağlamayacağı, fazla uyku vereceği, kilo aldıracağı gibi düşüncelerle ilaç kullanımına mesafeli olabilmektedirler. Ya da ilaç kullanınca aslında bu sorunu kendileri çözmediğini, hastalık sürecinde pasif kaldıklarını düşünerek ilaç kullanmaktan kaçınabilmektedir.

Oldukça fazla psikiyatrik ilaç mevcuttur, her bir ilacın farklı etkileri ve yan etkileri söz konusudur, ilaç tedavisi denilince bir genelleştirme yapmak doğru olmaz. Bazı yan etkiler çok nadir görülür, ilaç prospektüsünü okumak ve tüm yan etkilerin ortaya çıkacağını düşünmek içinde bulunulan durumu daha da zor hale getirebilir, bunun yerine hekiminize danışmak ve işbirliği içerisinde bir çözüm üretmek tedaviye fayda sağlayacaktır. Yanlış inanışlar tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir.

Sağlıklı bir hasta hekim ilişkisi çerçevesinde klinik tecrübe ve kanıta dayalı çalışmalar göz önünde bulundurularak etkiler, yan etkiler ve tedavinin hastanın yaşamına etkisi değerlendirilerek kişiye özel planlanan farmakoterapiye kısa sürede yanıt alınabilir ve çoğu zaman etkilidir, ayrıca tedaviyi uygun dozda ve yeterli süre kullanmak oldukça önemlidir.

Tedavinin ne zaman sonlanacağı hastalık, hastalığın seyri, şiddeti, geçmiş öyküsü, nüks riski gibi pek çok bireysel faktörle ilişkili olmaktadır. Aniden ilaç bırakmak hastalığın tekrar ve daha şiddetli ortaya çıkmasına neden olabileceğinden kesinlikle kaçınılması gereken bir durumdur.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)