Saç Botoksu

Yazar Sevgi Ekiyor • 3 Ekim 2018 • Yorumlar:

Botoksun ne olduğunu ve çalışma mekanizmasını hatırlayacak olursak, Botulinum isimli bir bakteriden elde edilen ve kasları gevşetmek amacıyla 20 yılı aşkın bir süredir tıp alanında çeşitli tedavilerde kullanılmakta olan FDA onaylı bir ilaçtır. Bu toksin dermise enjekte edildiğinde germe ve açma,sinir iletimini kesme gibi işlevler görür. Bu şekilde de şikayet edilen konu ile ilgili tedavi sağlar.

Günlük yaşantımızda kadın erkek saç tellerimizden 50-100 arası saç kaybına uğrarız. Saç dökülmesi Tedavisi yapılması gereken hastalar 100 ün üstünde olan ve saçlı deride boşluklar olmaya başlamış kişilerle saçın karakteri incelmiş uzama problemleri olan gibi bulguları olan hastalandır. Bu hastalarda metabolik herhangi bir rahatsızlık, hormon, vitamin eksiklik ya da yükseklikleri var mı diye bazı kontroller yapılması gerekmektedir. Saç dökülmesi tedavisinde şu an kullanılan birçok yöntem var. Saç botoksu, grp, saç mezoterapisi , oral alınımla vitamin kompleksleri, hormon tedavileri, dermaroller gibi birçok yöntemden faydalanılır.

Amerika’da 18-65 yaş arası saç dökülmesi yaşayan erkek hastalarda 2 yıl süren bir çalışma yapılmış ve bu çalışmanın sonucunda kafa derisinde kas arasına enjekte edilen botoksun erkek tipi saç dökülmesinde (androjenik allopesi) kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Botoks enjeksiyonu ile saçlı deride bulunan damar çeperlerindeki kaslarda gevşeme yaratılıyor. Bu sayede bu bölgenin kanlanması ve doğal olarak oksijenlenmesi sağlanıyor. Böylece hücrelere ihtiyaç duydukları maddelerin çok yüksek oranda aktarılması da mümkün oluyor. Hastanın diğer tedavilere ihtiyacı varsa da kanın veya verilen ilaçların emiliminin artması içinde çevre dokuların oksijen düzeyinin yüksek olmasına ihtiyacımız var.

Saç dökülmesinin en önemli sorumlusunun Dihidrotestosteron (DHT) hormonu olup, “Bu hormon saç köklerine baskı yaparak saç kaybına neden olur ve ne kadar çok oksijensiz ortam bulursa o kadar çok miktarda testosteron hormonundan metabolize olarak açığa çıkar. İşte oksijen bu dönüşümü engeller. Dolaşımda ne kadar çok oksijen varsa testosteron da o düzeyde DHT hormonuna değil, östradiole dönüşür. Böylece saç dökülmesine sebep olan bir mekanizma daha kırılmış olur. Botoks damarları gevşeterek oksijenin serbest dolaşımını arttırdığından bu sürece önemli katkı sağlar.”

 

2. Örümcek ağı estetiği nedir?

Örümcek ağı estetiği ile alakalı basında dr. Nihat dik tarafından en çok duyabileceğiniz tabirler arasında 30 dakikada 10 yaş gençleşmenin mümkün olduğudur. Yaş almanın, cilt yapısının, su tüketiminde azalma, stres ve güneş faktörlerinin etkisiyle özellikle yanak orta hat ve çene bölgesinde meydana gelen sarkmalarla yine dudak kenarları , yanaklar ve çenenin yana bakan taraflarında sıkça gördüğümüz kırışıklar açısından ve boyunda görülen çizgisel kırışıklar gevşeklikler açısından işlem sırasında fark edilen ödemle de olan etkisiyle ve birkaç gün içinde ödemin gerileyip iplerin etrafında topladığı doku materyalleriyle beklenilen etki gergin,pırıl pırıl, genç bir yüze ve boyna sahip olmaktır. “Cilt altına yerleştirilen medikal iplerin etrafında kollajen yapımının artması ile birlikte cildin daha parlak canlı ve formda görünmesini sağlayan ameliyatsız yüz germe işlemidir”Bu işlemde elastikiyeti kaybolmuş bölgeleri tekrardan eski pozisyonuna getirmek için alerji yapmayan PDO ameliyat iplikleri kullanılır. Uygulama öncesinde yüz lokal anestezik krem yardımı ile uyuşturulup, hastanın durumuna göre 60-150 arası sayıda ipin cilt altına tıpkı kafes oluşturacak şekilde yerleştirilir.

Cildin altına minimal düzeyde girilen bu işlem sayesinde çok yoğun hazırlık ve uzun süren açık ameliyatlara göre daha uygun fiyata daha güvenli sonuçlar alınır ve bu sonuçlar yaklaşık 2 yıl kadar dayanır. Ek yöntemlerle ve düzenli doktor takibiyle etkisi 2-4 yıl uzatılabilmektedir..

Uygulama sonrasında hastanın cildinde hafif derece şişlik ve morlukların oluşması normaldir ancak bu durum kısa bir süre sonra kendiliğinden kaybolacaktır. Uygulamadan sonraki 20 günlük süreçte yüz bölgesine baskı uygulayacak, ovma, sert bir şekilde kaşıma, yüz üstü uyuma gibi aktivitelerden kaçınılması gereklidir.

 

3. Gençlik aşısı nedir?

Gençlikle yaşlanma arasında en önemli farklılık ciltte bulunankollagen ve elastin gibi materyallerde görülen azalmadır. Bu materyallerin kendileri gibi üretimlerine destek olan gerekli aminoasitler , peptit, vitaminler ve sıvılarda da aynı şekilde üretimde yavaşlama bozulma dolayısıyla gerileme olmaktadır. Kaldı ki sigara,stres, Güneş'le yoğun temas,gebelik, çalışma alanında kimyasal veya cilt için zararlı olabilecek bozuk hava sahası gibi birçok faktörde bu durum için risk teşkil etmektedir. 20 li yaşlardan itibaren her hastaya uygulanabilen ve farklı formüllerle geliştirilmiş amacın cildin daha bebeksi parlak kırışıksız görünüme sahip olabilmesi için gerekli ana unsurların cilde verilmesidir. 

Hyalüronik asit, vücudun en önemli yapı taşlarından biridir ve kan damarlarından, iç organlara, cilt içinden eklemlere kadar hemen hemen her yerde bulunur. Hyalüronik asit bağ dokusunun ana yapı maddesidir. En fazla bebek cildinde bulunur. Canlı, nemi fazla, parlak ciltlere “bebek gibi cilt” dememiz bundandır. Hyalüronik asit cilde canlılığı, parlaklığı, nemi, tonusu, gerginliği veren hücre matriksini oluşturur. Ciltteki yaşlanma süreci, Hyalüronik asidin 25 - 30’lu yaşlardan itibaren azalması nedeniyle hız kazanır. Cilt Hyalüronik asidinin azalmasıyla canlılığını, parlaklığını, esnekliğini kaybetmeye başlar. Hyalüronik asit saf bir maddedir. Burada kimyasal ve sentetiği veya yabancı maddeyi karıştırmamakta fayda var. Dışarıdan verilecek saf hyalüronik asit, cildin savunma sistemini artırır ve yaşlanma sürecini geriletir. Aşının ilk uygulamasının ardından 15'inci ve 21'inci günlerde ikinci ve üçüncü dozların yapılır,, 6 ay sonunda aşının tekrarlanması uygundur. 6 ay sonunda eskiye dönüş olmaz, sağlıklı görünüm devam eder, ancak etkisinin sürekliliği açısından tekrarlanmasında yarar vardır.

Somon DNA ise , İnsan cildinde yaşlanmayla ve dış faktörlerle eksilen üretim yolaklarında ihtiyaç duyulan polionükleotidlerin ana kaynaklarından biridir. Somon balığının sütünden elde edilen ve insan DNA’sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA’sının mezolift yöntemiyle deri içine verildiğinde, cildin kendini yenilemesinin altında DNA Nın yüksek oranda su tutucu olması yatar..Hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Unutmamak gerekir ki derinin nemlendirilmesi, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adımdır. Somon DNA’sı çok küçük, incecik iğneler yardımı ile mikro dolaşımı ve oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri altına enjekte edilir.

Anesteziye gerek yoktur. 15-20 dakikalık bir uygulama sonrası kişi günlük yaşamına devam edebilir.Seans aralıkları kişinin cilt yaşı ve yapısına göre ayarlanır. Bu da genellikle ayda bir veya ikidir. İleriki aşamada seanslar üç ayda bire iner. Cildi aşırı yaşlanmış ve kırışmış olan hastalara 15 günde bir yapılan uygulamalar çok daha iyi sonuç verir. Uygulama protokolüne sadık kalınıp tedavi yapıldığı sürede hasta cildindeki değişim ve canlanmayı fark edecektir. İlk fark edilen etki canlanma ve parlaklıktır. Daha sonra cildin gerginliği artmaya başlar.

Gençlik aşısı uygulamaları yüz gençleştirme tedavilerin de olmazsa olmazlardandır. Örümcek ağı veya askı gibi tedavilerde de iplerin ciltte yaratacağı gerginlik etkisini ve ömrünü uzatan en başta gelen destek işlemleridir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)