Sosyal Fobi Nedir?

Yazar Feyza Sümbül Akyüz • 15 Aralık 2023 • Yorumlar:

Zihnimizin seçici soyutlama, yani zihinsel filtreleme özelliği vardır. Etrafımızda ne kadar çok olumlu şeyler olsa da, tek bir olumsuzlukta filtreleme eğilimine geçeriz ve sadece olumsuzu seçerek, onu gerçek kabul ederek düşünmeye başlarız. Bunun sonucunda da kendimizle ilgili olumsuz çıkarsamalarda bulunuruz..

Sosyal Fobi, diğer insanlarla etkileşimi içeren, toplumsal durumlarda ortaya çıkan bir tür kaygı bozukluğudur. Genellikle çocukluk/ergenlik çağında başlar. Bu kişiler diğer insanlar tarafından yargılanacaklarına inanırlar ve yoğun bir kaygı yaşarlar. Bu nedenle bu tip sosyal ortamlardan kaçınmaya başlarlar. Fakat bu durum kişinin yaşamının pek çok alanında kaygı ve korkuya neden olarak hayat kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Bazı kişiler için bu durum topluluk karşısında, toplantı ya da sınıfta konuşmak, mevki olarak yüksek kişilerle konuşmak veya yeni insanlarla tanışmak gibi durumlarda kendini gösterebilir. Bazılarında ise market alışverişi, soru sormak, minibüste parayı uzatmak gibi günlük hayatın içindeki etkileşimlerde kendini gösterebilir.

Sosyal Fobisi olan kişiler başkaları tarafından utangaç, sessiz ve mesafeli olarak görülür. Oysaki arkadaş edinmek, gruplara dahil olmak/sosyal etkileşim içeren aktivitelere katılmak isterler. Fakat kaygılarından, düncelerinden dolayı istedikleri pek çok şeyi yapamazlar. Bu tip ortamlardan kaçındıkça da işlevsiz düşünceler ve kaygılar daha çok pekişir ve kişi kendisini konfor alanına kapatır.

Bu kişiler genellikle kaygı belirtilerinin başkaları tarafından fark edilmesi konusunda endişe duyarlar. Bu endişe ise belirtilerin şiddetini artırarak bir kısır döngüye yol açar.

Sosyal Fobinin belirtileri şunlardır:

Çarpıntı

Titreme

Terleme

Kaslarda gerginlik

Midede rahatsızlık hissi

Göğüste sıkıntı hissi

Sıcak/soğuk basması

Baş ağrısı

Sosyal Fobinin tedavisinde psikoterapi alternatif bir yöntemdir. Terapide kişinin işlevsiz düşünceleri tanıması ve gerçekci olanlarla değiştirilmesi hedeflenir. Kişilerin bilişsel çarpıtmaları, duyguları, davranışları/kaçınmaları ele alınır. Sosyal durumlarda güven kazanmasına yardımcı olacak beceriler geliştirmesi için yol gösterilir. Maruz bırakmaya dayalı terapide, yavaşça en çok korkulan sosyal durumlarla yüzleşmek için çalışma yapılır.

Bazı durumlarda ilaç desteğine de başvurulabilir. Fakat psikoterapi olmadan tek başına ilaç uzun vadede yararlı olmaz. Araştırmalara göre çoğu kişide tek başına ilaç kullanımı kısa vadede bile olumlu bir etkiye neden olmamaktadır.

Otonom sinir sistemi vücudun hayati öneme sahip temel fonksiyonlarının tamamını kontrol eder. Gece gündüz sürekli aktif olan bu sistem sayesinde bedenimiz çevreyle iletişim kurar ve aynı zamanda vücudun içinde meydana gelen birçok olayı yönlendirir. İstem dışı gerçekleşen kalp atışı, tansiyon, solunum, sindirim veya idrar kesesinin işlevi gibi fonksiyonları kontrol eder. 

Otonom sinir sistemi SEMPATIK SINIR SISTEMI ve PARASEMPATIK SINIR SISTEMI olarak ikiye ayrılır.

Sempatik sinir sistemi vücudun artan aktivitesi durumunda veya stres durumlarında enerji tüketimini uyarır. Vücudun enerji düzeyini sağlamak ve gerekli durumlarda vücudu hızlandırmak için vardır. Bir tehlike sinyali aldığında sempatik sinir sitemi böbrek üstü bezlerinden adrenalin salgılamaya başlar. Bu durum kaygı yaşandığında artmasına yol açar. Adrenalin salınımı kan akışını artırır. Bu da kalbin daha hızlı çalışmasına neden olur. Hızı artan kan akışı vücuda daha çok oksijenin alınmasını kolaylaştırır. Tehdit anında vücudun kontrolü ele alması kişinin hayatta kalabilmesi içindir. Yani vücudun vermiş olduğu doğal bir tepkidir.  Böyle durumlarda savaş ya da kaç durumu otonom sinir sistemini alarma geçirir. Ve sempatik sinir sistemi aktifleşir. Kalp atışı, nefes alıp verme hızlanır ve tansiyon yükselir. Enerji gerektiren tüm faaliyetler buradadır. 

Buna karşın parasempatik sinir sistemi daha çok dinlenme zamanında enerjinin depolanması ve yapılanması sürecini kontrol eder. Dinlenme ve sindirmeden sorumludur. Yani vücudun tekrar normal düzeyine dönmesini sağlar. Parasempatik sistem vücudu yenileyen bir sistemdir. Kalp hızı yavaşlar, nabız düşer, salgı bezlerinin uyarılması ve sindirim sistemi kaslarının hareketi yavaşlar.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)