UYKUYLA İLGİLİ DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR

Günümüz insanının dile getirdiği önemli sorunlardan birisi de uykusuzluk… Uyumak istiyor, uyuyamamanın etkisiyle zor zamanlar geçiriyoruz. Kaliteli uyku uyuyamamak, uykuya ihtiyacımız olduğu halde bu ihtiyacımızı karşılayamamak çoğumuzun ortak sıkıntısı. Yorgunluğun bağışıklık sistemimizi zayıflatması ve hastalıklara açık hale getirmesi, bedensel ve psikolojik sorunlarımızın artmasına neden oluyor.

Uykuyla ilgili doğru bildiğimiz yanlışlara dikkat çekerek konu hakkında bilgiler vermek istiyoruz.

UYKU, BEYNİMİZİN DİNLENDİĞİ SAKİN BİR DÖNEMİDİR - YANLIŞ

İnanışların tersine uyku, gözümüzü kapatıp açana kadar geçen, sakin homojen bir beyin süreci değildir. Birbirinden çok farklı karakterleri olan üç değişik uyku yapısıyla gerçekleşen çok dinamik bir süreçtir. Uykuya yüzeysel uyku ile girilirken bunu derin uyku dönemi takip eder, uykuya girdikten yaklaşık 80 – 90 dakika sonra “REM uyku dönemi” olarak tarif edilen hızlı göz hareketleri uykusu başlar. Bu dönemde beyinde enerji en aktif seviyesinde gözlenir, beyin dalgaları testere dişi şeklini alır, kalp hızlanır, penis ereksiyona geçer, kan basıncı yükselir, kaslar felç olur.

HERKES İÇİN 8 SAAT UYKU GEREKLİDİR - YANLIŞ

8 saat uyku süresinin ortalama olarak yeterli olduğu söylense bile, bu durum yaşlara göre değişir. Örneğin; bebeklerde ihtiyaç duyulan uyku süresi 12 - 16, erişkinlerde ortalama 7 - 8, yaş ilerledikçe ihtiyaç duyulan uykunun süresi ise 4 - 5 saattir. Bazı kişilerde düzenli uyku yapılarıyla 3 - 4 saat uyku bile yeterli olmaktadır.

UYKUYLA DEPRESYONUN BİR İLİŞKİSİ YOKTUR – YANLIŞ

İyi ve sağlıklı bir uyku sabah dinç ve dinlenmiş kalkmak anlamına gelir. Yorgun görüntü ve gün içinde uykululuk hali, uyku bozukluklarının başlıca belirtisidir. Bu durum, gece uykuda ortaya çıkan birçok anormalliğin sonucu olabilir. Bizi bir doktordan diğerine götüren ve nedenini anlayamadığımız depresyon, yüksek tansiyon ve bağışıklık sisteminin çökmesi gibi birçok rahatsızlığın baş sorumlusu uykusuzluktur.

ÇOK RÜYA GÖRMEK SAĞLIKLI BİR UYKUNUN BELİRTİSİDİR - YANLIŞ

Sık rüya görmek sanıldığının aksine rahatsız uyku yapısı ve parçalanmış bir uykunun belirtisidir. Özellikle REM uyku düzensizliklerinde meydana gelir.

UYKUDAN HEMEN ÖNCE YAPILAN SEKS VE AŞIRI EGZERSİZ UYKUYA DALMAMIZI KOLAYLAŞTIRIR – YANLIŞ

Yanlış olan düşüncelerden biri de budur. Seks ve aşırı egzersiz sırasında artan vücut ısısı, kan basıncı ve kalp hızının tekrar dengeye gelmesi için geçen süre, ilk uyku periyodunu geciktireceğinden kişinin uykuya dalması da gecikebilir.

ALKOL UYKUYA DALMAYI KOLAYLAŞTIRIR – YANLIŞ

Alkol, uyku yapısında kısa süreli uyanıklıklara neden olduğu için kaliteli bir uyku sağlayıcı değildir. Kişi uykuya alkolün etkisiyle dalsa da kaliteli bir dinlenme süreci geçiremediği için sabah yorgun halde ve baş ağrısı ile uyanır. Unutulmaması gereken en önemli şey, uykudan önce alkol alma alışkanlığının uyku yapısında kalıcı bozukluklara yol açarak “uykusuzluk hastalığına” neden olmasıdır.

UYKUSUZLUK İÇİN İLAÇ ALMAK GEREKİR – YANLIŞ

Uykusuzluk her 3 kişiden birinin yaşadığı önemli bir sağlık sorunudur. Bu sorunun iki haftadan fazla sürmesi “uykusuzluk hastalığı” olarak değerlendirilir. Bu hastalığın tedavisinde başı ağrıyana aspirin verilmesi gibi uykusuzluk şikâyeti olana da uyku ilacı önerilmesi, yapılan yanlışların en büyüklerindendir. Çünkü uykusuzluk nedeni anlaşılmadan verilen uyku ilaçları, kalıcı uyku düzensizlikleri yapabilir. Bu nedenle uyku tetkikleri yapılmadan tedaviye başlamamak gerekir.

HORLAMA UYKU BOZUKLUĞU DEĞİLDİR - YANLIŞ

Horlama, uyku esnasında üst solunum yolu kas yapısının bozulmasıyla nefes alma güçlüğü oluşması ve bunu açmak için yapılan zorlu solunum esnasında titreşen dokuların sesidir. Bu durum, uyku yapısını parçalamakta ve kişide uyku bozukluğu yapmaktadır. Uykuda solunum kesilmesi gibi belirtileri olan horlama ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sabah yorgun kalkılması ve gün içi uykulu durumlar mutlaka tedavi gerektirir.

YÜKSEK TANSİYON UYKU BOZUKLUĞU NEDENİ DEĞİLDİR - YANLIŞ

Kişide horlama ve yüksek tansiyon şikâyeti varsa “uyku apne” hastalığı (uykuda nefesin kesilmesi) olabilir. Bu kişilerde zaman içinde kalp krizi ve inme gibi kalp damar hastalıkları gelişebilir.

CİNSEL İSTEKSİZLİK VE EREKSİYON SORUNLARININ UYKU BOZUKLUĞUYLA İLGİSİ YOKTUR - YANLIŞ

Uyku yapısında REM uyku düzensizlikleri, penisin ereksiyon bozukluğuna neden olur. Penis, REM uyku döneminde ereksiyona geçmesiyle beslenir ve kişide bir uyku dönemi içinde 3 – 4 kez penis ereksiyonu oluşur. Bu ritim bozulursa penisin kanla beslenmesi yetersiz olacaktır.

ÇOCUKLARDA UYKU BOZUKLUKLARI GÖRÜLMEZ – YANLIŞ

Bu da yanlış inanışlardandır. Çocuklarda ve özellikle bebeklerde, sindirim sistemi yanlış çevre koşulları, açlık durumları, yetersiz beslenme, susuz kalma ve bazı hastalıklar uyku bozukluklarına neden olabilir. Bu anlamda çocukların da uyku sorunları yaşadığını söylemek mümkündür.

Yazar

Yorumlar: (0)