Yeni Evlenen Çiftlere Öneriler

Yazar Handan Ergün Hoşrik • 23 Ocak 2019 • Yorumlar:

Evlilik, hem erkek hem de kadın için yeni bir başlangıç demek. Aynı evi bir başkasıyla paylaşma ve beraberindeki sorumluluklar evliliğin kaderini nasıl etkiliyor?

Madalyon Psikiyatri Merkezi uzmanlarından Klinik Psikolog Handan Ergün Hoşrik yeni evlenen çiftler için öneriler, evlilikte ilk ayların zorlukları ve çift terapisi üzerine bilgiler verdi.

Evlendik. Peki ya şimdi ne olacak?Yeni evlenen çiftleri ilk aylarda ne gibi zorluklar bekliyor?

İlk bir yıl için uyum süreci diyebiliriz. Evlilik, çiftlere yeni statü ve beklentiler getiriyor. Yeni statüye uyum, ev sorumluluğunu üstlenmek, aile olmak gibi maddi manevi yaşamı değiştiren bir süreç çiftlerimizi bekliyor. Mekânsal olarak birlikte yaşamaya alışmak, birlikte yenecek yemekler, işe gidiş geliş gibi birçok farklı konuda uyum sağlanması gerekiyor. İyi bir iletişim sağlandığı sürece keyifli bir süreçtir aslında.

Bu süreç her zaman zorlu mu oluyor?

Tabi ki hayır. Kültürel olarak çiftlerin ailelerine ne kadar uyum sağladığı ve aile yapıları bu süreçte önem kazanıyor. Aileden ayrışıp ayrışmadığınız da çok önemli. Gelen vak’aların %70’inde ailelerle ilgili sıkıntı düzeyi yüksek oluyor. Kadın ya da erkek fark etmiyor bu noktada. Kendi ailesinden sağlıklı bir şekilde ayrışmış olan kişi, eşiyle de sağlıklı bir ilişki kurabiliyor. Sorun çıkmamalı diye bir şey yok. Sorunlar olabilir, önemli olan beraber atlatmaya çalışmak. Hayat boyu bu böyle.

‘Her iki taraf da o evde yeni.’

Çiftlerin en büyük sıkıntıları nedir? Aileden ayrışma diyebilir miyiz?

Esas sorun iletişim oluyor. Birlikte sorun çözebiliyorlar mı? Bu çok önemli. Benim dediğim olacak diye düşünüyorlar. Tahakküm altına giren mi olacağım diye korkuyorlar. İddiaya ya da yaptırıma kapılırlarsa veya isteklerini sustururlarsa sorun yaşanıyor. Aslında ilk aylar için, beklentileri, talepleri dile getirmek önemli. Ancak sorunların kendiliğinden çözülmesi için de illa evliliği beklemek gerekmiyor. Çok fazla kavga gürültü varsa baştan çözüme gidilmesi gerekir. ‘Evlilikte keramet vardır’ diyerek, sorunları evlendikten sonra çözmek için bekletmemeliler.

Çift terapisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çiftler herhangi bir sorunla gelebiliyor. Anlaşmazlıklar, ailelerle ilgili çıkmazlar, tartışmalar, aldatmalar vb.Çift terapisine gelen kişiler öncelikle hangi duyguları beslediklerini anlatıyor. Çifti ilk önce birlikte daha sonra ayrı ayrı görüşmeye çağırıyoruz. Daha sonra nasıl bir süreç izleyeceğimizi belirliyoruz. Zaman zaman bireysel görüşme sırasında çiftlerden biri devam etmek istemediğini de söyleyebiliyor, bu durumda zorla terapiye devam etmek tabi ki mümkün olmuyor.

Terapiye gelen çiftin evliliğinin gerçekten yürümeyeceğini görürseniz ne yapıyorsunuz?

Çifte deneyebilecekleri yeni yollar, yöntemler paylaşıyoruz. Genelde sorumluluk almak istemiyorlar ve bizim ağzımızdan bir şey duymak istiyorlar. ‘Devam edin ya da ayrılın’ gibi bir karar duymak istiyorlar. Bu kararı biz vermiyoruz. Çözüm konusunda destek veriyoruz. Genelde çiftler terapiye son çare olarak geliyor. Aslında biz daha önceki bir noktada gelmelerini tercih ediyoruz. Bazen de ilişkiyi bitirmek istiyorlar ancak bitiremiyorlar,  o sürede biz yine yardımcı oluyoruz. İhtiyaç duydukları doğru kararı verebilmelerine yol göstermek için orada bulunuyoruz.

Hepimizin geçmişteki kendi ailelerimizden getirdiğimiz farklı donanımlarımız var. Bununla ilgili bir örnek verebilirim.

‘Evli bir çift ilişkilerindeki beklentilerin getirdiği sorunlar nedeniyle çözümsüz kaldıkları için geldi. Erkek hastalandığı zaman eşinden yeterince duygusal destek alamadığından, ilgi göremediğinden yakınıyordu. Eşi hastalık karşısında uzak kalıyor ve karşılıklı gerilim yaşanıyor. Çünkü erkeğin kendi ailesinden gördüğü; hastalanan kişiyle ilgilenilir, bakım verilir. Hasta kişi ilgiyle iyileşir gibi bir alışkanlıkla yetişmiş. Eşinden de beklentisi bu yönde. Kadının da çocukluğu hep hastalıklarla geçmiş. Anne ve babaya bakmak durumunda kalmış. Bu yüzden de hastalığı bir tehdit olarak algılıyor ve uzak kalmayı tercih ediyor. Kaybetme kaygısı da yaşıyor. Hastalandıklarında ne yapacakları konusu aile öykülerinden farklı şekilde geldiği için tepkileri de farklı oluyor. Birbirlerinin neden böyle davrandığını bilmedikleri için de çatışma yaşıyorlar. Terapi odasında bunları konuştuğumuzda, birbirlerinin geçmişlerinden dolayı bu tarz beklentilere girdiklerini anladıklarında birbirlerine karşı anlayış göstermeleri ve gerginliği çözmeleri kolay oldu.’

Yeni evlenen çiftlere ne gibi önerilerde bulunuyorsunuz?

Öncelikle konuşurken isteklerini direktif gibi iletmekten kaçınmalılar. Suçlayarak ya da eleştirerek dile getirmemeliler. Kendi ailelerindeki gibi her şeyin kendi kurdukları ailede de olmasını beklememeliler. Yukarıdaki örnek üzerinden devam edecek olursak, ‘Ne kadar ilgisizsin, anlayışsızsın’ demek yerine ‘Hastalandığımda daha çok desteğe, ilgiye ihtiyacım var’ demek daha kolay anlaşılmamızı ve kabul görmemizi sağlar.

Sevgililik döneminden hala çözemedikleri içlerinde tuttukları devam eden sorunları varsa çok gecikmeden destek almalarını öneririm. Genelde başvurular bize 7. aydan sonra gelmeye başlıyor. İlk önce kendi çözüm yöntemlerini deniyorlar, bekliyorlar ve sonra destek almaya geliyorlar. Örneğin kıskançlık evlendikten sonra değişmiyor, sahiplenme yasal hale geldiği için birçok vakada daha artmaya devam ediyor.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Handan Ergün Hoşrik Psikoloji, Aile Terapisi Uzm. Kl. Psk.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)