Yüz Felci

Yazar Tuna KenarKulak Burun Boğaz Doktoru • 9 Şubat 2018 • Yorumlar:

Sıcak ve soğuk geçişi yüz felcine neden olabilir!

Yüz felci, yüz sinirinin hasarına bağlı olarak yüz mimik kaslarında fonksiyon kaybının ortaya çıkması ile kendini gösteren bir klinik tablodur. Hastalar yüzün bir yarısında veya ağız köşesinde, çarpılma yamulma, hareket kaybı ya da felç olduğunu söyleyerek doktora başvurmaktadır. Çoğu zaman bu tablo ani ve hızlı gelişir. Kulakta dolgunluk, sese karşı hassasiyet ve tat bozukluğu görülür. Yüz felci durumunda gözyaşı salgısının azalması ve göz kapaklarının kapatılamaması nedeniyle gözlerde yanma, batma, kuruluk, kızarıklık ve ağrı gelişir. Bazen felç durumundan önce kulak arkasında gelişen ağrı, felcin habercisi niteliğindedir.

Yüz felcine bağlı gelişen tıbbi, duygusal, görsel ve sosyal sorunlar, ve hastalığın ciddiyeti göz önüne alındığında önemli bir sağlık sorunu olduğunu söylemek mümkündür. Aslında yüz felci bir hastalık değil, bir bulgudur. Yani çok çeşitli hastalıklar nedeniyle gelişebilir. Yarıya yakınında tüm tetkiklere rağmen bir neden bulunamaz (Bell paralizisi). Nedeni belirlenebilen kalan yarısında ise, azalan sıklık sırasına göre, baş ve yüz travmaları, kulağın herpes (uçuk) hastalığı, yüz sinirine temas eden tümörler, enfeksiyonlar, genetik nedenler ve çeşitli beyin hastalıkları sayılabilir.

Yüz felci görülme sıklığı yılda 100.000 de 10-50 yeni olgudur. Şeker hastalarında ve gebelerde daha sık görülmektedir. Her yaşta görülebilmekle birlikte, erişkin yaşlarda daha fazla karşımıza çıkmaktadır. Olguların %10 kadarında yüz felci tekrarlamaktadır.

Tüm tetkiklere rağmen nedeni belirlenemeyen yüz felcinde, yapılan çalışmalara göre Herpes virüs ailesi (Herpes simpleks Tip I, Varisella Zoster, Ebstein-Barr virüsü gibi) enfeksiyonları suçlanmıştır. Bu virüsler; ya vücuda yeni girip enfeksiyon oluşturarak, ya da vücuda daha önceden yerleşmiş olan virüslerin yeniden aktifleşmesiyle yüz sinirini felç ederler. Uyuyan bu virüslerin yeniden aktifleşmesinde rol oynayan nedenler arasında bünyesel faktörler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, stres, fiziksel travma, mevsimsel değişim ve sıcak-soğuk geçişleri gibi çevresel faktörler sayılabilir.

Son yıllarda küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliklerinden ülkemizin bulunduğu coğrafyanın da nasibini aldığı görülmektedir. Önceki yıllardaki gibi mevsim geçişlerinin tarihleri artık net olarak belirlenememekte, beklenmedik dönemlerde beklenmedik hava sıcaklıkları karşımıza çıkmaktadır. Dahası, gece gündüz arasındaki artan ısı farkı, bünyemizi ve bağışıklık sistemimizi hazırlıksız yakalayıp yorgun bırakarak enfeksiyon hastalıklarına daha açık hale getirmektedir. Dolayısıyla, tavsiye edilen grip aşısı yapılma zamanı da değişmektedir. Bu nedenle, grip aşısından beklenen koruyuculuğu sağlayabilmek için yetkili ulusal sağlık kurullarının her yıl yapacağı aşı zamanlama çağrısı dikkate alınmalıdır. Klinik tecrübemiz ve yapılan çalışmalar, yüz felci olgularının önemli bir kısmında yakın zamanda geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü varlığını göstermiştir.

Yüz felcinde doktora başvuru ve tedaviye başlama zamanı, hastalığın iyileşmesi açısından son derece önemli bir faktördür. Klinik tecrübemiz ve yapılan çalışmalar, özellikle ilk 72 saat içinde başlanan tedavinin olumlu etki beklentisinin daha geç başlayan hastalardan daha iyi olduğunu göstermiştir. Yüz felcinde tedavi süresince kalıcı hasar oluşmaması için gözün korunması ihmal edilmemelidir. Bunun için yapay gözyaşı damlaları, uyurken gözün bantla kapatılması ve merhem uygulaması basit ve uygulaması kolay koruma yöntemleridir.

Yüz felcinden korunmak için dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şöyle sıralanabilir:

  • Metabolizma ve bağışıklık sistemini desteklemek için, özellikle mevsim geçişlerinde, yeterli ve düzenli beslenme ve uykuya dikkat edilmelidir.

  • Damlacık yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı gerekli koruyucu önlemler (kalabalık yerlerden uzak durma, koruyucu maske takma vb.) alınmalıdır.

  • Klinik uygulamalarımızda yüz felcinde sıkça karşılaştığımız şeker hastalarının, tedavilerine azami derecede dikkat ederek kan şekeri düzeylerini kabul edilebilir düzeylerde tutmaları önemlidir.

  • Araç kullanırken cam açılması veya araç içi klima kullanımına bağlı uzun süreli rüzgar ve soğuk havaya maruz kalınmamalıdır.

  • Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda baş ve yüzün direk soğuk hava ile temasının önlenmesi gereklidir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Yorumlar: (0)