Aile İçi İletişimin Arttırılması

Yazar Melek SarıçiçekAile Danışmanı • 20 Mayıs 2019 • Yorumlar:

Etkili iletişim, güçlü ve sağlıklı bir aile olmanın en önemli gerekliliklerinden biridir. Araştırmalar eşler arasında, çocuklar arasında veya anne-baba ile çocuk arasındaki iletişimin güçlü aile bağları kurmaktaki tartışmasız yerini gösteriyor. Çift ve aile terapisine gelen ailelerin de sorunlarının temelinde iletişimsizliğin olması, konunun öneminin altını bir kez daha çiziyor.

Aile içi iletişim, aile üyeleri arasındaki her türden karşılıklı sözlü veya sözsüz paylaşıma denir. Bu paylaşım, ailedeki diğer üyelerin ne düşündüğü veya hissettiğine dikkat etmeyi de içerir. Dolayısıyla, iletişime yalnızca konuşmak değil diğerlerinin söylediklerini dinlemek de dahildir. Yani herkesin en az konuştuğu kadar dinlemesi de gerekir etkin iletişim için. Bu sayede ailenin her bir üyesi -en küçüğünden en büyüğüne- kendi ihtiyaçlarını, isteklerini ve endişelerini diğerleriyle paylaşabilmiş olacaktır. Bu yoldan açık ve dürüst bir iletişim, aile üyelerinin daha rahat empati kurabilmelerine ve sevginin yanında birbirlerinin farklılıklarına saygı da gösterebilmelerine olanak tanır. Ancak bu yoldan aileler, kaçınılmaz biçimde ortaya çıkan sorunları çözebilirler.

Ailenin toplumun temel yapı taşı olduğu düşünüldüğünde, aile içinde kurulacak saygı ve sevgi ortamı, aile üyelerinin toplumun diğer alanlarında da kendilerini benzer biçimde ifade etmelerine aracı olacağından, aile içi iletişimin sağlanması toplumsal anlamda da fayda getirecek önemli bir adımdır.

Aile ve evlilik terapistlerine göre sorun yaşayan ailelerin terapiye en sık getirdikleri sorun iletişimsizlik oluyor. İletişimsizlik, aile üyeleri arasındaki paylaşımların dolaylı olarak ve belirsiz şekilde yapılması ile yaşanıyor; ve aile içi çatışmalar, problemlerin çözülememesi, duygusal yakınlığın kaybı ve aile içi kopukluk gibi sorunlara neden oluyor. Örneğin eşinin çok çalışıyor olmasından rahatsız olan fakat bunu doğrudan ifade etmeyen bir kadın, bunu dolaylı olarak soğuk davranışları ile ifade ettiğinde, eşinin aldığı mesaj onu görememekten ve özlediğinden dolayı rahatsız olmasından çok farklı oluyor. Bütün gün çok yorulmuş ve işte de muhtemel olarak çeşitli problemler yaşamış olan eşi, aradığı duygusal kabulü evde de bulamayınca bütünüyle bir küskünlük içine girip kadından tamamen uzaklaşabiliyor. Aile ve evlilik terapistlerine örnek sorduğumuzda, bunun gibi binlerce farklı öykü duymak mümkün. Hepsinde ortak olan ise doğrudan iletişim eksikliği. Çözülmemesi halinde boşanma, ayrılık veya kronik mutsuzluk ile sonuçlanabiliyor. Çiftler açısından durum böyleyken, çocuklar açısından durum belki biraz daha kötü bile oluyor.

Enstrümental ve Duygusal İletişim

Araştırmacılar iletişimi iki farklı biçimde inceliyorlar: araçsal iletişim ve duygusal iletişim. Enstrümental iletişim ailedeki görevlerin yapılması için gerekli olan bilgilerin aktarılmasını ifade ediyor. Örneğin çocuğunuza okul çıkışı onu okulun kapısında bekleyeceğinizi söylemek bunun bir örneği. Öte yandan duygusal iletişim, aile üyelerinin duygularını birbirleriyle paylaşmalarını ifade ediyor. Bazı aileler enstrümental iletişimde çok iyi olsalar da duygusal iletişim konusunda büyük güçlük yaşayabiliyorlar. Sağlıklı aile bağları için her ikisinin de iyi olması önemli yer tutuyor.

Açık ve Kapalı / Doğrudan ve Dolaylı İletişim

Açık iletişim konuşmada ne mesajın verildiği herkes tarafından net olarak anlaşılan iletişim biçimidir. İçerik belirsiz olduğunda veya doğrudan anlaşılır biçimde olmadığında buna kapalı iletişim denir. Öte yandan doğrudan iletişim, mesajın hedefine doğrudan yönlendirilmesi ile olan iletişimdir. Dolaylı iletişim ise, tam tersine, mesajın birine söylendiği ama başka birine aktarıldığı türden iletişimdir; Türk kültüründe ‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla’ dediğimiz şeydir yani.

Aile ve çift terapistler ile bu alanda çalışan profesyoneller, bu türlerden yola çıkarak dört tip iletişim biçimi ortaya koymaktadırlar:

  • Açık ve Doğrudan İletişim: Çalışmacılara göre, aile içi iletişimde en sağlıklı yol budur. Mesaj, hedeflenen aile üyesine doğrudan ve açık şekilde aktarılır bu iletişim biçiminde. Örneğin, yukarıdaki örnekte, kadının eşiyle uzun saatler çalışmak konusundaki rahatsızlığını açık biçimde paylaşması buna örnek olarak verilebilir. Bu türden iletişimin sağlandığı ailelerde, hem anne- babalar hem de çocuklar düşündükleri ve hissettiklerinin önemsendiği duygusu ile güçlü bir benlik geliştirmenin yanı sıra, konuşmanın sorunları çözmede önemli bir araç olduğu algısıyla toplumdaki konumlarında da sorunlarla karşılaştıklarında bu biçimde çözme yoluna gideceklerdir.

  • Açık ve Dolaylı İletişim: Bu iletişim biçiminde mesaj açık olsa da hedeflediği kişi belirsiz kalmaktadır. Aynı örnekten gidecek olursak, kadının herkesin eve geç gelmesinden rahatsız olduğunu söylemesi buna bir örnek olacaktır. bu türde, kadının rahatsızlığı eşinden kaynaklanıyor olsa da eşi bunu üzerine almayabilir ve kadında söylememe rağmen önemsemiyor algısı oluşabilir, ki bu önceki türün aksine, söylediklerim veya hissettiklerimin önemi yok duygusunu geliştirip benliğinde yaralanmaya neden olabilir.

  • Kapalı ve Doğrudan İletişim: Bu iletişim biçiminde ise muhatap belirli olmakla birlikte verilen mesaj belirsizdir. Kadının kocasına yönelik olarak evlilikleri için yeterince fedakârlık yapmadığını söylemesi buna bir örnek olacaktır. Kapalı ve doğrudan iletişim, çiftlerin sık sık kullandıkları bir yöntem. Toplumun getirdiği kadınlık ve erkeklik rolleri üzerinden aile üyeleri duygularını doğrudan paylaşmak yerine sık sık dolaylı mesajlarla bunu ifade etmeye çalışırlar. Örnekteki kadının rahatsızlığı fakat bunu belirsiz bir mesajla ifade edişi, eşinin bunu suçlama olarak duymasına neden olabilir. Öte yandan yalnızca negatif değil pozitif duyguların paylaşımında da çiftler, özellikle de erkekler, bu yöntemi tercih etmektedirler. Eşinin yanında olabilmek için arkadaşlarını ekmesi, erkek için seni seviyorum demenin bir yolu olabilir örneğin. Fakat bu, kadın tarafından yalnızca evde oturmak istediği şeklinde yorumlanabilir ve nihayetinde beni sevdiğini göstermiyorsun gibi bir suçlamayla geri dönebilir. Dolayısıyla çok sağlıklı bir iletişim biçimi değildir.

  • Kapalı ve Dolaylı İletişim: Bu, hem alıcının hem de mesajın belirsiz olduğu iletişim biçimidir ve en sağlıksız olanıdır. Örneğimizde rahatsız olan kadının bunu, ‘bu aile için yalnız ben fedakarlık gösteriyorum’ demesi buna bir örnek olabilir. Ortamdaki tüm muhataplar bu mesaj için hem kendisini değerlendirecek hem de kafa karışıklığı ile üstlerine almayacaklardır. Dolayısıyla mesaj yerine gidip kadının rahatsızlığı dinmediği gibi, herkeste bir soru işareti ve güvensizlik de yaratacaktır.

Ailede İletişimi Güçlendirmek için İpuçları

  • Sık iletişim kurun

Günümüzde ailelerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri birbirlerine ayıracak vakit bulmakta zorlanmak. İş güç, okul, günlük hayat sorumluluklarının arasında ailemize yeterince vakit ayıramıyoruz. Her an bir şeylerin çıkabileceğini düşününce geniş zamanlar beklemekten vazgeçip, bulabildiğimiz her uygun vakitte bunu yapmak fark yaratabilir. Örneğin arabada eve dönerken konuşmak, yemek yerken televizyon izlemek yerine o günü paylaşmak, aileden biri konuşmak istediğinde daha önemli görünen şeyleri bile erteleyebilmek, veya çocuklarınızla onları yatırırken kısa da olsa konuşmak. Yani ailenize belirli veya anlık vakitler ayırmak.

  • Mesajlarınız açık ve doğrudan olsun

Yukarıda açıkladığımız gibi, etkili iletişimin en sağlıklı yolu iletişimin doğrudan ve açık olarak yapılmasıyla olur. Özellikle çocuklarla ilgili sorunların veya çiftler arası sorunların çözümünde sorunun açık olarak konuşulması çözümün etkinliğini arttıracaktır. Dolaylı ve belirsiz konuşmalar sorunu çözmeyeceği gibi aile üyeleri arasındaki samimiyete ve duygusal bağa da zarar verecektir.

Ayrıca aile üyeleri arasında dürüstlük, güven ilişkisinin kurulması için önemlidir. Burada rol büyük oranda anne babalara düşmektedir. Çocuklara her şeyin aile içinde yargılanmadan konuşulabilir ve birlikte çözülebilir olduğunu göstermek onların görevidir.

  • İyi bir dinleyici olun

Etkili iletişimin belki de en önemli parçası iyi bir dinleyici olmaktır. İyi bir dinleyici olmaksa yalnızca sessiz kalarak dinlemek değil, karşıdaki ile empati kurarak, duruma onun açısından bakabilmek ve buna saygı duyabilmektir. Bu eşiniz de olsa çocuklarınız da olsa, ailenizden birini dinlerken hem sözlü hem sözsüz mesajlara dikkat etmek önemlidir bu anlamda. Aynı şekilde kendi beden dilinize de dikkat ederek ötekini dinlediğinizi gösterir biçimde ‘ Anlıyorum’ gibi ifadeler kullanmak veya anlamadığınız noktalarda burada ne demek istedin gibi netleştirme taleplerine gitmek de iletişimin etkinliği anlamında önemlidir. Siz o kişiyi, bu biçimde, dinlemeye başladığınızda, onun da sizi dinleyeceğinden emin olabilirsiniz.

  • Sözsüz mesajlara önem verin

Yukarıdaki faktörler tüm aile üyeleri ile olan iletişimde geçerli olmak üzere, kişilerin iletişimde karşı tarafa göre konum almaları önemlidir. Örneğin çiftlerin kendi aralarında kurdukları iletişim ile küçük ve genç çocukları ile olan iletişimleri aynı olmayacaktır. Bu, çocuklarınızı ciddiye almayın anlamına gelmez de onların dilinde konuşun anlamına gelir daha ziyade.

  • Pozitif olun

Araştırmalara göre aile içi sorunlar, genellikle, iletişimin negatif biçimlerde kurulmasıyla ortaya çıkıyor. Eleştirmek, aşağılamak ve suçlayıcı dil kullanmak bunlardan bazıları. Çalışmalar, mutlu evliliğe sahip çiftlerin her 5 pozitif iletişime karşılık yalnızca 1 negatif iletişim kullandıklarını gösteriyor. Yalnızca çiftin kendi arasında değil tüm aile üyeleri arasında zaman zaman iltifatlarda bulunmak, eleştirmek yerine pozitif yönlerinden bahsedip geliştirebileceği yönleri de hatırlatmak, aşağılamadan uzak durup onu buna iten sebepleri gözden geçirmek veya suçlama gibi yıkıcı bir dil yerine yapıcı bir dil kullanmak pozitif iletişimin örnekleridir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Melek Sarıçiçek Psikoloji, Aile Danışmanlığı Uzm. Kl. Psk.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)