Aldatma Nedir?

Aldatma konusu, yüzyıllar boyu toplumlarda hep ateşini korudu. Bazı toplumlar aldatmayı

meşrulaştırmak için şekil değiştirdiler, bazıları ise direkt yasakladı.

Peki, ne oldu da son zamanlarda bu kadar gündeme oturdu, bu kadar çok duymaya başladık.

Aslında her ne kadar toplumda gizli kalmış gibi görünse de “aldatma” kelimesini, kadının iş

hayatına girmesi, güç kazanması, erkeğin karşı cinse ulaşabilmesinin kolaylaşması ,kadının

erkeğe karşı çıkma gücünü bulması,erkeğin hormonal kotrolünü azaltması,toplumun sadece

kadının aldatması ile ilgilenmesi gibi nedenlerden dolayı artışlar kaçınılmaz oldu.

Bunun yanında,ilişkinin sıradanlaşması, ilkişkilere verilen değerlerin azalması, ilişki alanının

insanların egolarını tatmin etme alanına dönüşmesi nedeniyle aldatmalarda da artış oldu.

İnsanların sorun çözm becerilerinin yetersizliği, bozulan birşeyi tamir etmek yerine yenisini almak

ya da başkasıyla gidermesi, toplum yapısının erkek egemen olması ve erkeğe çok eşlilik hakkı

vermesinden kaynaklanan sosyal nedenler aldatmayı meşru kıldığı kadar arttırdı.

Esasen ülkemizde aldatmanın artışının nedeni tanımlama sorunudur. Bir kargaşa yaşıyoruz.

Bizim en çok cevapladığımız soru, yaşanılan şeyin aldatma olup olmadığıdır. O nedenle

aldatmanın sınırlarınınçizilmesi gerekir. Aldatma bir bağlanma sorunudur. Özellikle narsist tepkiler

gösteren insanlarda fazla görülür. Kendini daha yüksek gören, eşinden üstün olduğunu düşünen

veya çevresindekiler tarafından böyle olduğu gözlemlenen, toplumda öyle yorumlar alan kişiler

aldatmaya daha yakın görürler kendini.

Aldatma bir bağlanma sorunudur. Bağımlı kişilerde de fazla görülür. İlişkideki sorunları

çözemeyen, ayn zamanda da kopamayanlar, bir yandan sorunlardan dolayı aldatmaya

sürüklenirken, diğer yandan daözgüven ve yalnız kalma kaygılarından dolayı da ilişki veya

evliliğini bitirememektedirler.

Kişi aldatıldığında adını koymak, nedenlerini bilmek, sorunu çözmek ister. Aldatmak mı-

sadakatsizlik mi? “Bir kereden bir şey olmaz”, “duygusal olmadığı sürece sorun yok”, “görüşebilir

ama önemli olan sevmesin”, “konuşsun ama dokunmasın” vs. gibi çok çeşitli yorumlar ve

açıklamalar duyuyorsunuz. Esas sorun kişinin yaşadığı durumu nasıl algıladığıdır.

Araştırmalarımda ortak bir tanım olmadığını gördüm. Benim kişisel aldatma tanımımsa şöyle;

fiziksel ve duygusal anlamda partneri dışındaki biriyle gerek yaşam ve gerek etkinlik olarak

yapılan tüm özel paylaşımlara aldatma denir. burada önemli olan paylaşımın özel olup

olmadığıdır. Aldatmanın tam olarak tanımlanamaması, aldatmanın ve aldatılmanın çok değişik

şekillerde algılanmasıyla ilgilidir. Algılamalardaki bu çeşitlilik aldatma çeşitlerini ortaya çıkarır.

Sanal Aldatma:

Son 10 yılda patlama gösteren aldatma çeşididir. Sanal cinsellik, sanal duygusallık birer

aldatmadır. Sonuçta hayatınızda biri var ve siz başkası ile özel paylaşımlarda bulunuyor iseniz bu

aldatmaya girer. Sanal yaşam, ortam itibariyle sanal, yaşattığı ve hissettirdikleri ile ise reeldir.

Sanal aldatmanın artışının temelinde de sınırlar ve tanım sorunu halen mevcuttur.

Duygusal Aldatma:

Bu tip aldatmalar ağırlıklı olarak çatışma içindeki bireyin psikolojisini yansıtır. Yani kafasında

oturtamadığı, ortamın uygun olmadığı, karar almak yerine heyecanı yaşamak amaçlıdır. Uzaklık

(uzaklığın verdiği güven), merak, ilişkisindeki mutsuzluk, hayranlık, heyecan arayışı gibi etmenler

duygusal aldatmayı doğurur. Ağırlıklı olarak kadınlarda görülür. Kendi ilişkisindeki boşluğu, yanlış

evliliğinin eksikliğini, kendilik değerini bu tip bir ilişki şekliyle doldurmaktır.

Cinsel Aldatma:

Aslında kişi eşiyle her türlü cinselliği üst düzeyde yaşasa bile cinsel aldatma olabilir. Peki neden?

Toplumumuzda bir kadını elde etmek erkek için her zaman bir güç ve kendini kanıtlamak olarak

algılanmıştır. Özellikle en güzeli, en zoru elde etmek erkeğin prestij göstergesidir. Hepsi için iddia

edilmese de ilişkilere bu şekilde bakılan ortamlarda büyüyen bir Türk erkeği ister istemez (biyolojik

yapı hariç) her zaman aldatmaya yatkınlık gösterir.

Flörtözlük :

Adı konulmamış, şeklen sosyal ilişki gibi görünse de adını koyulmayan,karşılıklı beğeni ve ilgiye

dayalı ilişki şeklidir. Hem beğenilmek, hem de beğenmek bu tip iletişim-ilişkilerin

motivasyonudur.buradan bir ilişki çıkıp çıkmayacağı bilinmese de risk faktörü mevcuttur. Flörtöz

yaklaşımlar, insanları motive eder, rahatlık ve özgürlük sağlar. Bir yandan hiç Bir şey yoktur. Bir

yandan da karşılıklı beğeni vardır. Paylaşımlar, sözel veya davranışsal olarak somut olmadığı

sürece aldatmadan sayamayız.

İnsanlar Neden Aldatırlar?

Koz Erkek psikolojisi, hormonal yapısı gereği cinselliği ilişkide temel dinamik olarak görür. Bize

gelen danışanlarımızda ve ailelerimizde de gördüğümüz kadarıyla erkeklerin en çok şikayetçi

oldukları nokta cinselliktir. Erkeğin aldatmasının altında yatan nedenlerden biri, eşinin cinselliği bir

silah ya da koz olarak kullanmasıdır. Erkek cinsellik için boyun eğmemek ayrıca kendini muhtaç

hissetmemek için aldatma girişiminde bulunur. Aynı şekilde, kadın da erkeğin ilgi ve sevgisini

kazanabilmek için aldatma girişimde bulunabilir. Cinselliğin koz olarak kulanılması, yüksek

kırılmışlık ve gizli öfkenin göstergesidir. Eğer cinsellik eşlerden biri tarafından koz olarak

kullanılırsa, diğer taraf mahrum kalma ve dışlanma duygusu ile aldatmayı hak olarak görür. Hem

hak olarak görür hem de mahrumiyetin cezası olarak algılar.

Kompleksler Kişi her yaşta güçlü olmak ve beğenilmek ister. Böyle durumlarda iyi hissetmek için

aldatma yoluna başvurabilir. Özellikle kendinden küçükler ile bu olayı gerçekleştirmeleri hala işe

yaradıklarını görmeleri bakımından kişileri daha mutlu eder. Kadınlar ve erkeklerde menopoz-
antropoz dönemine yakın yaşlarda genç partnerler ile aldatma yaşanır. Yaşlılığı kabul etmek

istemeyen, kendini kanıtlamak,özgüven kazanmak isteyen erkek ve kadınlarda sık rastlanılan bir

durumdur. Magazin basınında çok sık görüyoruz; ileri yaşlardaki erkek ya da kadınların genç

sevgilileriyle boy göstermeleri, yaşlarını görmezden gelmek ve hala beğeniliyor olduğunu

göstermek için yapılan bir davranıştır. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığına ve ölüm korkusuna

bir meydan okumaktır bu tip aldatmalar.

Psikolojik Nedenler

İnsanların sosyal anlamda temel ihtiyaçları kabul edilmek, beğenilmek, onaylanmak, güvenmek ve

sevilmektir. Kişi kendini mutsuz, önemsiz, değersiz hissettiğinde bu temel ihtiyaçlarını

giderebilmek için çareler arar, başka birilerinin kendisine değer vermesi, onu mutlu eder. Özellikle

depresyonda olan erkek ve kadınların hem riskli davranışları hem de kendini değerli hissetmeleri

aldatmaya sürükletir. Hem değer görmek hem de halen ilgi çektiğini görmek depresyonda

olanlarda olumlu etki yapmaktadır. (Bir nevi antidepresan etkisi.) Erkekler, kadınların hamilelik,

doğum sonrası ve depresyon durumlarında, beklediği ilgi ve cinselliği göremediğinden aldatma

kayabilir.

Aldatan kişi yakalanmadığı sürece davranışa devam eder, sonuçlarını hep düşünür aslında; ama

içsel çatışmayı da aşamaz. Genelde aldatma sonrası vicdani rahatsızlık oluşur. Akabinde de

suçluluk duygusu ortaya çıkar. Bazen kişi kendini daha iyi hissetmek için eşinin/sevgilisinin

hatalarını arar. Sanki bedeliniödetmiş düşüncesiyle o hata yaptıkça kişi kendisini daha iyi

hisseder. Aldatmalarda kişi aldatmanın nedenini kendisi dışında başka nedenlere dayandırdıkça

kendisini daha iyi hissedeceği için, devamlı eşinin veya partnerinin hatalarını görmek ister. Aksi

takdirde eşinin mükemmel olması, aldatanın vicdani rahatsızlığını daha da arttırır. Aldatan kişi, eşi

kendisine iyi davrandıkça kendini daha kötü hissedebilir. Bu durumda da ayrılmayı huzursuzluktan

dolayı daha fazla isteyebilir

ilişkisel (evlilik) Nedenleri Evlilikte yaşanan sorunlar ve eşlerin ilişki içindeki hareketleri de

aldatmaya sürükleyen nedenlerden bazılarını oluşturur. Bunlardan bazıları aşağıdadır.

• kontrol etmek ve tahhakküm altına almaya çalışmak

• ilgisiz ve sorumsuz eş

• cinsel tepkiler ve reddediliş

• devamlı alttan alma, pasiflik.

• Bağımlı veya narsist kişilikli eşlerin varlığı

• sevmeden evlenmek,sadece sahip olunan nitelikler için ilişki yaşamak ( para, kariyer,şekil,statü

vs)

• otorite savaşları

• bencil eş

• eşlerin çoçuktan sonra rol kaybı.( eş olmayı unutup sadece anne veya baba olmak)

• yüksek beklentiler ve hayal kırıklıkları

• psikolojik sorunlar ve kişilik yapıları

• aldatan-aldatılan anne baba ile büyümek-tanık olmak

Aldatılan Kişi Neler Yaşar ?

Aldatılan kişi, kendini yetersiz, beğenilmeyen, ilgi çekmeyen biri olarak görür. Bunun sonucunda

haksızlığa uğradığını düşünen, öfkeli ve partnerine dokunmak istemeyen bir eş ortaya çıkar.

Aldatılan kişilerde “keşke”ler çoktur. İlişkisinde harcanan emek, zaman, yaptığı fedakarlıklar,

gösterdiği sadakat vb. tümü zihninden film şeridi gibi geçer. Aynı zamanda kişi aldatanı aldatma

girişiminde de bulunur, asıl amaç aldatmak değil, intikamdır.

Aldatmalarda tek neden kişinin eşiyle yaşadığı ilişkisinde cinsel ve duygusal anlamda doyuma

ulaşmaması değildir. Çocukluğundan itibaren değersizlik duygusu içinde büyüyen biri uygun

ortamda bu duygusunu tatmin etmek için aldatabilir. Bazen kişi bir anlık heyecan için de bunu

yapabilir.

Aldatan insanlar aslında kötü insandır diyemeyiz. Bunu bir suç olarak değil sapma olarak görmek

daha doğru olur. Yaşanan bir aldatma olayının aldatma olup olmadığı dışarıdan yapılan gözlemle

değerlendirilemez. Aldatılanın hissettiği rahatsızlık duygusuyla paraleldir; siz ne kadar çok

rahatsız iseniz, o olay o kadar çok aldatmadır.

Kabulleniş:

Bazı durumlarda aldatılan kişi sonuçlarını ve ağır psikolojik etkilerini kaldıramayacağını düşünerek

durumu görmezden gelir ya da reddeder. Bu durum ileriki yıllarda aldatılan tarafından ısıtılıp

ısıtılıp tekrar gündeme getirilir. Yani yeri ve zamanında verilmeyen bir tepki, büyüyerek ve

psikolojik rahatsızlıklara yol açarak gösterir kendini. Mesela yapılan araştırmalarda, aldatılmanın

temel bir depresyon nedeni olduğu tespit edilmiştir. Böyle durumlarda uzmandan destek almak

gerekir.

Evli kişiler,, genelde evliliğini riske sokmayacak, kendisinden çok şey beklemeyecek birini arar.

Gerek kadın gerekse erkeklerde bu kaçınılmazdır. Bir yandan kendisini ve geleceğini garantiye

alan evliliğini koruma, bir yandan da şu anı mutlu yaşama isteği ağır basar. Aslında yapılması

gereken, mutluluğu dışarıda aramak ve sonu olmayan anlık zevkler yerine, evliliğini iyileştirmektir.

Taraflardan birinin sosyo-ekonomik düzeyinin yükselmesi de aldatmayı doğurabilir. Eşlerden biri

kendini ulaşılmaz gördüğünde diğer eş bunu aldatma ile aşmak isteyebilir. Aynı zamanda ona

olan öfkesini buşekilde ifade eder. Aldatılan kişilerin yaşadıkları acıları bazı yazarlar, anne-babayı

kaybetme üzüntüsü ile eşleştirmişlerdir. Hayatın film şeridi gibi gözünüzün önünde geçmesidir.

Aldatılan kişinin sadece rahatlatılması değil, durumu analiz edip doğru yorumlaması için uzman

desteği alması şarttır.

Aldatılan kişi düşünce ve duyguları

değersizlik pişmanlık suçluluk umutsuzluk öfke güçsüzlük Aldatılan kişi ile çalışırken bu temel

duygu ve düşünce çerçevesinde çalışmak gerekir. Geçici iyi hissetmeler çözüm değil, kalıcı

kalıntılara neden olur.

Magazin basınında aldatmalar, birer kötü örnek olmakla beraber özendiricidir. Genelde aldatanın

aldattıktan sonraki mutlu hayatı hep verilir. (Pınar Altuğ, Hüsnü Şenlendirici, Cem Hakko, Kaya

Çilingiroğlu gibi.) Aslında verilen haberlerde aldatılanın yaşadıklarına da değinilmiş olsa ve

aldatanlar yüceltilmek yerine eleştirilmiş olsa özendirici etkisi azalabilir. Kocasını ya da karsını

aldatan birinin ertesi gün canlı yayına çıkıp hiçbir şey olmamış gibi program yapması

düşündürücüdür.

Her aldatma ilişkiyi bitirir mi?

Kişinin yaşadığı duygusal travmayla baş edebilme gücü, problemin çözülebilme ihtimali, partnere

olan güven, ilişkiyi koruma ve kurtarma isteği birer yol haritasıdır. Önemli olan bitirmek ya da

bitirmemek değil, sorunun çözümüdür. Bu aşamalarda doğru insanlar ve kaynaklarla durumu

paylaşmak yani üçüncüşahsı doğru seçmek ilişkinin akıbeti açısından önemlidir. Örneğin aldatılan

bir kadının feminist bakış açısına sahip bir arkadaşından alacağı en muhtemel öneri “ayrılmasıdır.

Aldatma ile ilişkiyi bitirmek aceleci bir karardır.acele etmeye gerek yok. istediğiniz zaman

ayrılabilirsiniz zaten. ama önceli olan devam edilse d bitirilecekse de sağlıklı bir süreç

izlenmesidir. ayrıldığında sorunun çözüleceğini düşünenler, ayrıldıktan sonra büyük sıkıntılar

yaşarlar. soruların çoğu cevapsız kaldığı için aldatmanın taziyesi uzun sürer. Etkilerinden

kurtulmadan, soruların cevabı alınmadan, analiz edilmeden karar alınmaması gerekir.

Neler Yapılabilir?

1. Aldatan kişi, bu durumu çözmek ve ilişkiyi toparlamak istiyorsa önce "evet aldattım, bütün kusur

bende" demelidir. kabullenme olmadan iyileşme olmaz. tıpkı hastalık gibidir. hasta olduğunu kabul

etmeyen ilaç içmez, tedavi olmaz. ve iyileşemez.

2. Şüphelendiğinizde kurgu yapmak yerine, uygun bir ortam, iletişime açık bir ses tonu ve beden

diliyle partnerinizle konuşun.

3. Hissettiklerinizden bahsedin. Suçlamak ve hesap sormak sadece savunma yaratır.

4. Eğer aldatıldığınız kesin ise, bunu onunla konuşun. Nedenlerini ve açıklamasını dinlemeden

karar vermeyin.

5. Olayı 3. kişilere anlatmadan önce, kendi aranızda çözmeniz gerekir. Sonuçta anlattıktan sonra

ayrılmanız zorunlu hale gelebilir. bazı insanlar sadece olay ortaya çıktığı için ayrılmayı zaruri

görev görür. insanların ondan bunu beklediğini sanır. çevrenizdekilerin ; “Neden halen berabersin,

daha ne yapmasını bekliyorsun” gibi duyumlar ilişkiye devam etseniz bile sizi rahatsız edebilir.

6. Aldatılan kişi, her zaman suçu kendinde aramamalıdır. nedenler ne olursa olsun aldatılmak

kader değil.

7. aldatılma sonrası cinselliğe devam etmek, aldatılanın özgüvenini kazanmak ve kaybetmekten

korkmasının göstergesidir. cinsellik yaşamaya devam etse de duygusal olarak kendisi ile çatışır.

bu süreçte aldatılan istemediği sürece cinsellik yaşanmaması gerekir. aldatılan ise cinselliği koz

olarak kullanmamalıdır.

8. Aldatmak, bir cinsiyet özelliği değildir. Kişinin yetişme tarzı, çocukluğu, sosyal yapının özelliği,

evlilikten veya ilişkiden beklentisi bunu belirler. aldatılan kişi, ayrılsa da bu hatay karşı cinsin

tümüne yüklemeden çözümlemelidir.

9. Siz mükemmel bir eş olsanız bile eşinizin sizi aldatması onun sorunu ve özelliğidir. her aldatma

%100 evlilik sorunu göstergesi değildir.

10. aldatmalarda, aldatanın zayıflığını görmezden gelmemek gerekir.

11. Erkeğin büyütülürken annesi tarafından “aslan oğlum, istediğini yap, sana kız mı yok” gibi

telkinleri sadakati azaltır. Hep alternatifi olduğunu ve hep daha iyisini bulacağını düşünür.bu tip

narsist benlik gelişimlerine engel olmak için yetiştirme şekillerine dikkat etmek gerekir.

12. Aldatma bir bağlanma ve bütün olma sorunudur. Bazen sizin hiç bir sorununuz olmasa da

aldatılabilirsiniz. Bu durum sizin dışınızda nedenlerden kaynaklanır. Kendinizi suçlamanız sonucu

değiştirmez.

13. Eğer eşinizi aldattıysanız ve tekrar yapmayacaksanız. ama pişman iseniz bunu eşinize

anlatın..

14. "Bir kez aldatan hep aldatır" doğru bir analiz değildir.

15. Devamlı olarak aldatıyorsanız, siz ve eşiniz için en sağlıklısı ya destek almak ya da

ayrılmaktır. Zaman ilerledikçe her iki tarafın da ruh sağlığını bozulabilir.

16. Eşiniz sizi aldatmış olsa bile bunu çocuklarınız ile asla paylaşmayın.çocukları yanınıza

almanız,sizi bu evlilikte her zaman haklı çıkarmaz.

17. Aldatılmış olsanız bile intikam için aldatmayın. Bu sizin için ileride büyük değersizlik duygusu

oluşturur.

18. Eğer eşinizi aldatıyor ve kendinizi mutlu hissediyorsanız, sizde değersizlik temelli duygular

veya gizli biröfke mevcuttur. Temelde kendini değersiz hissetmeler, belli aralıklarla geçici değer

görmeler ile bunu kapatmaya çalışmak yerine psikoterapi almak en sağlıklısıdır.

19. Aldatma resmi olarak boşanma nedenidir. Cezai olarak, hem aldatan hem de buna neden olan

kişiye (3.kişiye)yasalarca ceza öngörülmektedir.

20. aldatma sonrası yaşanan duygusal ve fiziksel sıkıntılar için destek alınması zorunludur. alkol

almak, yok saymak,uykuya dalmak,ilaçlara sarılmak anlık rahatlık verse de taziyenin bitişini

sağlamaz.

21. aldatma olayı, bir ilişki için artçı deprem olarak görülüp ilişikiyi tekrar dizayn etmek için aynı

zamanda olumlu bir fırsata dönüştürülebilir. aldatma sayesinde ilişkideki sorunlar,

konuşulamayanlar, biriktirilenler ortaya çıkar ve çözümü için adımlar atılır.

22. aldatma sonrası, en büyük sorun tekrar güvenmektir. aldatan kişi, aldatılanın güven ihtiyacını

gidermek için sabırlı olmalı, sık sık sorulacak olan sorulara karşı tutarlı olmalı,pes etmeden

cevaplamalıdır. güven sınaması için sizin telefon veya mail adreslerinizi incelemek isterse sadece

bir süreliğine izin vermelisiniz. unutmayın, kırılan bir (öz) güvenin bedelsiz tamiri olmaz.

23. aldatılan kişi, ne kadar merak ederse o kadar derine girer. bir noktadan sonra herşeyi

detayına kadar öğrenmekten vazgeçmeli, bildiği kadarıyla kabul etmelidir. aksi taktirde sorunun ve

merakın sonun olmadığını bilmelidir.

24. aldatan kişi, bir an önce herşeyin normale dönmesi için aceleci davranmamalıdır. bu olayı

basite almamalıdır.

25. aldatılan kişi, daha fazla detay talep ederse ,bunlar açıklanmamalıdır. örneğin; eşinizin diğer

kişiyle nasıl öpüştüğünü bilmeniz ne sizin ruh sağlığınıza ne evliliğinize bir fayda sağlamaz.

26. eğer ilişkinizi düzeltmek istiyorsanız; ona karşı net olun. neler beklediğinizi, bundan sonra

nasıl bir sistem istediğinizi belirtin. açık ve net olmak iki tarafın da yol haritasıdır.

27. aldatılan kişi, evliliğindeki ve kişiliğindeki zayıf ve sorunlu kısımları fark etmeli, çözmeyi

seçmelidir. Çünkü nedenler değişmedikçe sonuçlar da değişmez.

Yazar

Yorumlar: (0)