Tıp dünyasında kolik, “nedeni tam olarak açıklanamayan aşırı ağlama nöbetleri” olarak tanımlanır. Genellikle bebeğin yaşamının ilk 3 haftasında başlar ve 3. veya 4. ay civarında sihirli bir değnek değmişçesine sona erer.
Bir ağlamanın “kolik” sayılabilmesi için genellikle Wessel Kriterleri (3 Kuralı) dediğimiz şu tabloya bakıyoruz:
Yeni doğan bir bebeğin ağlaması, bazen ebeveynler için endişe verici olabilir. Ancak bilmeniz gereken ilk şey; bebeklerin kolik olsun ya da olmasın, yaşamlarının ilk üç ayında diğer tüm dönemlerden daha fazla ağlamasının çoğu zaman tamamen normal olduğudur.
Binlerce bebeğin incelendiği geniş kapsamlı araştırmalara göre, bebeklerin günlük ortalama ağlama süreleri şu şekilde değişim gösteriyor:
Aslında “aşırı ağlama” kavramı bebekten bebeğe değişir. Bazı bebekler diğerlerine göre çok daha hassastır. Araştırmalarda en üst sınırda (95. persentil) ağlayan bebeklerin süreleri şöyle görülmüştür:
Unutmayın: Rakamlar sadece birer sayıdır.
Eğer bebeğiniz bu sürelerin altında ağlasa bile siz zorlanıyorsanız, bu durum sizin ve bebeğinizin ihtiyaçlarının önemli olmadığı anlamına gelmez. “Normal” veya “anormal” ayrımı sadece saate bakarak değil; ağlamanın kalitesine, bağlamına ve sizin ebeveyn olarak kendinizi nasıl hissettiğinize bağlıdır.
Özetle ilk 3 ay (4. trimester) hem bebek hem ebeveyn için bir adaptasyon sürecidir. Bu dönemde ağlamaların artması çoğunlukla geçici bir gelişim aşamasıdır.
Her bebek ağlar, ancak “kolik ağlaması” dediğimiz durumun kendine has bazı özellikleri vardır. İşte normal ağlama ile koliği ayırt etmek için kullandığımız temel işaretler:
Beklenmedik “Ataklar” Halinde Gelir
Normal ağlamalar genellikle bir nedene (açlık, alt kirli olması vb.) dayanırken, kolik ağlaması aniden başlar ve aniden biter.
Bebek az önce çok mutluyken veya uyurken bir anda ağlamaya başlayabilir.
Bu krizler genellikle günün aynı saatlerinde, özellikle akşam saatlerinde yoğunlaşır.
Sesi Daha Farklıdır
Kolik ağlaması sadece “yüksek sesli” değildir; tınısı da farklıdır.
Normal ağlamaya göre daha tiz, keskin ve çığlık atar gibidir.
Ebeveynler bu sesi genellikle “bebeğim acı çekiyor gibi bağırıyor” veya “kulak tırmalayıcı” olarak tarif ederler.
Vücut Gerginliği (Hipertoni)
Kolik krizleri sırasında bebeklerin vücudunda belirgin fiziksel değişimler gözlemlenir. Bebeğinizin vücudu size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir:
Teselli Etmek Çok Güçtür
Normal ağlayan bir bebek emzirildiğinde, kucağa alındığında veya altı temizlendiğinde sakinleşirken, kolik olan bebekte durum farklıdır:
Önemli Not: Eğer bebeğinizin ağlaması sizi çok endişelendiriyorsa veya bu belirtilere ateş, kusma gibi ek durumlar eşlik ediyorsa, her zaman bir çocuk doktoruna danışmanız en doğrusudur.
Aslında kolik bebeklerin yaptığı her şey aslında tüm bebeklerde görülür; sadece kolik bebekler bunu daha sık ve daha uzun süreli yaparlar. Akşam saatlerindeki o meşhur ağlama krizleri, dünyanın her yerindeki “normal” kabul edilen bebeklerde (erken doğanlar dahil) ortak bir gelişim evresidir.
Ebeveynlerin en çok düştüğü hata, koliğin kendi hataları yüzünden olduğunu düşünmektir. Hemen kendinizi suçlamayı bırakın. Kolik; bebeğin cinsiyetiyle, sizin onu nasıl beslediğinizle veya kaçıncı çocuğunuz olduğuyla ilgili değildir.
Bilim insanları hala kesin bir sebep üzerinde uzlaşmış değil, ancak en güçlü teoriler şunlardır:
Her aşırı ağlama kolik değildir. Bebeğinizin ağlamasının arkasında çözümü çok basit bir neden veya müdahale gerektiren tıbbi bir durum olabilir.
Koliği tamamen “iyileştirecek” sihirli bir ilaç maalesef yok, ancak şiddetini azaltacak ve süreci kolaylaştıracak yöntemler var.
Beslenme Tekniklerinde Değişiklik
Çevresel Düzenlemeler
Kolikte İlaçlar, Bitkisel Çözümler ve Probiyotikler
Ebeveynler çaresiz hissettiklerinde hemen bir ilaç arayışına girerler. Ancak burada dikkatli olunmalıdır:
En Önemli Madde: Kendi Ruh Sağlığınızı Koruyun
Kolik sadece bebeği değil, ebeveynleri de “bitiren” bir süreçtir. Uykusuzluk ve sürekli ağlama sesi sabrınızı zorlayabilir.
Aşağıdaki durumlar kolik değildir ve tıbbi müdahale gerektirir:
Soru: Kolik bebekler ileride hırçın mı olur?
Cevap: Hayır. Araştırmalar, kolik dönemindeki ağlamaların bebeğin ilerideki mizacı, zekası veya kişilik gelişimiyle hiçbir ilgisi olmadığını göstermektedir.
Soru: Emziren anne olarak ne yemeliyim?
Cevap: Genel kanının aksine, her annenin her şeyi kesmesine gerek yoktur. Ancak eğer doktorunuz önerirse inek sütü, yumurta veya kafein gibi maddeleri bir süre deneyerek kesip bebeğin tepkisini ölçebilirsiniz.
Soru: Kolik tam olarak ne zaman biter?
Cevap: Genellikle 12. haftada (3. ayda) büyük bir azalma görülür. 4. ayın sonunda ise bebeklerin %90’ında kolik tamamen sona erer.
Sevgili Ebeveynler, kolik dönemi yorucudur, ancak geçicidir ve bu süreçte yalnız değilsiniz. Unutmayın, ağlama her zaman sizin hatanız olduğu anlamına gelmez. Kendinize ve eşinize zaman tanıyın.
Bebeğinizin sağlıklı ve huzurlu bir şekilde büyümesi dileğiyle.
Hekiminizin Notu: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, takip ve tedavi önerisi içermez. Bebeğinizin sağlığıyla ilgili her türlü kararda mutlaka uzman bir çocuk doktoruna danışmalısınız. Bu zor günlerin geçici olduğunu ve yalnız olmadığınızı unutmayın!
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.