Röportaj

Banu İnce Demirpençe, Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları İzmir

Uzm. Dr. Banu İnce Demirpençe

Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları


Banu Hanım, yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

Yaptığım hekimlik mesleği ile ilgili en sevdiğim üç şey; Çocukları muayene ederken gözlerimin içine bakıp gülümsemeleri, bebeklerin mis kokusu, çocuklarımın tedavim sonrası kontrole geldiklerinde iyileşmiş olduğunu görmek ve onların kahkahaları.

İnternet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

İnternet ve teknoloji mesleğimi oldukça kolaylaştırdı. Çünkü mesleğim her daim okumayı güncel bilgileri takip etmeyi gerektiriyor. Teknoloji ve internet sayesinde istediğim her bilgiye her yerden her an ulaşabilmek, tetkik sonuçlarına her an her yerde ulaşabilmek, hastalarımın ihtiyacı olduklarında bana her an ulaşabilmeleri çok güzel ve konforlu...

Bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

1996 yılında üniversite sınavında tüm tercihlerim tıp fakültesi idi, Çocukluğumun hayali doktor olmak çocuk doktoru olmaktı. İlk tercihim olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleştim. Okumaya başladığım ilk günlerden itibaren hep tıp ile ilgili ansiklopediler kitaplar okurdum, okulda hep sağlık kolunda olurdum. Hasta olup hastaneye her gittiğimde hiç çıkmak istemez, kalmak isterdim, doktorları saatlerce izlerdim. İnsanlara yardım etmek, iyileştirmek, doktorları gözümde çok yüceltmişti; sanırım doktor olmayı tercih etme sebebimde budur. Uzmanlık sınavında da sadece Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünü tercih ettim. Çocuklar çok savunmasızlar ve masumlar. Bu yüzden en çok onların biz doktorlara ihtiyacı var.

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Görev yaptığım süre içinde en keyif aldığım prematüre ve yenidoğan yoğun bakımda çalıştığım günlerdir. 600 gram doğan bir prematüre bebeğe, geceleri hiç uyumadan aylarca titizlikle bakıp, 2000 gramın üstünde annesine sağlıkla teslim edip taburcu etmek paha biçilemez bir duygudur. Yine izlediğim bir bebeğime ailesi benim ismimi koymuştu. Bir sabah vizitinde sürpriz olarak kimliğinde ismimi görünce çok duygulanmıştım. O gün de her zaman dediğim gibi iyi ki doktor olmuşum iyi ki pediatrist olmuşum demiştim.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Hekimlik zor bir meslektir. Çünkü işimiz insandır, insan sağlıdır. Hata kaldırmaz, telafisi yoktur. Sorumluluk duygusudur beni yıllarca tuttuğum nöbetlerde uykusuz ayakta tutan. Vvicdan gereklidir, disiplin gereklidir, sabır gereklidir bizim mesleğimizde. Sağlıklı bir insan ile değil hasta bir insandır işimiz o yüzden bu mesleğ yapabilmek için yüreğinde insan sevgisi gereklidir. Son yıllarda mesleğimize olan saygısızlık ve şiddetin artması mesleğimizin ne kadar zor olduğunun en güzel göstergesidir.

Sizce hekim olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Bir hekimi hekim yapan yüreğindeki insan sevgisidir. Bir hekim sorumluluk sahibi, çalışmayı seven, okumayı ve araştırmayı seven, vicdanlı, yüzlerce tıbbi kitabı okuyup anlayıp ezberleyip ve uygulayabilecek kadar zeki olmalıdır.

Son olarak danışanlara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Hastalara en büyük tavsiyem bilgiye ulaşılabilirlik teknoloji ile bu kadar kolaylaşmış olmasına rağmen doğru bilgi için tek kaynakları biz hekimler olsun. Hekimliğin esası anamnez ve fizik muayenedir. Eğer sağlıkla ilgili bir şikayetleri varsa tedavi için lütfen internetteki bilgiye değil biz hekimlere başvursunlar. Unutmayalım, tıpta hastalık yoktur hasta vardır.