Bebeklerde ve Çocuklarda Dil Gelişimi

Yazar Anıl AkkayaDil Ve Konuşma Terapisti • 27 Temmuz 2020 • Yorumlar:

Dil kendiliğinden oluşmak yerine belli bir toplumsal uzlaşmaya dayanan ve gelişmekte olan kodlar sistemidir. Dil, insanların birbirleriyle ilişki kurmasında ve sürdürmesinde yardımcı olan bir araçtır. Klinisyenler, dili incelerken iki başlık altında ele alırlar:

-Alıcı Dil: Dışarıdan gelen sözel uyaranların duyu-sinir ağı ve işitsel-algısal süreçlerle alınması ve anlaşılması olarak tanımlanmaktadır. (Miller ve ark. 1980, Behrman ve Vaugan 1987, Smolak 1982).

-İfade Edici Dil: Zihinsel kavramların, duyu-sinir ve motor-sinir işlevlerinin kullanılarak aktarılmasıdır. (Miller ve ark. 1980, Behrman ve Vaugan 1987, Smolak 1982)

Dil Gelişim Basamakları:

Dil gelişiminin ilk bir yılı prelinguistik dönem, okul öncesi yıllar ise temel dil yeteneklerinin kazanıldığı dönemler olarak değerlendirilir. Prelinguistik dönemin bebeğin ilk kelimelerini çıkarmadan önce ses ve mimikleri ile iletişim kurduğu dönem olduğu ve bu dönemin ilk kelime çıkışı ile bağlantılı olduğu düşünülür (Vithman ve ark. 1985, Bee 1992).

Bebekler dil gelişimi için doğuştan donanımlı olup duymaya karşı son derece duyarlıdırlar. Doğumdan sonraki birkaç gün içinde bombardıman şeklinde gelen tüm sesler arasından insan sesini hatta annelerinin sesini ayırt edebilirler (DeCasper ve Fifer 1980, Bertoncini ve ark. 1988). Ses farklılıklarına duyarlı olup, hece grupları arasındaki farkları, "b" ve p", "d" ve "t" ses farklarını anlayabilirler (De Villers ve De Villers 1979).

Bebeklerin ağlamaları ilk aydan başlayarak farklılaşır, ağrı ve açlık ağlamaları ayırt edilmeye

başlanır (Lewis 1982, Graham 1991). Ağlama şiddet ve sıklığı gelişim içinde giderek azalırken; bebeğin ses kalitesinde ilk bir yılda belirgin değişimler olur (Bell ve Ainsworth 1973). Buna göre bebek doğumdan iki aylık döneme kadar olan zamanda öncelikle refleks ağlamalar ve geğirme, öksürme ve esneme gibi vejetatif sesler üretir. Yedi haftalıktan küçük bebeklerde

‘açlık’ ağlamak için en önemli nedenlerden biriyken, ‘gürültü ve ışık’ ikinci derecede önemli nedenler arasında sayılabilir. İlk üç ayda ‘karın ağrısı’ genel ağlama nedenidir.

2-5 aylar arasında bebek, konuşma ve iletişim düzeyinde önemli iki davranışı gösterir: sosyal etkileşimde ortaya çıkan hoşnutluk ifade eden konuşma benzeri seslerdir ve "gıgıldama" ya da "hoşnutluk sesleri" (cooing/comfort sounds) diğeri ise hoşnutluk esnasındaki "gülümseme"dir.

4-8 aylardaki diğer dönem Stark tarafından "vocal play (ses oyunu)" dönemi olarak belirtilen agulama(babbiling) dönemidir. Bu dönemde bebek sesli ve sessiz harfleri içeren tek heceler üretir.

İlk yılın ikinci yarısından itibaren görülen "tekrarlayan babıldama" sesli ve sessiz harfler içeren

aynı hecenin tekrarlanması şeklinde (örn. "bababa","mamama") olup b, p, t, d, m ve n en sık kullanılan sessizler olarak bildirilmiştir. Babıldama bebeğin kendi kendine ses oyunu olarak yapmayı tercih ettiği bir davranıştır (Paul ve ark.1996).

Bebek yaklaşık 5 aylık iken sessiz harflerin kullanımı ve ses taklidi, 11. ayda ise kelimelerin taklit edilmesi başlar. Taklit etme davranışı çocuğun sosyal ve dil gelişimini belirleyici faktörlerin başında gelmektedir. Normal gelişim gösteren bebeklerin ilk anlamlı sözcük çıkarmayı öğrenmeden önce sesi taklit etme becerisine gereksinim duydukları belirtilmiş ve sözel taklidin övgü ile karşılanmasının ya da model olma davranışlarının ise benzer sesler çıkartılmasını belirgin olarak arttırdığı ileri sürülmektedir (Behrman ve Vaugan 1987).

Çocuk ilk kelimelerini 8-18 ay arasında ortalama 12. ayda çıkarır ve 24 aylık çocuğun kelime haznesi 200'e ulaşmaktadır.

Bebekler 24-27 aylarda bedenlerinin 3 ya da daha fazla parçalarını gösterebilirler (göz, burun, kulak vb). Anne-baba haricindeki diğer aile bireylerinin aile içindeki konumlarını öğrenmeye başlarlar (amca, anneanne gibi). Bu dönemde çocuklar 2-3 kelimeli cümleler kurmaya başlayarak istekleri için daha fazla sözel dil kullanırlar.

27-30 aylarda nesneleri özelliklerine göre tanımaya başlarlar, hangi nesnenin büyük ve hangisinin küçük olduğunu söyleyebilirler, renkleri yavaş yavaş tanıyarak adlandırmaya başlarlar. Ayrıca bağlantılı sorulara da cevap verebilirler (suyu ne ile içiyorsun gibi).

2,5-3 yaşlarında çocuklar ‘yarım’ kavramını öğrenirler, bir nesnenin yarısının gösterildiği resimleri kolayca ayırt edebilirler, isimlerini söyleyebilirler, olayları sırasına göre anlatabilirler. Ayrıca bu dönemde çocuklar, etraflarındaki her şeyi sorma eğilimindedirler, duydukları kelimelerin anlamları ya da gördükleri nesnelerin isimlerini ebeveynlerine sürekli olarak sorarlar. Bu sorular ebeveynler açısından sıkıcı görülebilir fakat çocuğun gelişimi açısından sorularına cevap verip açıklamak çok önemlidir.

3-4.5 yaşlarında çocukların konuşmalarının oldukça anlaşılır (%90) olması beklenir, zaman eklerini cümlelerinde doğru kullanırlar ve soru, ünlem cümleleri kurabilirler. 3500-5000 kelime arasında sözcük dağarcıkları vardır ve ‘önünde’, ‘yanında’ gibi konum bildiren cümleleri rahatlıkla anlayabilirler. Ayrıca benzerlikleri ayırt etmeye başlarlar, neden-sonuç cümleleri de kurabilirler.

5 yaşta çocukların konuşmalarının %100 anlaşılır olması beklenir, konuşmaları sırasındaki yanlışlarını farkedip kendileri düzeltebilirler, dinledikleri hikayeler ya da düşüncelerini rahatça anlatabilirler ve kelimeleri anlamlarına göre sınıflandırabilirler. Ayrıca bu dönemde çocuklar sağ- sol ayrımını yapmaya başlarlar, hız, zaman gibi kavramları gelişir ve sayılar ile çok fazla ilgilenirler.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Yorumlar: (0)

Yazar

Anıl Akkaya

Dil ve Konuşma Terapisi Dkt.

Randevu al