Çocuklarda Öfke Krizleri

Yazar Yaprak Betül BiniciPsikolog • 5 Kasım 2019 • Yorumlar:

Çocuklarda görülen öfke nöbetlerinin psikolojik olarak açıklanması çocuğun kontrol altında olma ve bağımsız olma arasında yaşadığı içsel çatışmaların dışa aktarılmasıdır.

0-18 aylık bebeklerde en çok açlık, yüksek ses ve yorgun olma sinirlendirir ve buna ağlayarak tepki verirler.

Okul öncesi dönemde (5-6 yaş) çocuklar bir şeye kızdığında kolayca öfke nöbetine girebilirler. (ağlama, bağırma, vücudun hırpalanması, nefesini tutma, bir şeyleri fırlatma, hakaret etme, kötü şeyler söyleme, atlama veya saçını yolma şeklinde olabilir)

Bu öfke durumları çocuğunuzun kendini bağımsız hissetme çabasını gösterir ve gelişimin normal bir dönemidir.

Çocuklar çoğu krizlerini anne babalarıyla ya da bakıcılarıyla yaşarlar.

Öfkenin patolojik dışa vurumun da öncelikle yapılması gereken şeylerden biri

Ebeveynlerin pekiştirici davranışlardan kaçınması önemlidir.

Çünkü verdiğiniz tepkilerle (yapma etme dur gibi) öfkeyi dindirmiş değil daha çok ödüllendirmiş olacaksınız.

Peki, ne yapmak gerekiyor?

Çocuğunuzun öfke nöbetleri ne zaman, nerde ve hangi durumlarda oluyor ilk bunu tespit edin ve bu durumlardan uzak durmaya çalışın.

Çok ani isteklerde ve emir cümlelerinde bulunmayın.

* Mesela misafirliktesiniz ve eve gitmeniz gerekiyor. Hadi artık gidiyoruz demek yerine, Çocuğu 10 dk. Öncesinden konsantre edin.

Çocuklar uykusuzluk, açlık, yorgunluk gibi durumlara tahammül edemezler ve çabuk sıkılırlar. Bunlara özen göstermeye çalışın.

Çocuğunuzun kapasitesinin ve yeteneklerinin farkında olun, onun yapamayacağı ya da çok zorlanacağı isteklerde bulunmayın.

Saygılı bir ton ve sözcüklerle iletişim kurun. Bağırmak, tehdit etmek, alay etmek, vurmak yerine iyi davranışlarını pekiştirin. Yani pozitif geri bildirimlerde bulunun.(gülümsemek, sarılmak, başını okşamak gibi)

ÖFKE NÖBETİNE GİRDİĞİNDE NE YAPILABİLİR

En önemli şey kararlı ve tutarlı olmaktır.

Mesela istediğim olacak diye tutturan, ağlayıp, sızlayan ve kendine zarar veren çocuğa bir süre göz temasını kesin, ilgilenmiyormuş gibi görünün ve başka bir davranışa yönelin. Sakinleştiği anda göz temasına geçin ve bütün ilginizi ona verin.

Unutmayın öfke krizi sırasında bağırmalarınız ve nasihatlarınız hiçbir işe yaramayacaktır.

Eğer çocuk kalabalık bir ortamda krize girdiyse sakin bir ortama geçin ve sakinleştiğinde ona istediklerinin neden olmadığını anlatın.

Öfke krizinde çocuk mesela;

Bu oyuncağı almak istiyorum diye tutturuyorsa istediğini o anda asla yapmamalısınız. Çocuk sakinleştiğinde böyle yapmamasının nedenlerini oyuncağı neden alamayacağınızı güzel bir şekilde anlatın böyle yaparsan seni sevmem gibi ifadelerden kaçının. Onu her zaman seveceğinizi belirtin.

Çocukla yumuşak ve sakin bir üslupla konuşun ve isteklerinin nasıl karşılanacağı konusunda ona fikir verin. Öfke krizlerinin ve ağlamalarının ona etkili bir yol olmadığını anlatabilirsiniz.

Bazı çocuklar kontrolden çıktıklarında nasıl toparlanacaklarını bilemezler. Kendilerine yardım edecek bir yetişkine ihtiyaçları olur.

Stres seviyesini düşürmeye çalışın bazı çocuklar tutup kaldırılma, sallanma ve hafif sırtına vurma ile sakinleşir.

Bazıları da öfkelerini kendi başlarına sakinleşebileceği sessiz bir ortama götürülmeyi tercih ederler.

Bu yüzden her çocuk farklıdır öncelikle kendi çocuğunuzu tanımaya çalışın bu şekilde istediklerini ve hoşlanmadığı şeyleri bilirsiniz.

Öfke krizlerine neden olabilecek bazı durumlar

Anne baba arasındaki çatışmalar

Çocuğa karşı tutumda tutarsızlık

İhmal

Bu gibi durumlarda öfke krizleri çok normaldir.

Öfke Sorunu Yaşayan Çocuklarda

Davranış Bozuklukları

Duygu durum boz.

Kaygı Boz.

Mental retardasyon

Gibi durumlar oluşursa mutlaka psikiyatriden ve psikoterapiden destek alınmalıdır.

Psikoterapide özellikle çocuklarda uygulanan non-directive(yönlendirilmemiş) oyun terapisin de öfke krizleri, davranış boz. Korkular, özgüven ile ilgili güçlükler, kaka-çiş problemleri, akademik problemler, Aile ile yaşanılan güçlükler gibi durumlarla çocuklar seansta çalışırlar ve oyun terapisi hayata karşı daha güçlü ve sağlam adımlar atmaya yardımcı olur.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)