Çiftler ilişkilerini sağlıklı bir şekilde sürdürmek ve çatışmaları çözmek için el birliği ile ne kadar uğraş verseler de ulaşılan sonuç her zaman tatmin edici değildir. Kimi sorunlar hâlâ çözümsüz kalmış, kimi çatışmalar ise hâlâ varlığını sürdürmektedir. Ne yaparlarsa yapsınlar, karşıdaki partneri tarafından bir türlü duyulduğunu ya da görüldüğünü hissedemezler. Kendini ifade etmeye ve eşi tarafından duyulmaya çalışan çiftler yorgun, umutsuz, hatta bazen pes etmiş bile hissedebilirler.
İnsanın bir diğer insana olan ihtiyacı ilişkiyi, ilişki çatışmayı doğurur. Çatışma beklenen ve istenen, olması sağlıklı olan bir durumdur. Peki ama nasıl çatışacağız? Çatışmaların yıkıcı olması mı gerekir? Sağlıklı çatışmayı nasıl gerçekleştirebiliriz?
Çiftlerin aslında aradaki ilişkiyi korumak ve kendini ifade etmek adına çözüm yolları ararken bu amaçların tersi yönünde davrandığını görebiliyoruz. Sonuç, ilişkinin zarar görmesi ve sarsılmasına varabiliyor. John Gottman, çiftlerin iletişim kurmak isterlerken ilişkiye zarar veren davranış kalıpları için Mahşerin 4 Atlısı kavramını geliştirmiştir. Bu kavramlara birlikte yakından bakalım:
Sizin ya da partnerinizin kendini ifade etmek isterken eleştirel bir dil kullanıldığını fark ediyor musunuz? Eleştirel dil kullanan kişi karşıdaki partnerinin bazen karakterine, bazen davranışlarına ilişkin yargılarda bulunur ve partnerde kendini savunma ihtiyacı hissettirebilir, değersizlik hissine yol açabilir. Örneğin, “Hep böyle yapıyorsun.”, “Sen zaten cimrisin.” gibi cümleler partnerinizle birbirinizi anlayabilmenizi zorlaştırır.
Çiftlerin savunmacı bir dil kullanması eleştirel dile eşlik edebilir. Savunma, çiftin iletişiminde sorumluluklardan kaçmaya, eleştiriye karşı diğer partnerin de atak yapmasına, olumsuz niyet okumalarına neden olur. Örneğin, “Aradığımda telefonlarına bakmıyorsun. Sana ulaşamıyorum.” diyen bir partnere, “Sen kendi sorumluluklarına bak. Çocuğu kreşten hep ben alıyorum.” gibi bir cevap yerine, “Evet, bana ulaşmak istediğinde her zaman müsaitlik sağlayamıyorum.” denmesi, partnerin bu olayda sorumluluk aldığını gösterir ve çift, iletişimi baltalamak yerine birbirini duyabilir haldedir.
Çiftin iletişimini ve yakınlığını kayda değer derecede sarsan önemli maddelerin başında gelir. Partnerlerden biri kırıldığı, öfkelendiği veya hayatın içinden herhangi bir yaşantısını dile getirdiğinde diğer partnerin küçümsemeyle, alayla eşine yanıt vermesi ilişkiyi derinden sarsabilir. Eşlerin birbirilerinin karakterlerine, kişiliklerine yaptıkları bu saldırı aslında takdir etme ve saygı gösterme ile düzenlendiğinde iyileştirilmiş bir ilişki sistemini bizlere sunar. Örneğin, “Herkesin karşısında hakkımda böyle konuşman beni kırdı.” cümlesine, “Buna mı kırıldın yani? Herkes de oturmuş seni düşünecek orada.” diyerek eşin duygularını ve olayı küçümsemek yerine kırılan partner için olayın önemini anlayıp duygularına ve kendisine saygı duymak yapıcı bir iletişim sağlayacaktır.
Partnerler iletişim kurmaya çalıştıkları ya da çatışma sırasında kendilerini ifade etmeyi denediklerinde eşlerden birinin geri bildirim vermemesi, duygularını ifade etmemesi, kendini geri çekmesi iletişimin devam etmesini zorlaştıracaktır. Yaşanan çatışma konuşulup duygular ifade edilmedikçe eşler duyulduğunu ve anlaşıldığını hissetmekte zorlanır; dolayısıyla çift arasındaki duygusal bağ zedelenir.
Çatışmalar sırasında çiftler arasında iletişimi sarsan Mahşerin 4 Atlısı, çiftleri çözümden uzak tartışmaların kucağına bırakır. Eşler birbirlerini duyup anlamaktan ziyade içinden çıkılmaz bir kavga vermeye çalışırlar. Bu kavga hem yorucu hem yıpratıcı bir süreç ile seyreder çünkü defalarca birbirlerine aynı şeyi anlatsalar da seslerini duyurmakta zorlanırlar. Nefes alıp çatışmaya dışarıdan bakmak aslında söylemek kadar kolay değildir.
Eşlerin her ikisinin de iletişim dilinin farkında olmaları ve ilişki için bu dili düzenlemek adına emek sarf etmeleri çok değerlidir. Eşler arasında duygusal bağın kuvvetlendirilmesi, empati ve güven ortamının tekrardan kurulması gereklidir. Çatışmalar hep vardır ve olacaktır. Önemli olan bu çatışmaları nasıl yönettiğimizdir.
Tuğba UYSAL
Klinik Psikolog
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.
21/07/2026
17/07/2026
17/07/2026