DSM 5’e göre Beslenme ve Yeme Bozuklukları

Yazar Sezin Çelikkanat MısırlıPsikolog • 25 Aralık 2019 • Yorumlar:

***DSM 4’te bebekliğe ve çocukluğa ilişkin yeme sorunlarıyla yetişkinliğe ilişkin yeme sorunları birbirinden ayrılmıştı. Ancak DSM 5’te bunlar –ister çocuklukta isterse yetişkinlikte çıksın bunların tanı ve tedavisi benzer biçimde yapılmaktadır gerekçesiyle- birleştirilmiştir.

  1. Pika

(bebeklik çağı ve çocuklukta yaygın)

  • En az 1 ay süreyle, sürekli olarak, besleyici değeri olmayan, besin değeri olmayan maddeleri yeme.

  • Besleyici değeri olmayan, besin olmayan maddeleri yeme tutumu, kişinin gelişimsel düzeyi ile uyumlu değildir.

  • Bu yeme davranışı, kültürel dayanağı olan ya da toplumsal olarak olağan kabul edilebilecek bir uygulama değildir.

  • Bu yeme davranışı, başka bir ruhsal bozukluk bağlamında ortaya çıkıyorsa (örn. anlık gelişimsel bozukluk, otizm açılımı kapsamında bozukluk, şizofreni), ayrıca klinik değerlendirilmeyi gerektirecek denli ağırdır.

  1. Geri Çıkarma (Geviş Getirme) Bozukluğu

(bebeklik ve çocukluk çağında yaygın)

  • En az 1 ay süreyle, kişinin sık sık yediği yiyeceği geri çıkarması. Çıkarılan yiyecek yeniden çiğnenebilir, yeniden yutulabilir ya da dışarıya tükürülebilir.

  • Sık sık geri çıkarma, eşlik eden bir mide-bağırsak hastalığına ya da başka bir sağlık durumuna bağlanamaz.

  • Bu yeme bozukluğu, yalnızca anoreksiya nevroza, bulimiya nevroza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ya da kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğunun gidişin sırasında ortaya çıkmamaktadır.

  • Bu belirtiler, başka bir ruhsal bozukluk bağlamında ortaya çıkıyorsa (örn. anlık gelişimsel bozukluk ya da başka bir nörogelişimsel bozukluk) ayrıca klinik değerlendirilmeyi gerektirecek denli ağırdır.

 

  1. Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu

A-Şu maddelerle ilgili durumların eşlik ettiği, uygun beslenme ve/veya enerji gereğinin sürekli karşılanmaması ile kendini gösteren bir yeme bozukluğu

  • Belirgin bir kilo kaybı (ya da çocuklarda beklenen kilo alımını sağlayamama veya büyümenin duraklaması)

  • Belirgin bir beslenme eksikliği

  • Enteral (tüp yardımıyla) beslenmeye ya da ağızdan besin destekçilerine bağlı kalma

  • Ruhsal-toplumsal işlevselliğin belirgin olarak düşmesi

B-Bu bozukluk, ulaşılabilir yiyecek olmaması ya da kültürel olarak onaylanan bir uygulama ile daha iyi açıklanamaz.

C-Bu yeme bozukluğu, yalnızca anoreksiya nervoza ya da bulimiya nervozanın gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve kişinin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk olduğuna ilişkin bir kanıt yoktur.

D-Bu yeme bozukluğu, eş zamanlı bir sağlık durumuna bağlanamaz ya da başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz. Bu yeme bozukluğu, başka bir durum ya da bozukluk bağlamında ortaya çıkarsa; söz konusu durum ya da bozukluğun yol açabileceğinden daha ağır olur ve klinik açıdan ayrıca ele almayı gerektirir

  1. Anoreksiya Nervoza

(%95 kızlarda, ergenlerde yaygın)

A-Gereksinimlere göre enerji alımını kısıtlama tutumu, kişinin yaşı, cinsiyeti, gelişimsel olarak izlediği yol ve beden sağlığı bağlamında belirgin bir biçimde düşük bir vücut ağırlığının olmasına yol açar. Belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığı, olağan en düşüğün altında ya da çocuklar ve gençler için beklenen en düşüğün altında olarak tanımlanır.

B-Kilo almaktan ya da şişmanlamaktan çok korkma ya da belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığında olmasına karşın kişinin, kilo almayı güçleştiren sürekli davranışlarda bulunması.

C-Kişinin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk vardır, kişi,  kendini değerlendirirken vücut ağırlığı ve biçimine yersiz bir önem yükler ya da o sıradaki düşük vücut ağırlığının önemini hiçbir zaman kavrayamaz.

Tedavi:

   Anoreksiya nervoza yaşamı tehdit edebilecek derecede ağırlaşabilen bir rahatsızlıktır ve kişilerin çoğunda tedaviden kaçma eğilimi vardır.

  Ağır kilo kaybı olan kişilerin hastanede tedavi görmesi gerekir. Öncelikle kişinin kilo almayacağına inandığı bir rejim uygulanması konusunda anlaşılır. Kişiyle iş birliği yapmak bu noktada çok önemlidir. Yapılan anlaşmaya uygun günlük kilo artışı için giderek artan ödüller verilir. Bunun yanı sıra aileyle görüşmeler ve psikoterapi gereklidir. Kişinin yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesine, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmeye ve sorunlarının ele alınarak çözümlenmesine çalışılır. İlaç tedavisinde daha çok antidepresanlar kullanılır.

  1. Bulimiya Nervoza

(kadınlarda erkeklere oranla 10 kat fazla, ergenlerde yaygın)

A-Yineleyici tıkınırcasına yeme dönemleri. Bir tıkınırcasına yeme dönemi şu iki madde ile belirlidir:

  • Benzer koşullarda, benzer sürede, çoğu kişinin yiyebileceğinden açıkça daha çok yiyeceği, ayrı bir zaman biriminde (örn. herhangi iki saatlik bir sürede) yeme.

  • Bu dönem sırasında yemek yemeyle ilgili denetiminin kalktığı duyumunun olması (örn. kişinin yemek yemeyi durduramadığı duygusu, ne ya da ne denli yediğini denetleyemediği duygusu)

B-Kilo almaktan sakınmak için, kendi kendini kusturma, laksatif ilaçları, idrar söktürücü ilaçları ya da diğer ilaçları yanlış yere kullanma, neredeyse hiç yememe ya da aşırı spor yapma gibi yineleyen, uygunsuz ödünleyici davranışlarda bulunma.

C-Bu tıkınırcasına yeme davranışlarının ve uygunsuz ödünleyici davranışların her ikisi de ortalama 3 ay içinde, en az 1 haftada 1 kez olmuştur.

D-Kendilik değerlendirmesi, vücut biçiminden ve ağırlığından yersiz bir biçimde etkilenir.

E-Bu bozukluk, yalnızca anoreksiya nervoza dönemleri sırasında ortaya çıkmamaktadır.

(Ağır olmayan; ortalama haftada 1-3 kez,

Orta derecede; ortalama haftada 4-7 kez,

Ağır; ortalama haftada 8-10 kez,

Aşırı düzeyde; ortalama haftada 14 ya da daha çok kez uygunsuz önleyici davranış olması)

Tedavi:

Bulimiya hastaları Anoreksiya’da olduğu gibi yardımı reddetmezler, hatta yardım ararlar. Bulimiya nervozalılar genelde ayakta tedavi edilebilirler. Genelde antidepresan ilaçlarla tedavi uygulanır. Ama sadece ilaç tedavisi yeterli olmaz. Mutlaka bilişsel-davranışçı psikoterapi de uygulanmalıdır. İlaç ve psikoterapi ile bu belirtiler durdurulabilse bile hastaların çoğunluğunda depreşmeler olur.

  1. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

A-Yineleyici tıkınırcasına yeme dönemleri. Bir tıkınırcasına yeme dönemi bu maddelerin her ikisi ile belirlidir:

  • Benzer koşullarda, benzer sürede, çoğu kişinin yiyebileceğinden açıkça daha çok yiyeceği, ayrı bir zaman biriminde (örn. herhangi iki saatlik sürede) yeme.

  • Bu dönem sırasında, yemek yemeyle ilgili denetiminin kalktığı duyumunun olması (örn. kişinin yemek yemeyi durduramadığı duygusu, ne ya da ne denli yediğini denetleyemediği duygusu)

B-Tıkınırcasına yeme dönemlerine bu maddelerden en az üçü

  • Olağandan çok daha hızlı yeme.

  • Rahatsızlık verecek düzeyde tokluk hissedene dek yeme.

  • Bedensel açlık duymuyorken aşırı ölçülerde yeme.

  • Ne denli yediğinden utandığı için kendi başına yeme.

  • Daha sonra kendinden tiksinme, çökkünlük yaşama ya da büyük bir suçluluk duyma.

C-Tıkınırcasına yeme ile ilgili olarak belirgin bir sıkıntı duyulur.

D-Bu tıkınırcasına yeme davranışları, ortalama 3 ay içinde en az haftada 1 kez olmuştur.

E-Tıkınırcasına yemeye, bulimiya nervozada olduğu gibi yineleyen uygunsuz ödünleyici davranışlar eşlik etmez ve tıkınırcasına yeme, yalnızca bulimiya nevroza ya da anoreksiya nervozanın gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır.

(Ağır olmayan; ortalama haftada 1-3 kez,

Orta derecede; ortalama haftada 4-7 kez,

Ağır; ortalama haftada 8-13 kez,

Aşırı düzeyde; ortalama haftada 14 ya da daha çok kez tıkınırcasına yemenin olması)

  1. Tanımlanmış Diğer Bir Beslenme ve Yeme Bozukluğu

 

  • Atipik Anoreksiya Nervoza: Belirgin kilo kaybına karşın kişinin vücut ağırlığının olağan sınırlar içinde ya da olağan sınırların üzerinde olmasının dışında anoreksiya nevroza için bütün tanı ölçütleri karşılanır.

  • Bulimiya Nervoza (düşük sıklıkta ve/veya sınırlı süreli): Tıkınırcasına yemenin ve uygunsuz ödünleyici davranışların, ortalama, haftada 1 kezden daha az veya 3 aydan daha kısa süreli olması dışında bulimiya nervozanın bütün tanı ölçütleri karşılanır.

  • Tıkınırcasına yeme bozukluğu ( düşük sıklıkta ve/veya sınırlı süreli): Tıkınırcasına yemenin, ortalama, haftada 1 kezden daha az ve/veya 3 aydan daha kısa süreli olması dışında tıkınırcasına yeme bozukluğunun bütün tanı ölçütleri karşılanır.

  • Çıkarma bozukluğu: Vücut ağırlığını ya da biçimini etkilemek için, tıkınırcasına yeme olmadan, yineleyen çıkarma davranışı (örn. kendi kendini kusturma ya da laksatif ilaçların, idrar söktürücü ilaçların ya da başka ilaçların yanlış yere kullanımı).

  • Gece yemek yeme bozukluğu: Uykudan uyanarak yemek yeme ya da akşam yemeğinden sonra aşırı yiyecek tüketme ile kendini gösteren, yineleyen gece yemek yeme dönemleri. Yemek yendiğinin farkında olunur ve yemek yendiği anımsanır. Gece yemek yeme, kişinin uyku-uyanıklık döngüsündeki değişiklikler ya da yerel toplumsal değerler gibi dış etkilerle daha iyi açıklanamaz. Gece yemek yeme, belirgin sıkıntıya ve/veya işlevsellikte düşmeye neden olur. Düzensiz yeme örüntüsü, tıkınırcasına yeme bozukluğu ya da madde kullanımı da içinde olmak üzere, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve başka bir sağlık durumuna ya da ilacın etkisine bağlanamaz.

 

  1. Tanımlanmamış Beslenme ve Yeme Bozukluğu

Beslenme ve yeme bozukluklarından herhangi özgül biri için tanı ölçütlerini karşılamamanın özel nedeni klinisyenlerce belirlenmek istenmediğinde ve daha özgül bir tanı koymak için yeterli bilgi olmadığı durumlarda (örn. acil servis koşullarında) kullanılır.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Yorumlar: (0)