Erteleme Tembellik mi? Yapmam Gerekeni Bildiğim Hâlde Neden Başlayamıyorum?
Uzman Klinik Psikolog Mert Adil
Yapmanız gereken bir işe başlayamamanız, tek başına tembel olduğunuz anlamına gelmez. Bir raporu hazırlamak, bir sınava çalışmak ya da iş başvurusu yapmak istediğiniz hâlde başlangıcı sürekli erteliyor olabilirsiniz. Günün sonunda hem iş beklemeye devam eder hem de “Neden yine yapamadım?” sorusuyla kendinizi eleştirirsiniz.
Erteleme, gecikmenin olumsuz sonuçlarını öngördüğünüz hâlde yapmayı amaçladığınız bir işi gereksiz yere sonraya bırakmanızdır. Bu davranışı anlamak için başlayacağınız anda ne hissettiğinize ve ertelemenin size kısa süreli olarak ne sağladığına bakmak gerekir.
Her gecikme bu anlama gelmez. Daha acil bir sorumluluğu öne almak, gerekli bilgiyi beklemek veya dinlenmeye zaman ayırmak makul olabilir. Gerçekçi olmayan bir iş yüküyle karşı karşıyaysanız, çalışma planınızın yanında beklentileri ve koşulları da gözden geçirmek gerekir.
Başlamadan önce hissedilen rahatsızlık
Bazen görev zihninizde yalnızca yapılacak bir iş olarak durmaz. O işe başlamak, başarınızın değerlendirilmesi, eksiklerinizle karşılaşmanız ya da nereden başlayacağınızı bilememeniz anlamına gelir. Henüz dosyayı açmadan kaygı, sıkıntı veya isteksizlik hissedebilirsiniz.
Örneğin, tezine çalışacak bir yetişkin öğrenci, ilk paragrafı yazarken konuyu yeterince bilmediğini düşünebilir. Bir çalışan ise hazırladığı raporun eleştirilmesinden çekinebilir. Bazı görevlerde de belirgin bir başarısızlık korkusu yoktur; işin sıkıcı olması veya sonucunun çok uzakta görünmesi başlamayı güçleştirebilir.
Ertelemeyi kısa süreli duygu düzenleme açısından açıklayan yaklaşım, kişinin o anda yaşadığı rahatsızlığı azaltmayı uzun vadeli hedefinin önüne koyabileceğini vurgular. Bu, her ertelemenin aynı nedenle ortaya çıktığı anlamına gelmez. Kendi örneğinizde hangi duygunun ve düşüncenin etkili olduğunu fark etmek önemlidir.
Kaçınmanın kısa süreli rahatlatması
Raporu açmanız gerektiğinde telefonunuza bakmak, daha kolay bir işle uğraşmak veya masanızı yeniden düzenlemek kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Zorlandığınız görevden uzaklaşınca gerginliğiniz azalır. Bu rahatlama, benzer bir durumda yeniden ertelemeyi daha çekici hâle getirebilir.
Ancak görev beklemeye devam eder. Teslim tarihi yaklaştıkça zaman baskısı artabilir; suçluluk ve kendinize yönelik eleştiri de eklenebilir. Bir sonraki başlangıçta yalnızca işin kendisiyle değil, biriken bu duygularla da karşılaşırsınız.
Bu nedenle, ne kadar zaman kaybettiğinizin yanında ertelemenin hemen öncesini ve sonrasını incelemek yararlıdır. “Dosyayı açmadan önce ne düşündüm?”, “Başka bir işe geçince nasıl hissettim?” ve “Akşam bunun bedeli ne oldu?” soruları, davranışı sürdüren döngüyü görünür kılabilir.
Mükemmeliyetçiliğin başlangıca etkisi
Bir işi iyi yapmak istemek, kendi başına erteleme nedeni değildir. Güçlük, ilk denemenin de kusursuz olması gerektiğini düşündüğünüzde veya yaptığınız işin kalitesini kişisel değerinizin ölçüsü hâline getirdiğinizde belirginleşebilir.
“Tam olarak hazır olmadan başlayamam” düşüncesi, hazırlık aşamasını uzatabilir. Bir metin yazacak kişi tekrar tekrar kaynak toplarken tek bir paragraf yazmayabilir. İş başvurusu yapmak isteyen biri de özgeçmişini sürekli düzeltip başvuruyu göndermeyi geciktirebilir.
Burada çalışılabilecek konu, görevin gerektirdiği özenle kendinize koyduğunuz katı koşulları ayırmaktır. Bir ilk taslakta hangi eksikler kabul edilebilir? Kontrol etmek hangi noktaya kadar işe yarıyor? Bu sorular, kaliteyi önemsemeyi sürdürürken ilerlemeye alan açmanıza yardımcı olabilir.
Kendinizi eleştirmek başlangıcı zorlaştırabilir
“Ben zaten disiplinsizim” gibi genel bir yargı, belirli bir davranışı kişiliğinizin tamamına bağlar. Kendinize bu şekilde seslendiğinizde işe dönmek daha ağır bir deneyim hâline gelebilir.
Daha somut bir ifade kullanmayı deneyebilirsiniz: “Bugün rapora başlamayı erteledim. Eleştirilmekten çekindim ve telefona yöneldim. Şimdi ilk bölüm için iki madde yazabilirim.” Böylece gecikmeyi kabul eder, nedenini inceler ve yapabileceğiniz davranışı belirleyebilirsiniz.
Ertelemeyi azaltmak için uygulanabilir adımlar
1 İlk somut adımı belirleyin
“Teze çalışacağım” veya “Raporu bitireceğim” hedefi, başlangıç için fazla geniş kalabilir. İlk adımı gözle görülebilen bir davranışa çevirin. Örneğin, dosyayı açıp giriş bölümünde ele alacağınız iki noktayı yazın. İlk adım hâlâ zor geliyorsa onu biraz daha küçültün.
2 Kısa bir başlangıç süresi seçin
Bir oturuşta uzun süre çalışmayı beklemek yerine beş ya da on dakikalık bir başlangıç deneyebilirsiniz. Süre dolunca devam edip etmeyeceğinizi değerlendirin. Bu süreyi kişisel koşullarınıza göre ayarlayın; amaç başlamayı uygulanabilir hâle getirmektir.
3 Ne zaman ve nerede başlayacağınızı netleştirin
“Bugün bir ara” yerine, “Saat 10.00’da masaya oturduğumda raporun ilk bölümünü açacağım” gibi belirli bir plan kurun. Başlangıç sırasında sizi sıkça başka yere yönelten bildirimleri kapatmak veya telefonu erişiminizin dışına koymak da yardımcı olabilir.
4 Taslak hazırlama ve düzeltmeyi ayırın
Bir metin hazırlarken ilk aşamada düşüncelerinizi kabaca yazmayı, sonraki aşamada düzenlemeyi deneyin. Bu, bitmiş işin gerekliliklerini ortadan kaldırmaz. İlk taslağın amacı, üzerinde çalışabileceğiniz bir malzeme oluşturmaktır. Taslağın her cümlesini hemen düzeltme isteğinizi fark edin ve bunun ilerlemenizi nasıl etkilediğini gözlemleyin.
5 Rahatsızlıkla kısa süre kalmayı deneyin
Başlamak için kaygınızın veya sıkıntınızın tamamen geçmesini beklemeniz gerekmeyebilir. “Şu anda geriliyorum” diye fark edip seçtiğiniz küçük adımı bu duygu varken denemek mümkündür. Süreyi ve görevi yönetebileceğiniz düzeyde tutun. Rahatsızlığın mutlaka hemen azalmasını başarı koşulu hâline getirmeyin.
6 İlerlemenizi izleyin ve planı uyarlayın
İşin ne kadarının tamamlandığıyla birlikte planladığınız zamanda başlayıp başlayamadığınızı ve sizi neyin durdurduğunu da kaydedin. Bir gün aksadığında planın hangi kısmının zor geldiğine bakın. Daha küçük bir görev, farklı bir saat veya ek destek gerekebilir.
Küçük adımlar, işi tamamlamaya ilerleyen bir planın parçası olmalıdır. Dosyayı açmakla başlayabilirsiniz; ardından taslak hazırlama, düzenleme ve teslim etme için gerçekçi ara hedefler belirleyin. Sürekli hazırlık yapmakla görev üzerinde ilerlemek arasındaki farkı izleyin.
Erteleme psikoterapide nasıl ele alınır
Sivas’ta yetişkinlerle çalışan bir klinik psikolog olarak erteleme yakınmasını kişinin günlük yaşam koşulları, iş yükü ve duygusal güçlükleriyle birlikte değerlendirmenin önemini vurguluyorum. İşte, eğitimde veya ev yaşamında ortaya çıkan benzer gecikmeler farklı nedenlerle sürdürülebilir.
Bilişsel davranışçı yaklaşımda, yakın zamanda yaşanmış somut bir örnek incelenebilir. Görevin ne olduğu, kişinin o anda ne düşündüğü ve hissettiği, hangi davranışa yöneldiği ve bunun sonuçları birlikte ele alınır. Bu değerlendirme, kişiye uygun davranış değişikliği hedefleri belirlemeye yardımcı olur.
Örneğin, “Tam hazır hissetmeden verimli çalışamam” düşüncesi üzerinde çalışılıyorsa hazırlığı sınırlayıp kısa süreli bir taslak denemesi planlanabilir. Görüşmede kişinin ne beklediği, deneme sırasında ne yaptığı ve gerçekte ne olduğu değerlendirilir. Denemenin uygulanamadığı durumlarda da engeller incelenerek plan uyarlanır.
Psikolojik müdahalelere ilişkin araştırmalar, ertelemenin azaltılabileceğine dair bulgular sunar. Bilişsel davranışçı çalışmalar umut vericidir; ancak araştırmaların yöntem ve örneklem sınırlılıkları vardır. Sürecin hedefleri ve ilerleyişi bireysel değerlendirmeyle belirlenir.
Profesyonel destek gerektirebilen durumlar
Erteleme tekrar tekrar iş teslimlerini, eğitiminizi, günlük sorumluluklarınızı veya ilişkilerinizi etkiliyorsa psikolojik destek almak yararlı olabilir. Özellikle kendi başınıza denediğiniz değişiklikleri sürdürmekte zorlanıyorsanız sizi durduran etkenlerin birlikte incelenmesi önemlidir.
Yoğun kaygı, belirgin isteksizlik, uyku sorunları ya da uzun süredir devam eden dikkat ve organizasyon güçlükleri varsa bunlar da değerlendirilmelidir. Erteleme yaşamanız, tek başına depresyon veya dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı koydurmaz. Özellikle dikkat güçlüklerinin değerlendirilmesinde geçmişten bugüne nasıl sürdüğü ve yaşamın farklı alanlarını nasıl etkilediği dikkate alınır.
Değerlendirme sonucunda psikoterapi, çalışma koşullarının düzenlenmesi veya gerektiğinde psikiyatrik ve tıbbi değerlendirme planlanabilir. Böylece erteleme davranışıyla birlikte günlük yaşamda ilerlemeyi zorlaştıran diğer ihtiyaçlar da ele alınabilir.


