Gebelik Döneminde Psikolojik Süreçler

Yazar Gamze Kartal TellihanPsikolog • 4 Şubat 2020 • Yorumlar:

Gebelik kadının yaşamında bir dönüm noktasıdır. Bu dönemi yeni rollere uyum sağlama sürecine bağlı bir kriz dönemi olarak görmemiz mümkündür. Kadın için gebeliği ve beraberinde gelecek olan annelik duygularını benimsemek oldukça zor ve karmaşık bir süreçtir.

Kadının yaşamını etkileyen günlük stresörlere ek olarak gebelik; doğum ya da istenildiği halde çocuk sahibi olamama durumları,kişinin gündelik stresini arttırmaktadır. (Gökalp;2007)

Gebelik, bireylerin ebeveynlik rolüne adım attıklarını gösterir. Ancak gebe olmaya ya da ebeveyn olmaya karar verme her zaman planlı, bilinçli ve yalnızca bireylerin kendi isteğine bağlı olarak oluşmamaktadır.

Çoğu zaman bireyler, bir çocuk doğurmaya yönelik kendilerini motive eden faktörlerin farkında değildirler. Böyle olduğunda gebelik ve ebeveynlik rolüne uyum daha güç olmaktadır.

Eşler; toplumda bir statü elde etmek, bir kaybın yerini doldurmak, cinsel yeteneği kanıtlamak için ya da kültürel baskılardan dolayı bir çocuğa sahip olmak isteyebilirler. Gebenin ; fiziksel durumu, davranışları ve tepkileri büyük ölçüde içinde yaşadığı sosyal çevre tarafından belirlenmektedir. Gebelik deneyimini şekillendiren sosyal çevredeki faktörler; aile, kültür, din, sosyal, ekonomik, politik ve entellektüel koşullar olarak sıralanabilmektedir.

Hemen her toplumda özellikle kadınlar için gebe olma ve annelik rolünü üstlenme konusunda önemli bir baskı vardır. Anneliğe birçok toplumda bir yetiskin olarak bireyin yerine getirmesi gereken görev olarak bakılmakta, kadınlar sosyal olarak bu göreve yönelik hazırlanmaktadır. (Taskın 2007; Beydag 2007)

Eş, akran grubu ve aileden gelen baskılar da eslerin çocuk sahibi olma kararında etkileyici bir faktör olabilmektedir. Birey istemese bile başkalarını mutlu etmek için gebe kalmaya karar verebilmektedir.

Yapılan bazı çalışmalarda; %2.1 kadının gebelik kararını kendisinin vermiş olup, %5.9 kadının eşinin karar vermiş olduğu, %18.5 gebelik kararı alan kadının ise eşinin anne ve babasının isteği ile gebe kaldığı gözlenmiştir.  (Buran ,Sürenler 2005)

 

Bir diğer araştırma  sonucuna göre, gebelik sorunları ile isteyerek gebe kalma durumları, çevre ile aile arasındaki uyum arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca gebelerin depresyon düzeyleri ile eşleriyle uyumu, gebelik süresince destek aldıkları kişiler arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.

 

Anne adayının psikososyal durumu anlaşılmaz ve desteklenmezse gebelik depresyonunun görülme olasılığı artar.  Gebelik depresyonunda psikososyal faktörler rol oynar. Bunlar; gebelik hakkında kararsızlık, planlanmamıs gebelik, çocukluk çagı suistimal öyküsü, küçük yas veya olumsuz düşüncelerin bulunması, çocuk sayısının fazla olması, ev içinde şiddet veya evlilik çatışmaları, düşük eğitim düzeyi ve işsizlik, madde bagımlılıgı ve sigara içmedir. (Marakkoglu 2008).

 

Gebelerde psikolojik degisiklikleri, gebelikdönemlerine göre inceleyecek olursak; I. II.ve III. Trimester olmak üzere; Gebelik sürecini gözden geçirmek gerekir.

I.Trimester

Ambivalan ( zıt ) duygular ( Bebeğiyle ilgili çok az sevinç duyulan devre), mide bulantılarının olması, kendisini yorgun hissetmesi, hasta olmadığı halde kendisini iyi hissetmemesidir. Diğer taraftan bu trimesterde sağlıklı olduğuna ve gebeliğinin iyi gittiğine inanmak ister.

Gebeliğin 12. haftası zıt duyguların en yoğun yaşandığı dönemdir.

II. Trimester

Bu dönemde kadının bulantıları geçer, gücü yavaş yavaş artar. Kendini iyi hisseder, olumlu duygular geliştirir.  Ambivalan duygular ortadan kalkar.

 

Bununla birlikte kadının ilgisi kendi içine yönelmiştir. İçinde canlı olduğunu hissedebilir. Başlangıçta kendinin bir parçası olarak hissederken,  daha sonraları ondan farklı bir varlık olduğunu kabul eder.

Gebenin kişiliği bu dönemde daha bir denge içerisindedir. Gebelik benimsenmiş olsa bile bazı şaşırtıcı davranışları vardır.

-aşırı duyarlılık

-alınganlık

-huzursuzluk

-ani kızgınlık

-büyük mutluluk duygularında ani ve nedensiz değişimler görülür.

Kendisi ve bebekle ilgili bilgileri öğrenmeye istek duyar. Diğer kadınlarla konuşmaya başladığı dönemdir.

III. Trimester

Fiziksel görünümü tamamen değişir. Büyüyen karnı hareketlerini kısıtlar. Yeni beden sınırlarına uymakta sıkıntı yaşar,  daha çabuk yorulur ve bu sorunlar kadını rahatsız eder. Artık gebelikten bıkmaya başlamıştır. Doğum hakkında endişeleri vardır. Fetüsün hareketleri kuvvetli tekmelere dönüşür. Evden çıkarsa, bebeği ve kendine bir şey olacak endişesi taşır. Çevresinden gelen uyarılar da bu yöndedir. Bebeğin ailenin diğer fertleri tarafından beklenmesi çok büyük önem tasır. Bebeğin reddedilmesi kadın için kendinin reddedilmesi anlamına gelir. Kocasının desteğini ister.

Son ayda ambivalan duyguları yenidenyasamaya baslar. Gebelikten nefret eder, bebeği ister, fakat doğumdan korkar.

Gebeye duygusal destek verebilmek için;

Gebeliğin, kadının ve ailelerin yaşamındaki anlamını araştırmalı, olumlu ve olumsuz duygularını açıklaması için anne desteklenmeli, ambivalanan duyguları arttıran olgular belirlenmeli, yaşanan anksiyetenin derecesi belirlenmelidir. Gebe birçok açıdan değerlendirip onun sorunları belirlenmelidir. Bu sorunlarla başa çıkabilmesi sağlanmalıdır. Özellikle fiziksel ve psikolojik sorunları azaltmak için, gebenin kendisini ve ailesini de dahil ederek bakım ve tedaviyi yürütmelidir. Aile ve arkadaş desteği yanında, sağlık çalışanlarının desteği de bakımda yer aldığında daha iyi bir gebelik ve doğum gerçekleşir.

Psikolog;

kadının duygularını açıklayabilmesi için desteklemeli, gebeliğin kadın için ne anlama geldiğini, ne zaman yardıma ve desteklenmeye ihtiyaç duyacağını belirlemelidir. Daha çok çözümlenebilecek sorunlar üzerinde yoğunlaşmalı ve kadınları gerçeklere yöneltmelidir.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)