GELECEĞİMİZ OBEZ OLMASIN…

Yeni dikilmiş bir ağaç sulandığı ve bakımı yapıldığı sürece büyür, gelişir. Çocukluk dönemi de bizlerin büyüdüğü ve geliştiği bir dönemdir. Çocuğun kilo alma hızı ve boyunun uzama hızının bu dönemde kontrol edilmesi ve belirli aralıklarda tutulması önemlidir. Çocukların da yetişkinlerde olduğu gibi enerji alımları ve harcamaları denge halinde olmalıdır. Enerji karbonhidrat, yağ, protein dediğimiz besin öğelerinden sağlanır. Harcama ise aktiviteler, besinlerin termik etkileriyle ve dinlenme enerji harcaması ile olur.

Alınan enerji ve harcanan enerji arasındaki denge kurulduğu sürece obezite görülmez. Ancak dengesizlik %2 olduğu andan itibaren çocuk obezite ile karşı karşıya demektir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken; sorunla karşılaşmanın nedeninin enerji alımı fazlalığından mı yoksa enerjiyi harcayamamaktan dolayı mı olduğudur.

Şişman olan bir çocuğun yetişkinlik döneminde birçok hastalıkla karşılaşma olasılığı oldukça yüksektir. Bu nedenle şişmanlık derecesine gelmeden belirli yaşlarda çocuğun boyunun ve kilosunun takip edilerek yetiştirilmesi önem taşımaktadır.

Günümüzde fazla kiloya sahip çocukların %80’i gelecekte obezite ve birçok hastalık ile karşılaşan yetişkinler olacaktır. Birçok hastalığın yaşı çocukluk dönemine kadar düşmüştür. Tip II dediğimiz insülinden bağımsız diyabet normalde 50 yaşlarından itibaren görülüyorken artık küçük yaşlarda da görülmektedir.

Çocuğun bu dönemde ruh hali de önem taşımaktadır. Çocuklar yetişkinlere göre daha duygusaldır ve her türlü olumsuzluktan anında etkilenmektedirler. Yanlış bir yöntem kullanıldığı takdir de içe dönüklük, iletişim sorunları, derslerinde başarısızlık gibi sorunlar oluşabilmektedir. Bu nedenle bunun bir ekip işi olarak görülmesi gerekir. Çocuk, ebeveynler, diyetisyen, psikolog ve doktorlar bu yolda beraber yürümelidir.

Kişilerin boy, kilolarına bağlı olarak kilolu olma derecelerini belirleyen indekse beden kitle indeksi (BKI) denir. Bu değer ağırlığın boyun karesine bölümü ile bulunmaktadır.

 

Geleceğimiz obez olmasın diyorsak işte size 15 kural:

  • Şekerli ve yağ oranı fazla olan yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Çocukların tat alma duyusu 2 yaşına kadar gelişmektedir. Bu nedenle çocuk 2 yaşına kadar şeker ve tuz ile tanıştırılmamalıdır.

  • Asit ve şeker oranı yüksek içeceklerden uzak durulmalıdır.

  • Kepekli tahıl ürünleri, tavuk, balık-deniz ürünleri, süt ve yağsız et tüketilmelidir.

  • Hamburger yerine evde ekmek arası yeşillikler ve evde yapılan köfteden bir tost hazırlayın.

  • Sabahları kahvaltı yapmak istemese bile evden çıkmadan mutlaka en azından süt ve meyve ile bir ara öğün yapmasına özen gösterin.

  • Yapılan çalışmalar kalp ve damar hastalıklarının giderek arttığını göstermiştir ve bu nedenle 2.yaştan itibaren süt, peynir, yoğurtta yarım yağlı veya yağsız ürünlerin tüketilmesine dikkat edilmelidir.

  • Meyve ve sebze tüketimine dikkat edilmelidir.

  • Beynimiz yemek yediğimiz andan itibaren 20.dakikada doyduğunu anlamaktadır bu nedenle çocuklara yavaş yemek yeme alışkanlığı kazandırılmalıdır.

  • Yemek yerken televizyon izlenmesi ne kadar yediğinizin farkına varmamanızı sağlar bu yüzden ne siz ne çocuğunuz yemek yerken televizyon izlememeye dikkat ediniz.

  • Ara öğünler ana öğünlerinizde yemeklere saldırmamızı önler ve metabolizmamızın çalışmasına katkıda bulunur bu nedenle ara ve ana öğünler atlanmamalıdır.

  • Besinlerin ceza ya da ödül olarak görülmesi yanlıştır.

  • Sağlıklı, az kalorili atıştırmalıkların hazırlanması çocuğunuzun zararlı abur cuburları yemesini önleyecektir. Bunu çocuğunuzla yapmanız çocuğunuzun ilgisini de çekecektir.

  • Su içme alışkanlığı kazandırın.

  • Özellikle 3 yaşına kadar çocuklar bizler ne yapıyorsak ne yiyorsak hafızalarına almaktadır bu nedenle özellikle 3 yaşına kadar beraber kahvaltı yapmaya özen göstermeliyiz.

  • Çocukların özellikle yüzme, basketbol, voleybol ve tenis gibi sporları bilinçli yapmaları ve ilerleyen dönemlerde alışkanlık haline getirmeleri önemlidir.

 

Yazar

Yorumlar: (0)