Başkalarına sürekli “evet” demek, çoğu zaman farkına varmadan kendine “hayır” demek anlamına gelir. İstemediğiniz bir plana katılmak, üstlenmek istemediğiniz bir sorumluluğu almak, hayır demek istediğiniz bir isteği kabul etmek; kısa vadede çevreyi memnun etse de uzun vadede kişinin enerjisini, motivasyonunu, öz saygısını ve hatta bedensel sağlığını yıpratır. Sürekli evet diyen kişilerde tükenmişlik, içerleme, pasif-agresif tepkiler ve kronik yorgunluk sık görülür. Hayır diyememenin altında genellikle onaylanmama, sevilmeme ya da terk edilme korkusu, kimi zaman da çocuklukta öğrenilmiş bir “uyumlu olma” örüntüsü yatar. Oysa sınır koymak bencilce bir tutum değil, kendine sahip çıkmanın temel bir biçimidir.
Birincisi zaman istemektir: “Sorduğun için teşekkürler, takvimime bakıp döneceğim.” Bu cevap o anki sosyal baskıyı kırar ve sağlıklı bir karar verme alanı açar. İkincisi sandviç yöntemi olarak bilinen yumuşak red biçimidir: olumlu bir teşekkürle başlamak, nazikçe reddetmek, gelecek odaklı bir kapı bırakmak. “Beni davet ettiğin için teşekkürler, bu akşam kendime vakit ayırmam gerekiyor, başka bir zaman mutlaka.” Üçüncüsü ise doğrudan ve kısa cevap vermektir. Reddederken çok fazla açıklama yapmak karşı tarafa ikna kapısı bırakır; nezaket çoğu zaman netliktir. “Şu an müsait değilim, yardımcı olamayacağım.” cümlesi yeterlidir.
Sizin sınırlarınıza saygı duyan kişiler hayatınızda kalmaya devam edecektir; göstermelik bir uyum üzerinden kurulan ilişkiler ise zaten zamanla çözülmeye eğilimlidir. Kendi hayırlarınızın arkasında durmaya başladığınızda verdiğiniz evetler de çok daha değerli ve içten hâle gelir. Hayır demek konusunda yoğun zorluk yaşıyor, kronik biçimde başkalarına öncelik veriyor ve kendinizi sürekli geri planda buluyorsanız; sınır koyma becerisi üzerine çalışılan psikoterapi süreçleri oldukça etkili sonuçlar verir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.