İNME& FELÇ(Storke)

Yazar Kamil Bedii AksarayNörolog • 6 Aralık 2017 • Yorumlar:

Stroke yani İnme ya da Felç; beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ani veya hızlı başlangıçlı ve 24 saatten uzun süren lokal nörolojik bulgu ve belirtilerin oluşturduğu bir klinik sendromdur. Akut bir başlangıçla günün her saatinde acil olguları oluştururlar. Nörolojik hastalıklar içinde görülme sıklığı açısından birinci sırada yer alır. Doğurdukları sakatlıklarla bireysel, sosyal ve ekonomik sorunlara yol açarlar.

Stroke, dünya toplumlarında üçüncü ölüm nedeni olup, endüstrileşmiş toplumlarda hastane başvurularında ve sağlık harcamalarında önemli bir yer tutan hastalık grubudur. Stroke insidansı 55 yaşından sonra birbirini izleyen her 10 yılda iki kattan fazla artmaktadır. Epidemiyolojik çalışmalar stroke'un yıllık insidansının 150-250/100.000 olduğunu göstermektedir. Erkeklerde stroke insidansı kadınlara göre %30 daha fazladır. Kış aylarında stroke'un arttığı gözlenmektedir.

Damar tıkanıklığına bağlı strokelar tüm strokeların %80-90'nını oluşturmaktadır. Stroke insidansı son 30-35 yılda düşmektedir. Bu azalmaya paralel olarak ölüm oranlarında da düşme görülmüştür. Stroke'a bağlı ölümlerin azalmasına rağmen sakatlık oranları sabit ve hatta olasılıkla artmış kaldı.

Stroke, aksidantel (tesadüfi, kazara) olmayıp hastalığın meydana çıkışından yıllar önce harekete geçen olayların nihai sonucudur. Ancak belirli oranda açıklanamayan strokelar da vardır.

Stroke'ta; hipertansiyon, diyabetes mellitus, kalp hastalıkları ve geçici beyin damar tıkanıklığı atağı (GİA) önemli risk faktörleridir. Şişmanlık, alkolizm, sigara içme, madde kullanımı, egzersiz azlığı, sedanter yaşam, emosyonel stresler ve doğum kontrol ilacı kullanımı diğer risk faktörleridir. Ayrıca strok gelişiminde çevresel faktörlerin yanı sıra genetik etkilerin de yeri olduğunu geçmişteki birçok çalışma göstermiştir.

Beyin, bedenimizin en duyarlı ve işlevsel yeteneği en yüksek organıdır, 100 milyar'dan fazla sinir hücresi bulunmaktadır ve her biri yaklaşık 10.000 nöron ile bağlantılıdır. Kan dolaşımına gereksinimi hiçbir organla karşılaştırılamayacak derecede fazladır. Beden ağırlığının 1/50'si olduğu halde kalpten pompalanan kanın yaklaşık 1/5'ini kullanır. Metabolizması çok yüksek olan beyin dokusu oksijen ve glukozu depolayamadığı için bu iki maddenin kesintisiz teminine ihtiyaç gösterir.

Beyin damar tıkanıklığı; ya beyin damarlarının ateroskleosis'i yani damar sertliği ile tıkanması ile olur ya da beyin damarlarının pıhtı ile tıkanması neticesinde olur. Beyin kanamalarının sebebi ise genellikle hipertansiyon ve beraberinde bulunan aterosklerosis yani damar sertliğidir. Değişik derecelerde felç tüm strokeların klasik ve en sık görülen bulgusudur. Diğer sık görülen nörolojik bulgular arasında; şuur bozuklukları, konuşma ve anlama bozuklukları, yutma güçlüğü, dengesizlik, yürüme bozuklukları ve epileptik nöbetlerdir.

Beyin damarlarından birine pıhtı atması durumunda ilk 2 saatinde hastaların teşekküllü bir inme merkezine gelmeleri çok önemlidir. Kol damarından verilecek pıhtı eritici ilaç ile hastalar tamamen düzelebilmektedir. İki saatten uzun sürede hastaneye getirilen hastaların ilaç tedavisine ilaveten gerektiğinde damar içi tedaviye de alınmaları gerekmektedir.

Fonksiyonel iyileşmeyi azami seviyeye çıkarmak için rehabilitasyon süreci biran önce başlatılmalıdır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)

Yazar