Kalp Hastalıklarında Şikayetler

Yazar Hasan KasapKardiyolog • 11 Eylül 2018 • Yorumlar:

“Kalp-Damar Hastalıklarına Genel Bakış” adlı yazımızda da belirttiğim gibi, kalp-damar hastalıkları dünya üzerindeki tüm ölümlerin bir numaralı sebebidir. Sadece ölümlerin değil, yaşam kalitesini kısıtlayan sebeplerin de başında gelir. Kalp hastalıkları mâlesef kronik ilereyici hastalıklardır ve oluştuğunda çoğu zaman geriye dönüş yoktur. 

Bu nedenle hastalığa götürebilecek risk faktörlerini bilmek, bu faktörleri ortadan kaldırmak ya da kontrol altına almak, bir sonraki aşamada ise hastalığın belirtilerinin farkında olarak erken teşhis edilmesini sağlamak, kalp hastalıkları ile bireysel mücadelede en kritik ilk iki adımdır. 

Şikayetlerin neler olabileceğine geçmeden evvel belirtmem gereken çok önemli bir iki nokta var. 

1.) Aşağıdaki şikayetlerin varlığı her zaman bir kalp hastalığını işaret etmez

2.) Şikayetlerin şiddeti her zaman hastalığının şiddetini işaret etmez.

3.) Şikayetin olmaması hastalığının olmadığı anlamına gelmez. 

Yani; çok rahatsız edici şikayetleri olan birinde hiç hastalık olmayabilirken, hiç şikayeti olmayan ya da çok hafif şikayetleri olan birinde hayatı tehdit edebilecek kadar şiddetli bir hastalık bulunuyor olabilir. Özellikle de aşırı sigara-alkol kulananlarda ve diyabet (şeker) hastalığı gibi ağrı algısını beyne ileten sinirlerde tahribat (nöropati) yapan hastalığı bulunanlarda ağrısız kalp hastalıklarının görülme sıklığı oldukça fazladır.

Kalp Hastalıklarında en sık görülen şikayetler:

1.) Göğüs ağrısı

2.) Nefes darlığı

3.) Çarpıntı

4.) Halsizlik, Yorgunluk

5.) Bayılma (Senkop)

6.) Ödem 

7.) Morarma (Siyanoz)

8.) Öksürük

 

GÖĞÜS AĞRISI

Kalp hastalıklarının en sık ve en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Birçok sebep göğüs ağrısına neden olabilir. Kalbin yaptığı göğüs ağrısının birazdan bahsedeceğimiz bazı ayırdedici özellikleri vardır ve bu tarz göğüs ağrısı "Angina Pektoris" olarak adlandırılır.

Latince “angina (=boğaz enfeksiyonu)”, Yunanca “ankhone (=boğulma) ve Latince “pectus (=göğüs) kelimelerinden türetilen, “göğüste boğulma, sıkışma hissi” olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz Angina Pectoris kavramı, tıbbî terminolojide kalp ağrısı anlamında kullanılır. Tıpkı Nazım Hikmet’in yandaki Angina Pektoris şiirindeki gibi.

Angina Pektoris şu durumlarda oluşabilir.

 

1. Kalp damarlarında (koroner damarlarda) daralma: Egzersiz-stres gibi kalbin hızlandığı, daha kuvvetli kasıldığı, dolayısıyla daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu durumlarda, daralmış damardan geçebilen kanın, kalp kasının ihtiyacını karşılayamamasıyla

2. Kalp damarlarında tam tıkanıklık:  Kalp kasının hiç beslenememesi angina pektorise sebep olur. Bu beslenememe durumu yeterince uzun sürer ise kalp krizi (infarktüs) ile sonuçlanır.

3. Kalp damarlarında spazm: Koroner damarların duvarında düz kas olarak adlandıralan istemsiz çalışan kaslar vardır. Bu kasların stres, soğuk ve bazı ilaçlar gibi tetikleyici faktörlerin varlığında aniden kasılması da kalp kaslarına giden kan miktarını azaltacağından angina pectorise hatta uzun sürerse kalp krizine bile sebep olabilir.

4. Endotel fonksiyon bozukluğu: Koroner damarların iç yüzeyini döşeyen, endotel denen çok ince bir tabaka vardır. Bu tabaka tabiri caizse kaliteli bir asfalt gibi üzerindeki trafiğin hızla akmasını sağlar. Aynı zamanda salgıladığı maddelerle damarları genişletir, kan akışkanlığını artırır. Bu tabakanın fonsiyonlarının çeşitli sebeplerle bozulması da kan akımını yavaşlatacağından, kan akışkanlığını azaltacağından yine kalp kasının beslenmesi bozulabilir ve angina pectoris  oluşabilir.

5. Diğer sebepler: Kalbi besleyen damarlar normal olsa da, kalbe oksijeni taşıyan sistemlerde bir aksaklık oluşturan (özellikle solunum sistemi hastalıkları, hipoksi ve kan azlığına-anemiye neden olan) durumlar, aort darlığı, aort yetersizliği gibi kapak hastalıkları ve kalpten kanın çıkışını engelleyen aşırı kas kalınlaşmaları (hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati)  ve ciddi hipertansiyon, sonuçta yine kalp kasının beslenmesini bozarak angina pectorise yol açabilir.

Saydığımız sebeplerden bir ya da birkaçı birarada bulunarak angina pektorise sebep olabilir.

Özetlersek ; kalp kaslarında oksijen arz-talep dengesini bozan her durum angina pektorise sebep olabilir.

Başlarken belirttiğim gibi, her göğüs ağrısı kalp kaynaklı değildir. Birçok farklı sebep göğüs ağrısına sebep olabilir. Kalbe bağlı ağrı yani angina pektorisin  özelliklerini bilirsek, diğerlerinden ayırdetmek kolaylaşır.

 

Angina Pektoris’in özellikleri:

1.) Başlatan Sebepler : Angina pektoris genellikle eforla, ağır bir yemekle,  soğuğa karşı yürümekle, ve ani streslerle (üzüntü, heyecan, sinirlenme) tetiklenir. İstirahatte gelen angina pektoris sıklıkla daha ciddi bir kalp problemine; kalp krizine ya da kalp krizi tehditine işaret edebilir.

2.) Yerleşim Yeri ve Yayılımı: Genellikle göğsün ortasında, göğüs kemiğinin (sternum, iman tahtasının) arkasında veya hafif solunda, bazen de hemen mide üzerinde (epigastrium) başlayan, sol göğüs bölgesi başta olmak üzere tüm göğse, alt çeneye,sırta, mide üzerine, daha sıklıkla sol olmak üzere omuz ve kollara yayılır.

3.) Karakteri: Hastalar tarafından genellikle göğüste baskı, ağırlık, boğulma, daralma, sıkışma, ezilme, yanma, sıkıntı hissi şeklinde ifade edilen bir ağrıdır. Bazen nefes darlığı olarak da hissedilebilir. 

4.) Süresi : Tetikleyici faktörlerle başlayan angina pektoris, bu tetikleyiciler ortadan kalktığında dakikalarla ifade edilen bir sürede ortadan kaybolur. En sklıkla, efor sarfederken, özellikle yokuş yukarı yürürken gelen tipik angina pektoris, dinlenmekle 3-5 dakika içinde rahatlar. Daha nadiren de yürüyüşün ilk dakikalarında gelen ağrı, yürümeye devam ettikçe vücudun ısınmasıyla (egzersize adaptasyonla) dinlenmeye gerek kalmadan rahatlayabilir. Son zamanlarda başlamış, 10 dakikadan uzun süren, dinlenmekle geçmeyen ya da tetikleyici faktör olmaksızın istirahatte başlayan göğüs ağrıları ciddi bir kalp problemine işaret ediyor olabilir. 

 

 

Özetle, daha önce olmayan, yeni farkedilen ya da önceden bilinmesine rağmen şiddet-süre-yayılım olarak karakter değiştiren, göbek ile alt çene arasında herhangi bir bölgede hissedilen, noktasal olmayıp geniş bir alanı ilgilendiren, hele de yayılımı olan ağrıların olması durumunda ACİLEN bir kardiyolog ile görüşmeniz gerekir.

Angina Pektoris ile Karışabilecek Diğer Göğüs Ağrısı  Nedenleri:

Aort Yırtılması (Disseksiyonu): En acil tıbbi durumların başında gelir. Göğsün ortasında ama daha çok da sırtta hissedilen “yırtılır” tarzda ani başlangıçlı bir ağrıya sebep olur. İstirahatte ya da eforla başlayabilir, uzun sürelidir. Ağrıyla birlikte hastada terleme, morarma, tansiyon düşmesi, fenalık hissi, baygınlık olabilir.

Kalp Zarı İltihapları (Perikardit): Nefes alıp vermekle, göğüs hareketleriyle artar. Sırt üstü yatınca artması, öne doğru eğilince hafiflemesi tipik özelliğidir.. Genellikle ateş, nefes darlığı, çarpıntıyla birlikte görülür.

Akciğer Kaynaklı Ağrılar: Ana akciğer damarı ve dallarının pıhtıyla tıkanması durumu olan Pulmoner Emboli, göğsün ortasında şiddetli bir ağrıya neden olur. Tabloya öksürük, kanlı balgam, çarpıntı ve morarma eşlik edebilir. Akciğer zarı iltihapları (Plevrit), akciğer zarı yırtılmaları (pnömotoraks) ve akciğer enfeksiyonları (pnömoni) da göğüs ağrısına neden olabilir.

Mide ve Yemek Borusu (özefagus) Hastalıkları: En sık mide asidinin yenek borusuna kaçması olarak tarifleyebileceğimiz Gastroözefagial Reflu Hastalığı göğüs kemiğinin arkadında yanma hissine neden olarak angina pektoris ile karıştırılır. Bunun yanında özefagus spazmı ya da yırtılması, gastrit ve mide ülseri de göğüs ağrısına neden olabilir.

Kas-İskelet Sistemi ve İlişkili Hastalıklar: Kas spazmları, sinir sıkışmaları, boyun fıtıkları, omuz eklemini ilgilendiren hastalıklar, boyun ve göğüs omurlarının tutan dejeneratif-iltihabî hastalıklar, Herpes-Zoster enfeksiyonu gibi durumlar da sıklıkla göğsü ve kolları ilgilendiren ağrılar yaparak angina pektoris ile karıştırılabilir.

Psikojenik Ağrılar: Genç yaş grubunda belki de en sık göğüs ağrısı sebebidirler. Kronik anksiyete, stres bozuklukları, panik bozukluk gibi durumlar göğüs ağrısı algısına sebep olabilir.

ÇOK ÖNEMLİ BİR NOT: Göğüs ağrınızın nedenini bulmak sizin değil doktorunuzun görevidir. Burdaki bilgiler teşhis koymanız için değil, BİLGİ SAHİBİ OLMANIZ, FARKINDA OLMANIZ ve DOKTORA MÜRACAAT ETMENİZ içindir

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)