Karaciğer Yağlanması

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde aşırı miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve
son 10 yılda giderek artış gösteren önemli bir halk sağlığı sorunudur. Toplumumuzda her 3-4
kişiden birinde görülmektedir.
Karaciğer yağlanmasının ilerlemesi durumunda, “steatohepatit” denilen iltihaplı reaksiyona
dönüşe- rek %15-20 oranında siroza ve daha sonra karaciğer kanserine neden olabilmektedir.
Başlıca 3 durumdan oluşur:
• Gebeliğe bağlı akut yağlı karaciğer yağlanması
• Alkole bağlı karaciğer yağlanması
• Alkol veya gebeliğe bağlı olmayan (basit) karaciğer yağlanması
NEDENLERİ:
• İnsülin direnci
• Obezite
• Diabetes Mellitus Tip 2
• Trigliserid yüksekliği
• Aşırı alkol tüketimi
• Aşırı A vitamini kullanımı
• Uzun süre damar yolunda beslenme
• Hızlı kilo kayıpları (şok diyetler)
• Bazı ilaçlar


TANI
Obez, Diabetes Mellitus Tip 2, kan yağları yüksekliği olanlarda, karaciğer enzimlerinde de yükseklik
varsa karaciğer yağlanması düşünülür. Hepatit B ve C test- leri bakılır. Enzim yüksekliğinin başka
nedenleri de gözden geçirilmelidir. Karaciğer ultrasonografisi akla ilk gelen yardımcı tanı yöntemidir.
Hastalık ilerledik- çe karaciğer biyopsisine kadar gidilebilir.
TEDAVİ
Karaciğer yağlanmasında pek çok ilaç denenmiştir. Ancak kesin tedavisi için henüz bir ilaç
bulunamamıştır. Etkisi kanıtlanmış en iyi tedavi yöntemi “YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ”dir.
ALINABİLECEK ÖNLEMLER
Kilo Verilmesi: Mevcut kiloda %3 oranında bir azalma bile karaciğer yağının %35-100 gerilemesini
sağlar.
%10 oranında kilo kaybı ise karaciğerde oluşmuş bağ dokusunu bile geriletebilir. Karaciğerin kendisini
ye- nileyebilen bir organ olduğu unutulmamalıdır.
Ancak hızlı kilo verdiren şok diyetlerden kaçınıl- malıdır. Hızlı kilo kaybı; karaciğere yağ asidi
girişini arttırarak yağlanma sebebi olabilir. Haftada en fazla 1,5 kg verilmelidir.Obezite ameliyatları da
karaciğer yağlanmasının nedeni olabilir. Beyaz Un, Şekerli Yi- yeceklerden Uzak Durulması: Son
30-40 yıldır tüm Dünya’da çay şekeri yerine mısır şurubu (%90’ lara varan fruktoz=meyve şekeri
içerir.) kullanılmaktadır.
Fazla früktoz tüketen deney hayvanlarında diyabet, karaciğer yağlanması, pankreas kanseri,
hipertansi- yon daha fazla olduğu görülmüştür. Bisküvi, gofret, mayonez, baklava, pastane

ürünlerinde fruktoz bu- lunmakta ve bunlar insülin direnci, karaciğer yağlan- ması oluşturmaktadır.
Basit karbonhidratlar yerine (beyaz ekmek, pirinç, patates, mısır, cips, makarna, fruktoz içeren
hazır meyve suları, meşrubatlar) kompleks karbonhidrat- lar (tam buğday, baklagiller, taze meyve,
yeşil sebze- ler) tüketilmelidir.
Düzenli Yürüyüşler Yapılması: ideali her gün en az 45 dakika tempolu yürüyüşlerdir ancak en
azından haf- tada 150 dakikalık yürüyüşler bile karaciğer yağlan- masında önemli bir etken olan
insülin direncini azalt- maktadır.
Alkolden Kaçınılmalı: Alkol, karaciğer yağlanmasının en önemli nedenlerinden biridir. Erkeklerde
günde 60 gramdan fazla, kadınlarda 20-40 gram alkol alanlarda gelişme ihtimali %100 e yakındır.
Alkol sonucu vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar vererek siroz oluşumunu
kolaylaştırır.
Alkol bırakılırsa; alkole bağlı karaciğer yağlanması 6 hafta içinde iyileşir. Bir sonraki evre olan alkolik
hepa- tit de geri dönebilir. Ancak karaciğerde fibrozisin ve sirozun geri dönmesi mümkün değildir.
Diyabet, Kan Yağı Yüksekliği, Hipertansiyon Tedavisi Aksatılmamalı: Diyabet ve insülin direnci,
karaciğer yağlanmasıyla birlikte gider. Son yıllarda yapılan bi- limsel çalışmalar karaciğer
yağlanmasının kalp hasta- lıkları riskini arttırdığını göstermiştir.
Bitkisel karışımlardan ve gereksiz ilaç kullanımında kaçınılmalı
• Bitkisel proteinler, balık ve yeterli miktarda kırmızı et yenmeli; sakatatlardan, tavuk derisinden
kaçınılmalı
• Mevsim sebzeleri tüketilmeli
• Türk Kahvesi Günde 1-2 Fincan Tüketilmeli: Son ça- lışmalarda kahvenin içerdiği bazı antioksidan
ve ilti- habı önleyici maddelerin, karaciğer yağlanmasını ve alkole bağlı karaciğer hasarını düzelttiği
gösterilmiştir.
Yaşam değişikliği, dengeli beslenme ile karaciğer yağlanmasının geriye çevirmek mümkündür. Bu tanıyı alan
hastalar mutlaka yakın takip altında olmalıdır

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)

Yazar

Ülkü Kayalı Tufan

İç Hastalıkları Uzm. Dr.

Randevu al