Kardeş Kıskançlığı

Yazar Alara KöksalPsikolog • 13 Aralık 2018 • Yorumlar:

Çocuk ailenin ilgi odağıdır. Kardeş geldiği zaman belirli yaş gruplarındaki çocuklar bunu kıyasıya bir rekabete dönüştürürler. İlginin azalacağını, artık sevilmeyeceğini ve ikinci plana itileceği düşüncesi, küçük kardeşe yoğun öfke beslemesine neden olabilir. Bu düşünceler davranışlarına yansıdığı zaman ebeveynlerde endişe yaratır.

Bu duyguyu tam anlamıyla ortadan kaldırmanın ne yazık ki bir formülü yoktur fakat ebeveynlerin davranışları ve yaklaşım biçimleri bu süreci son derece etkilemektedir.

EBEVEYNLER BU KONUDA NELER YAPMALI NASIL BİR TUTUM SERGİLEMELİDİR?

Öncelikle sakin olun. Kıskançlık duygusu gayet normal hatta sağlıklı diyebileceğimiz bir duygudur. Fakat çocuğun kişilik ve karakter özelliklerine göre durum ciddi bir boyuttaysa bunu ele almak ve ihmal etmemek son derece önemlidir. Bu süreci hafif bir şekilde atlatabilmek için birtakım önlemler sizlere sunulabilir. Ancak iş ciddi bir boyuta geldiyse bir çocuk psikoloğuyla görüşmek bu açıdan ebeveynlere son derece yarar sağlayacaktır.

Kıskançlık duygusunu en aza indirgemek için aslına bakarsanız hamilelik sürecinde bu durumu çocuğunuzla paylaşmanız, onu dinlemeniz yarı yarıya kıskançlık şiddetini dindirecektir. Çünkü bebek dünyaya geldiğinde büyük kardeş bu durumu kabullenmiş ve kendi içinde sindirmiş olacaktır.

Yapılacak değişiklikleri örneğin büyük kardeşin okula başlaması gibi, yeni bir oda düzenlenmesi gibi faaliyetleri bebek dünyaya gelmeden önce gerçekleştirmeniz son derece önemlidir. Çocuğu okula göndermek, ‘istenmiyorum’ düşüncesine girmesine neden olabilir. Bu da oldukça olumsuzluk yaratır.

Eve yeni bir bireyin gelmesini çocuğunuz küçükse bir hikaye anlatır gibi anlatmalısınız. Eğer ki yaşı büyükse ondan fikir almanız (kardeşinin yatağı nasıl olsun gibi) çocuğunuza sorular sormanız çocuk için etkileyici olacaktır.

Aslına bakarsanız eve yeni bir bireyin gelmesi çocuk için merak uyandıran bir durumdur. Bebeğin altı nasıl değişiyor, sütü nasıl emiyor, sizler nasıl yaklaşıyorsunuz bunları inceler ve hafızasına atar. Bunu çocuk için olumlu bir şekilde değerlendirmek gerekir. Örneğin bezi değiştirirken yardım istemek, biberonu getirmesi için rica etmek çocukta sorumluluk duygusunun yanı sıra abilik/ablalık kavramının aşılanmasına da ortam sağlayacaktır. Yani çocuğunuza yapabileceği ölçülerde sorumluluk vermek son derece önemli bir olaydır.

Bu süreçte en uzak durulması gereken noktalardan biri kıskançlık üzerinedir. Çocuğu sinirlendirecek davranışlarda bulunmak, şaka yapma adı altında çocuğu kardeşten uzaklaştıracak davranışlar sergilemek çocuğu olumsuz etkiler. Bu konuda ebeveynler son derece dikkatli bir tutum sergilemelidir.

Yeni doğan bebek her şeyden habersizdir. Bu süreçte büyük kardeşle olan etkinliklerinize devam etmek (önceden her sabah parka gidiyorsanız elinizden geldiğince devamlılığını sağlamak) çocuğun hayatında çok büyük bir değişiklik olmadığı hissine kapılmasına sebep olur ve bu da son derece olumlu bir davranıştır. Fakat yeni doğan çocuktan dolayı suçluluk hissine kapılıp çocuğu olduğundan fazla şımartmak yanlış bir davranış olacaktır. Çocuğunuzun bilinçaltına annem babam suçlu ifadesini yerleştirmeyin.

Sonuç olarak bu yazılanların hiçbiri tabi ki hemen olmayacaktır. Bu belirli bir zaman gerektirir. Bu süreçte anne-baba son derece sakin, anlayışlı, tutarlı davranışlar sergilemelidirler. Çünkü çocuğa kızmak, bağırmak hiçbir sorunun cevabı olmaz aksine size yeni sorunlar yaratır. Bazen anne hem fiziksel hem ruhsal açıdan yorulmuş olabilir bu konuda eşler birbirine son derece destek olmalı görev paylaşımı içerisinde bulunmalıdırlar. Çaresiz kaldıklarını düşünüp çocuğa öfkelenebilir veya sesini yükseltebilirler. Bu bir çözüm değil aksine çocuğun hırçınlığını pekiştiren bir davranış modelidir. Çocuğa karşı tutarsız davranışlar sergilemek şu an ve ileriki evrelerde sizi çocuk açısından endişeye düşürebilir. Belirli bir süre dahilinde büyük kardeşte eskisi gibi canlılık göremiyorsanız, uykusuzluk, yemede sıkıntı gibi durumları gözlemliyorsanız psikologtan destek almanız son derece önem arz etmektedir.

Bu duyguyu ortada kaldırmak için ailelere büyük görevler düşmektedir. Tabi ki bu konuda aileler zorluk yaşayabilirler. Çaresiz kaldıklarını düşünüp çocuğa öfkelenebilir veya sesini yükseltebilirler. Bu bir çözüm gibi görünse de tam tersi çocuktaki hırçınlığı daha da pekiştirmekten başka bir işe yaramaz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)