KORONER ARTER HASTALIĞI

Yazar Cihan AltınKardiyolog • 7 Temmuz 2017 • Yorumlar:

Tanım:
Ateroskleroz (damar sertliği) vücutta orta ve büyük çaplı atar damarda lipid birikimi sonucu bu damarlarda daralma ile seyreden bir klinik tablodur. 

Ateroskleroz etkilediği damara göre çeşitli klinik durumlara neden olabilir. Koroner arter hastalığı da bu klinik tablolardan bir tanesidir. 

Koroner arterler kalp kasını besleyen damarlardır. Bu damarlarda meydana gelen daralma sonucunda kalp kasına gelen kan akımı azalır. Zamanla koroner damarlarda olan bu daralma ilerleyerek damarın tamamen tıkanmasına neden olabilir. Bu durum ciddi göğüs ağrısı, nefes darlığı ve efor kapasitesinde azalma bulgulara, kalp krizine ve ani kalp ölümlerine neden olabilir.
Kalp krizi çeşitli nedenlerden dolayı kalbin yetersiz beslenmesi sonucu meydana gelen kalp kasında görülen hücre ölümüdür. Kalp krizi sonucunda damar tıkanıklığının durumuna göre kalp kası çok ciddi oranda etkilenir. 

Tüm hastalarda göğüs ağrısı gibi tipik görülmeyebilir. Hatta bazı hastalarda ise hastalık sinsi bir şekilde ilerleyerek yıllarca hiçbir bulgu görülmeyebilir. Hastalığın ilerleyişi ve görülen bulgular hastadan hastaya değişmektedir. 

Koroner arter hastalığı dünya çapında görülen ölümler arasında birinci sıradadır. Bu nedenle bu hastalığın risk faktörlerinin iyi bilinmesi, risk altındaki hastaların dikkatli bir şekilde incelenmesi koroner arter hastalığının erken tanınması ve tedavisi için önemlidir.

Risk Faktörleri

Hiperlipidemi, hipertansiyon, diyabet, sigara, ailede koroner arter hastalığının varlığı koroner arter hastalığı için tipik risk faktörleridir. 
Koroner arter hastalığı üzerinde genetik faktörlerin etkisi tam olarak anlaşılmamış olsa da özellikle birinci derece yakınlarında erken yaşta (erkeklerde <45, kadınlarda <55) koroner arter hastalığı görülen bireyler ciddi risk altındadır. 

Hiperlipidemi koroner arter hastalığı açısından önemli bir risk faktörü olup 20 yaşını doldurmuş her bireyin 5 yılda bir kere lipid düzeylerine baktırması önerilmektedir. 

Ayrıca koroner arter hastalığı ile ilişkili ailevi hiperlipidemi sendromları da tanımlanmıştır. Bu sendromların erken dönemde tanınması ve tedavisi koroner arter hastalığının erken dönemde önlenmesi oldukça önemlidir. 

Bunlar dışında koroner arter hastalığı açısından risk altındaki bireyleri belirlemede kullanılan homosistein, lipoprotein a, fibrinojen ve C-reaktif protein (CRP) gibi laboratuar verileri vardır. Bunlar arasında özellikle CRP üzerinde çok çalışılmış bir molekül olup koroner arter hastalığı tanısında ve verilen tedaviye yanıtta sıkça kullanılmaktadır.  

Tanı

Risk faktörleri olan bireyler koroner arter hastalığı açısından yılda bir kere bir kardiyoloji doktoru tarafından değerlendirmelidir. 
Hastaların lipid profilleri ve elektrokardiyografileri her vizite incelenmeli. Gerekli görülen hastalarda efor testi, miyokard perfüzyon sintigrafisi ve koroner BTA gibi daha ileri tetkikler yapılmalıdır. 
Bu testlerde koroner arter hastalığı açısından yüksek kuşkulu bulgular olanlara tanıyı doğrulamak ve gerekli tedaviyi planlamak amaçlı koroner anjiyografi yapılmalıdır. Koroner anjiyografi koroner arter damarlarının kontrast madde verilerek görüntülenmesidir. İşlem sırasında koroner damarlardaki darlıklar saptanıp hastaların tedavisi planlanmaktadır.

Tedavi
Koroner anjiyografi sonrası koroner arter hastalığı saptanan hastalar damarlarındaki darlıkların ciddiyetine göre çeşitli tedavi seçenekleri vardır. Bunlar üç başlık altında toplanmaktadır.
1. Yaşam değişikliği
2. İlaç tedavisi
3. Koroner arterlere girişim (balon+stent uygulamaları)
4. Cerrahi (Bypass)

Yaşam değişikliği: Koroner arter hastalığı tanısı almış hastalara kesin olarak sigarayı bırakmaları, sigara içilen ortamlardan uzak durmaları, düzenli egzersiz yapmaları (en az haftada üç kez olmak üzere 45 dakika tempolu yürüyüş) bir diyetisyen tarafından değerlendirilip uygun diyet yapmaları önerilmektedir.
İlaç tedavisi: Koroner hastalığı için kullanılan başlıca ilaçlar; aspirin, klopidogrel, beta blokerleri, ACE inhibitörleri, nitratlar ve kalsiyum kanal blokerleridir. Bu ilaçlar uygun hastalarda değişik kombinasyonlarda kullanılmaktadır.

Koroner arterlere girişim: Uygun hastalarda koroner damarlardaki darlıklar balon ve stent uygulamalarıyla açılabilmektedir. Stent takılan hastalarda işlem sonrası yaşam değişiklikleri ve ilaç tedavisi stentlerin açık kalabilmesi için oldukça önemlidir. Bu tedavi yapılan hastaların doktorların yakın takibi altında olması gerekmektedir.

Cerrahi: Üç damarında da ciddi darlıkları olanlar, sol ana koronerde ciddi lezyonu olanlar, diyabetik hastaları cerrahi için başlıca adaylardır. Uygun hastalar bu tedaviden oldukça yarar görmektedir.
/p>

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)