MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – III

Yazar Hakan ErtokAkupunktur Uzmanı • 2 Eylül 2017 • Yorumlar:

Migren’e en sık olarak 16-35 yaşları arasında, bayanlarda daha fazla rastlamaktayız.Görülme sıklığı 50’li yaşlardan itibaren azalır.

Ağrı, zonklayıcı bir ağrıdır. Başın bir yarısını tutar.Bazı hastalarda ağrı, yarım baş ağrısı şeklinde başlayıp, daha sonra başın tamamını kaplayacak şekilde yayılır. Ağrının süresi ve şiddeti çok değişkendir, hastadan hastaya değişir. Ancak şu varki; ağrı krizi geldiği zaman kişiyi hayatından ve sosyal çevresinden koparır. Bu krizlerin belli aralıklarla tekrarlanması nedeniyle, hastada zamanla bıkkınlık, yılgınlık ve karamsarlık duyguları da gelişir. İşte bu duyguların oluşmaya başlaması; hastalığı daha da kısır döngüye sokarak, kronikleşmesine neden olur. Kliniğimize migren şikayeti ile başvuran hastalarımızın hemen hemen neredeyse tamamında, depresyon da saptamaktayız.Akupunktur tedavisi bütüncül bir tedavi imkanı sağladığı için, hastanın depresyonunu da tedavi etmekteyiz.

Bu zonklayıcı ağrıya birçok yandaş belirtiler de eşlik edebilir. Bu yandaş belirtiler; bulantı, kusma, ses ve ışıktan rahatsız olma, gözlerde ışık uçuşmaları, bazı hastalarda burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma ve bazı nadir hastalarda terleme…

İşte migren hastalığının karakteri ve yapısı…Gerçekten çeken bilir…İnanın kliniğimize tedavi için gelen hastalarımızın tek isteği ve ricası öncelikle şu oluyor: “Doktor bey, n’olur beni bu hastalıktan kurtarın, bu dayanılmaz ağrılardan kurtarın”… Tabii şifa Yüce Allah’tan..

Ama çok şükür ki, elimizde “AKUPUNKTUR” gibi çok ama çok güçlü ve etkili bir silahımız var.Hem bu silahımız öyle güzel bir silah ki, geri de tepmiyor, yani yan etkisi yok !..

Migren hastralığı olan bir kişiyi akupunktur tedavisine almadan önce, kesin tanının uzman bir hekim tarafından konulup konulmadığını bilmek çok önemlidir.Çünkü, baş ağrısı denilince mutlak surette oldukça ayrıntılı tetkiklerin ve konsültasyonların yapılması gerekir. Beyin MR’ından tutun da, Sinüzit filimlerine, kardiyolojik muayenelerine ve göz muayenelerine varıncaya kadar ayrıntılı tetkik ve klinik incelemelerin yapılması şarttır.Ancak bu incelemelerden sonra, kesin ve net olarak “MİGREN” tanısı konulabilir.

Artık içimiz rahattır, çünkü hastamızın tanısı klinik olarak kesinleşmiş ve migren olarak konulmuştur.

Artık hastamızakupunktur tedavisiiçin son derece uygundur…

Devamını IV bölümde bulacaksınız…

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)