NEDEN 2,5 YAŞ KRİZİ? AİLELER ÇOCUKLARINA NASIL DAVRANMALIDIR?

Yazar Süeda SınarPsikolog • 12 Ocak 2018 • Yorumlar:

Sevgili anne ve babalar, yaşamamızın her anında öğrenmelerle benliğimizi oluşturuyoruz. Doğduğumuz andan itibaren her yaş dönemine özel bazı kazanım ve üstesinden gelmemiz gereken basamaklar vardır. Bu basamakları doğru ve sağlıklı bir şekilde geçemediğimiz takdirde yetişkinlik hayatımızda çeşitli zorluklar yaşamak zorunda kalabiliriz. Doğumdan sonraki ilk 2 yıl içerisinde bağlanma aşamasını tamamlayan çocuklar için bir sonraki basamak BAĞIMSIZLIK kazanmaktır. Yavaş yavaş kendisinin annesiyle bir bütün olmadığını anlayan çocuk, çevresini keşfetmek ve bağımsızlığını göstermek için harekete geçmeye başlar. Birçok şeyi kendisi yapmak isteyen çocuk ısrarcı ve inatçı davranıp istedikleri olmadığında da öfke nöbetleri geçirebilirler. Bu dönemde çocukların kelime dağarcığı hızla gelişmeye başlasa da onlardan en çok duyacağınız kelimeler ‘hayır’, ‘istemiyorum’, ‘yapmayacağım’ kelimeleri olacaktır. Peki, bu dönemi çocuklarınızın sağlıklı bir şekilde geçirmesi için siz anne ve babalar ne yapabilirsiniz?

  1. İlk önce bunun sadece sizin çocuğunuzda olan bir davranış problemi olmadığını unutmayın. Bu yaş dönemindeki bütün çocuklar bağımsızlık duygusunun üzerine gider ve elde edemediğin zamanlarda da sizinle inatlaşıp, öfke ve ağlama nöbetlerine girebilirler. Bu yaş dönemindeki birçok çocuk bu şekilde davranır ve bu süreç DOĞAL ve GEÇİCİ’dir.

  2. Çocuğun gösterdiği terslikler ve öfke mümkün olduğunca görmezden gelinmelidir. ‘Ama o öfkelenip, bağırdıkça ben daha çok öfkeleniyorum.’ diyen anne ve babaları duyar gibiyim. Unutmayın ki çocuğunuzun öfkesi karşısında siz de öfkelenip bağırmaya başlarsanız olayı söndürmek yerine sadece daha çok öfke ve daha çok bağırma sesleri olan bir duruma taşırsınız. Böyle bir durum karşısında çocuğun dikkatini gerginlik yaratan durumdan başka bir konuya çekmek çoğu zaman faydalı olacaktır.

  3. Çocuğunuz ‘Kapının ziline ben basacağım!’ diyerek zaten açık olan kapıyı kapatmanızı isteyebilir. Tek başına bir işi başarma istediği bu dönemde oldukça yoğundur. Ailelerin dikkat etmesi gereken çocuğun bu isteğini bastırmamaktır. Çocuğunuzun başarma isteğini mümkün olduğu kadar desteklemeli ve takdir etmelisiniz. DİKKAT! Bunu yaparken sınır ihlallerini aşmadıklarına mutlaka dikkat etmelisiniz. Evdeki kuralları kendi istediği için ihlal eden çocuğunuza, bağımsızlığını desteklemek amaçlı sessiz kalır ve tepki göstermezseniz çocuğunuz nerede durması gerektiğini öğrenemez. Çocukların bunu öğrenmesi için net ve mantıklı kurallar koymalı ve kuralların gerekçesi mutlaka çocuklara anlatılmalıdır. Kalemlerini yerde bırakıp toplamayan çocuğa ‘Boya kalemlerimi yerde bırakma, biri üstlerine basarsa uçları kırılabilir.’ demek yeterli olacaktır.

  4. Neden-Sonuç ilişkilerini kurmasını sağlayacak fırsatlar verilmelidir. Bütün insanlar yaptıkları birçok şeyi bir nedene, bir amaca bağlı yaparlar. Bu yaştaki çocuklar henüz neden sonuç ilişkisi kurmayı bilmemektedir. Çocuklara nasıl neden-sonuç ilişkisi kurabileceklerine ilişkin örnekler verilmelidir. ‘Araba ileri gitti çünkü arkasından ittik.’ ‘Bebek konuştu çünkü düğmesine bastık.’ gibi örneklerle çocuklara bu ilişkiyi kurması için fırsat verilmelidir.

  5. Çocukları kendi seçimlerini yapması için teşviklendirin. Karar aşamalarında çocuklara fırsat vermek onlardaki sorumluluk alma davranışı için önemli bir adım olacaktır. Örneğin kıyafet konusunda onlara fırsat tanıyarak başlanabilir. ‘Yeşil kazağını mı giymek istersin yoksa siyah kazağını mı?’

Yazıyı sonlandırmadan önce siz değerli anne ve babalara bir hatırlatma yapmak istiyorum. Her insanda doğuştan getirilen bazı mizaç (huy) özellikleri bulunmaktadır. Bu özellikleri doğumun ilk haftasından itibaren tespit edebiliriz. Uykusundan, yabancı insanlara karşı vermiş oldukları tepkilerden, gürültüye verdikleri tepkilerden çocukların temel özellikleri hakkında fikir sahibi olabiliriz. Her çocuğun mizacı farklıdır. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken en önemli şey çocuklarınızı başka çocuklarla kıyaslamamaktır. Sizi endişelendiren, aklınıza takılan herhangi bir problem var ise mutlaka bir uzmanın bilgisine başvurunuz. Sağlık ve sevgiyle kalın…

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)