OBEZİTE CERRAHİSİ İLE ZAYIFLAMAK RİSKLİ MİDİR?

Yazar Ersoy TaşpınarGenel Cerrah • 8 Ocak 2017 • Yorumlar:

OBEZİTE CERRAHİSİ İLE ZAYIFLAMAK RİSKLİ MİDİR?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi bir miktar risk taşımaktadır ve gereklilik halinde uygulanan bir işlemdir. Obeziteye sahip hastalarda başka cerrahi yöntemler uygulanması bile risk taşımaktadır.

Burada önemli olan obezite ameliyatı öncesinde, sonrasında ve ameliyat esnasında oluşabilecek riskleri önceden görüp tedbirlerini alabilecek iyi bir ekiple çalışmak gerekmektedir.

Bu ekip genel cerrahinin kordinatörlüğünde, bir obezite cerrahisi diyetisyeni, obezite cerrahisiyle ilgilenen bir psikolog ve psikiyatrist, bir kardiyolog, göğüs hastalıkları uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, iyi bir radyolog muhakkak bu ekibin içerisinde olmalıdır.

Obezite cerrahisinde en korkulan 3 komplikasyon dikiş yerlerinden kaçak olması, diğer risk emboli oluşması ve bir diğer riskte iç kanama oluşmasıdır.

Obezite cerrahisi ile zayıflamada görülen riskler nelerdir?

Bütün cerrahi işlemlerde risk sınıfına göre komplikasyonlar olabildiği gibi obezite ameliyatında da riskler mevcuttur. Bu riskler operasyonu yapan cerrahi ekiple bağlı olmakla beraber hastanın diğer sağlık sorunları da komplikasyonlara etkisi bulunmaktadır.

Ameliyat sırasında ve sonrasında herhangi bir komplikasyon yaşanmaması için ekip olarak çalışmak gereklidir,İyi bir obezite cerrahisi için ekibinizde oluşabilecek komplikasyonlarla mücadele edebilecek genel cerrahın önderliğinde, psikiyatrist, psikolog, diyetisyen, obezite koordinatörü, göğüs hastalıkları uzmanı, kardiyolog, endokrinolog yada bir iç hastalıkları uzmanı olmalıdır. Operasyonu yapacak ekibin bu alanda uzman, deneyimli ve hasta üzerinde bütün testleri yapmış olması gerekmektedir.

Obezite ameliyatlarinin korkulan başlıca 3 riski vardır. Bunlar Leakage (kaçak), Emboli (pıhtı oluşması) ve kanama olmasıdır. Fakat Obez olarak yaşamak tabii ki daha riskli. Bu ameliyatların riski çok yüksek değil aslında. Bir hasta apandisit ya da bademcik ameliyatından da kaybedilebiliyor. Tabii ki bu ameliyatlarda hayatını kaybeden hastalar vardır ama genel olarak oranlara baktığımızda %0,3 lük bir risk oranı görüyoruz. Bu oran safra kesesi ameliyatının riskinden yüksek bir oran değil.

Tüp mide ameliyatı; kanser ameliyatından, kalp ameliyatlarından, yemek borusu ameliyatından, akciğer ameliyatından çok daha az riskli bir ameliyat. Şunu çok iyi bilmemiz lazım belli bir kiloyu aşmış kişilerin diyetle, egzersizle kilo vermesi imkansız artık. Hastanın bu konuda çok iyi karar vermesi gerekiyor. Tabii komplikasyonların olması kadar erken farkedilip gerekli müdahalenin yapılması önemlidir. Zamanında yapılan tedavi sorunu genelikle bertaraf etmektedir. Tüm dünyada yapılan çalışmalar göstermektedir ki ameliyattan sonra 1,5 yılda verilen kilolar uzun yıllar korunmaktadır. Ancak 7-8 yıldan sonra bir miktar kilo alınabilmektedir, ancak hiçbir zaman ameliyattan önceki kiloya ulaşılamamaktadır. Örneğin 130 kg ile ameliyat olan birisi ameliyat sonrası 60 kiloya düşmüş ise 10 yıl sonra 70-75 kiloya çıkabilmektedir. Tekrar kilo almamak icin doktorunuz ve diyetisyeninizle iletişimi koparmamak gerekir. Neticede organizma aktif bir yapıdır, yeni durumlara uyum sağlama yeteneği vardır.

Kişiye göre hekim ve hasta birlikte uygun tedavi yöntemine karar vermelidir. Hastanın karar verme sürecine katılması önemlidir. Çünkü hekimin söylediklerini uygulayacak olan neticede hastanın kendisidir.

Şişmanlık giderici ameliyatlar, yani bariatrik / obezite cerrahisi yöntemler tabiki birtakım riskler de içermektedirler. Bu konunun doğru algılanması ve anlaşılması da çok büyük önem arz etmektedir. Obezite cerrahisi her cerrahi işlemde olduğu gibi bir miktar risk taşımaktadır ve gereklilik halinde uygulanan bir işlemdir. Obeziteye sahip hastalarda başka cerrahi yöntemler uygulanması bile risk taşımaktadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)