İçeriğe geç
Blog

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? - Kl. Psk. Ecenur Efe Başarır

Ecenur Efe Başarır

Psikoloji, Aile Danışmanlığı
Randevu al

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Takıntılı Düşünceleri Anlamak ve Tedavi Süreci

OKB Nedir?

Zihne istemeden gelen düşünceler neden bu kadar yorucu olabilir? Hemen herkes zaman zaman rahatsız edici, tuhaf veya istemediği düşünceler yaşayabilir. Obsesif Kompulsif Bozuklukta (OKB) ise yineleyici düşünceler, imgeler veya dürtüler yoğun kaygıya neden olabilir; kişi bu kaygıyı azaltmak ya da korktuğu bir sonucu önlemek için bazı davranışları veya zihinsel işlemleri tekrar tekrar yapmak zorunda hissedebilir.

OKB, kişinin titiz, düzenli veya temiz olmayı sevmesinden ibaret değildir. Belirtiler zaman alabilir, sıkıntı yaratabilir ve günlük yaşamı belirgin biçimde zorlaştırabilir.

Obsesyon ve Kompulsiyon Ne Demektir?

Obsesyonlar: İstenmeden zihne gelen, tekrarlayan ve rahatsızlık veren düşünceler, imgeler veya dürtülerdir. Örneğin mikrop bulaşacağı, birine zarar vermiş olabileceği, hata yaptığı ya da bir şeyin tam ve doğru olmadığı yönünde kuşkular.

Kompulsiyonlar: Kaygıyı azaltmak veya korkulan bir durumu önlemek amacıyla yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Örneğin tekrar tekrar el yıkamak, kapıyı kontrol etmek, içinden belirli sözleri tekrarlamak, saymak veya sürekli güvence istemek.

Kompulsiyonlar kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak bu rahatlama geçici olduğunda kişi, kaygı yeniden yükseldikçe aynı davranışı tekrarlama ihtiyacı duyabilir.

OKB Belirtileri Nasıl Görünebilir?

OKB herkeste aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı yaygın örnekler şunlardır:

  • Bulaşma ve temizlik: Mikrop, kir veya hastalık bulaşacağına ilişkin yoğun kaygı ve tekrarlayan temizleme ya da yıkama davranışları.
  • Kontrol etme: Kapıyı, ocağı veya yapılan bir işi defalarca kontrol etme; kontrol etmesine rağmen emin olamama.
  • Kuşku ve sorumluluk: Birine zarar vermiş olabileceği ya da önemli bir hata yaptığı düşüncesinden kurtulamama.
  • Düzen, simetri ve ‘tam olma’ ihtiyacı: Eşyalar belirli bir düzende olmadığında veya bir şey tam doğru hissedilmediğinde yoğun rahatsızlık yaşama.
  • Zihinsel kompulsiyonlar ve güvence arama: Düşünceleri zihinde tekrar tekrar analiz etme, içinden cümleleri yineleme ya da başkalarına sık sık emin olup olmadığını sorma.

Bu örneklerin birini zaman zaman yaşamak, tek başına OKB olduğu anlamına gelmez. Değerlendirmede belirtilerin yoğunluğu, yarattığı sıkıntı, harcanan zaman ve günlük yaşama etkisi dikkate alınır.

OKB Neden Devam Edebilir?

OKB’nin tek bir nedeni yoktur; biyolojik, genetik ve çevresel etkenlerin rol oynayabildiği düşünülmektedir. Belirtilerin sürmesinde sık görülen bir döngü de vardır: Rahatsız edici düşünce kaygı yaratır, kişi kaygıyı azaltmak için kontrol etme veya başka bir ritüel yapar, kısa süreli rahatlama yaşar ve zihin bir sonraki seferde yine aynı davranışı talep edebilir.

Bu döngüyü anlamak, düşünceleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine düşünce ve kaygıya verilen tepki üzerinde çalışmanın neden önemli olduğunu gösterir.

OKB Psikoterapi ile Nasıl Ele Alınır?

OKB tedavisinde etkinliği araştırmalarla desteklenen yaklaşımlardan biri, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) kapsamında uygulanan Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) yöntemidir. Bu çalışma, kişinin korktuğu durumlarla planlı ve aşamalı biçimde karşılaşmasını ve kompulsiyonları yapmadan kaygının değişimini gözlemlemesini içerir.

  • Kişiye özgü bir plan oluşturmak: Belirtiler, tetikleyiciler, kaçınmalar ve ritüeller birlikte değerlendirilir; hedefler kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.
  • Aşamalı maruz bırakma: Kişi, terapistle birlikte belirlenen adımlarla zorlayıcı durumlara yaklaşır. Çalışma, kişinin hazır oluşuna ve tedavi planına göre ilerler.
  • Tepki önleme: Kaygıyı azaltmak için yapılan ritüelleri ertelemek veya yapmamak üzerinde çalışılır. Amaç, kişinin kaygı ve belirsizlikle ritüellere başvurmadan baş etme becerisini geliştirmektir.
  • Düşüncelere farklı yaklaşmak: Düşüncenin akla gelmesinin, onun gerçek olduğu veya kişinin bunu yapmak istediği anlamına gelmediğini fark etmek üzerinde durulabilir.

Maruz bırakma çalışmaları gelişigüzel ya da zorlayıcı biçimde yapılmaz; terapötik çerçevede, iş birliğiyle ve uygun bir plan doğrultusunda yürütülür. Belirtilerin şiddetine ve kişinin ihtiyaçlarına göre psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç tedavisi de gündeme gelebilir.

Psikoterapi Sürecinden Ne Beklemelisiniz?

İlk görüşmelerde belirtilerin biçimi, ne sıklıkta ortaya çıktığı, ne kadar zaman aldığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği değerlendirilir. Ardından kişinin hedeflerine uygun bir çalışma planı oluşturulur.

Terapi sürecinde zaman zaman kaygı hissedilebilir; bu, çalışmanın yanlış gittiği anlamına gelmez. Hedef, kaygıyı her koşulda hemen ortadan kaldırmak değil, kişinin kaygı ve belirsizlik karşısında ritüellere daha az ihtiyaç duymasını ve yaşam alanını genişletmesini desteklemektir.

Ne Zaman Psikolojik Destek Almalısınız?

Tekrarlayan düşünceler veya davranışlar gün içinde çok zamanınızı alıyorsa, işinizi, eğitiminizi, ilişkilerinizi ya da günlük işlerinizi etkiliyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Bu belirtiler nedeniyle utanmanız veya kendinizi suçlamanız gerekmez.

Unutmayın: İstemeden akla gelen bir düşünce, tek başına sizin niyetinizi, karakterinizi veya ne yapacağınızı göstermez. Belirtileri anlamak ve onlarla baş etme yolları geliştirmek için destek alabilirsiniz.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; tanı ve tedavi planı bireysel değerlendirme sonucunda belirlenir.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.