Ortalık Kronik Mutsuzlarla Dolu

Yazar Ebru ÖzerAile Danışmanı • 11 Kasım 2019 • Yorumlar:

Çok temel bir varsayımla insanlar hoşlandığı şeylere yaklaşırken ona acı veren şeylerden uzaklaşırlar. Neden bazı insanlar acı çekmeyi yada mutsuz olmayı hayatlarının bir parçası haline getirebiliyorlar?.

Kendilerini daha iyi hissettirebilecek seçenekleri varken neden hep oldukları yerde şikayet etmeyi tercih ediyorlar?

Bazen ofisten çıkıp yürüyorum ve insanları sessizce gözlüyorum çoğunun kafasında bir şeylerle ya da biriyle kavga ettiklerini hissedebiliyorum.Suratlarında mutsuz ve bazen hüznün de olduğu o bilindik ifade sanki yüzlerinin ortasına hiç gitmeyecekmiş gibi çöküp kalmış.Dudaklarının yanları aşağıya doğru eğik,iki kaşın ortasında derinden düşünme çizgisi ruh halini ve tüm hayatının ipuçlarını veriyor.. Bir mikrofon uzatıp sorsanız neden mutlu değilsiniz diye bir sürü olay ya da hikaye dinlersiniz. Mutsuzluk kimileri için bir tür alışkanlığa ya da fark etmeden yaptıkları bir tercihe dönüşüyor. Bir an bile bu durum değişse ya panikliyorlar ya da eski kronik duruma çarçabuk dönüveriyorlar.

İnsanların sürekli mutsuz olmalarının olası nedenleri arasında çocukluktan bugüne taşınan güvensiz ilişki biçimleri  ve düşük özgüven kendini gösteriyor. Aşırı kuralcı ve beklentilerin yüksek olduğu ailelerden gelen çocuklar büyüdüklerinde mutluluğu para kazanma becerisi zannedebiliyorlar. Ailenin onayı paradan geçiyorsa onlara kendini kanıtlayamaya yetecek kadar para kazanmıyorlarsa yine mutsuzlar. Ailenin onayı statüden geçiyorsa statüyü yakalayamadığı için mutsuz oluyorlar. Hep daha çok uğraşıp duygusal tatmini bulamayan insan bu kısır döngünün içinde  boğulup kalıyor.Bazı insanlar da mutsuz olmayı insanlara güvenmemeyi gerçekçi olmakla da tarifleyebiliyor. Gerçekçi olmayı negatifleri görmekle mümkün olduğunu zannedenler, olayların pozitif yönünü görmeyerek kendilerini hayal kırıklıklarından korumaya çalışıyorlar.Dolayısıyla bu insanlar hayal kırıklığıyla baş edemediklerinden mutsuzluk bataklığında diplerini göremedikleri bulanık suyun içinde hayatlarını devam ettirmekteler.. Bu insanlar mutlulukla ya da mutlu olaylarla da ne yapacaklarını bilmiyorlar ne yazık ki bu noktada insanoğlu bilinmeyenden korkar etkisi devreye giriyor ve bu duygu korkutucu oluyor. Mutlu olmaktan korkar hali böyle geliyoruz

   Mutsuzluk kimilerini motive de edebiliyor. O bilmemkimin arabasından alabilmek için olanca gücüyle çalışıyor. Mutluluk ya okulu bitirmekte ya iyi bir iş bulunduğunda yada o çok istediği adamla veya kadınla evlendiğinde yani hep gelecekte….Bazılarında bu gelecekte aranan ve gelmesi beklenen olay disipline edici ve motivasyon sağlayıcı gibi görülse de verdiği efor kazandığı tatminle doymayan bilinç düzeyi daha sonra bundan da mutlu olmuyor. Hep geleceğe yüklenen mutluluk hiç gelmiyor.

Bir kısmı da geçmişte kapanmayan defterler , bitmemiş işler ,suçluluk duyguları ve pişmanlıklar  insanların kendilerini mutsuzlukla cezalandırma yoluna gitmelerine sebep olabiliyor.Hem kendilerini hem en yakındakileri bilerek yada bilmeyerek eşini , çocuklarını  yada bir çocuğun anne babasını cezalandırdığını görmek mümkün. Haliyle verdiğimiz tüm örneklerde bir işlevi karşılar durumda mutsuzluk. Bir amaca hizmet eden mutsuzluk o amaç farkında olunup işlenmedikten sonra yerini olumlu duygulara bırakmayacaktır. Geçmişin travmatik anılarıyla başa çıkmak için mutsuzluktan başka yöntemler bulunmalıdır.

  Mutlu olma becerisi geliştirilebilirdir. Yeter ki geliştirmeye hevesli olalım. Öteleyip ertelemeden akışta mutluluğun tadına varabilmek biraz yetenek geliştirmek gibi algılanabilir. 

 Zira en başta belirttiğimiz gibi insan kendini mutlu eden her ne varsa ona yakın olmayı tercih edecektir . Bu bizim doğal yapımız gereğidir aksi farklı bir efor gerektirir.

       Fonksiyonal baş etme yöntemleri kullanmayı yaşınız kaç olursa olsun öğrenip geliştirebilirsiniz.

    SEVGİYLE….

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)