Makaleler 25/09/2026

Pankreas Kanseri - Doç. Dr. Sezgin Barutçu

Sezgin Barutçu Gastroenteroloji, İç Hastalıkları
Sezgin Barutçu
Gastroenteroloji, İç Hastalıkları

Pankreas kanseri, uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen en ölümcül kanser türlerinden biridir. Günümüzde özellikle endoskopik ultrasonografi (EUS), henüz çok küçük boyuttaki tümörleri saptayabilme ve aynı seansta biyopsi alma imkânı sayesinde erken tanıda hayati bir rol üstlenmektedir. Erken tanı ile cerrahi şansının artması, hastaların yaşam süresini doğrudan etkileyebilmektedir.

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Sezgin Barutçu, pankreas kanserinin sindirim sisteminin en tehlikeli kanserlerinden biri olduğunu söyledi.

Pankreas kanserinin uzun süre belirti vermeden ilerlediğini belirten Doç. Dr. Barutçu, “Bu nedenle pankreas kanseri çoğu zaman geç evrede teşhis edilmektedir. Ancak günümüzde gelişen tanı yöntemleri, erken tanı konusunda umut verici bir rol oynamaktadır. Özellikle endoskopik ultrasonografi (EUS), çoğu zaman sessiz ilerleyen bu hastalıkta erken tanının en güçlü silahlarından biridir.” dedi.

NEDEN ÖNEMLİ BİR SAĞLIK SORUNUDUR?

Pankreas kanserinin dünya genelinde kanser nedeniyle yaşam kayıplarının önde gelen nedenlerinden biri olduğunu bildiren Doç. Dr. Barutçu, “Tüm kanserler arasında görülme sıklığı daha düşük olsa da yaşam kaybı oranı oldukça yüksektir. 5 yıllık sağkalım oranı genellikle yüzde 10’un altındadır.” ifadelerini kullandı.

RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Doç. Dr. Barutçu, pankreas kanserinde risk faktörlerini şöyle sıraladı:

  • 60 yaş üzeri olmak,
  • Sigara kullanmak,
  • Obezite,
  • Diyabet,
  • Ailede pankreas kanseri öyküsü,
  • Kronik pankreatit.

HANGİ BELİRTİLER GÖRÜLÜR VE BELİRTİLER NEDEN GEÇ FARK EDİLİR?

Pankreas kanserinin erken dönemde çoğu zaman sessiz seyrettiğini kaydeden Doç. Dr. Barutçu, belirtiler hakkında şunları anlattı:

“Halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, karın üst bölgesinde veya sırta vuran tarzda ağrı, yemeklerden sonra oluşan şişkinlik gibi birçok hastalıkta görülebilen şikâyetlerle hastalar hekime başvurabilmektedir. Belirtiler, tümörün pankreasın hangi kısmından kaynaklandığı ile de ilişkilidir. Özellikle pankreasın kuyruk kısmından gelişen kanserler çoğu zaman erken dönemde belirti vermemektedir. Belirtiler ortaya çıktığında ise çoğu zaman hastalar maalesef ileri evrede hekime gelmektedir.

Pankreasın baş kısmından gelişen tümörlerde ise sarılık görülebilmektedir. Bunun dışında, özellikle ileri yaşta yeni gelişen şeker hastalığının da (diyabet) pankreas kanserinin bir belirtisi olabileceği unutulmamalıdır.”

TANI NASIL KONUR?

Pankreas kanserinde tanının genellikle birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasıyla konduğunu söyleyen Doç. Dr. Barutçu, şöyle devam etti:

“Bunlar arasında en sık başvurulan tanı yöntemleri; bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve PET-BT’dir. Ancak bu yöntemler bazı küçük tümörleri erken dönemde yakalamakta yetersiz kalabilir. İşte bu noktada endoskopik ultrasonografi (EUS), erken tanıda anahtar role sahip bir tanı yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

EUS incelemesinde, ağızdan girilen ince bir tüp (endoskop) ve ucundaki ultrason cihazı sayesinde pankreas çok yakından ve daha detaylı şekilde görüntülenebilmektedir. EUS, özellikle 1-2 cm’den küçük lezyonları bile tespit edebilir. Bu da pankreas kanserinin çok erken evrede yakalanma şansını artırmaktadır. Ayrıca şüpheli lezyonlardan aynı seansta biyopsi alınmasına imkân sağlar. Bu şekilde kesin tanının konulmasına da yardımcı olur. Aynı zamanda EUS incelemesinde tümörün çevre dokulara yayılımı da değerlendirilebildiğinden tedavi planının oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır.

Pankreas kanserinde tedavi başarısı büyük ölçüde erken tanıya bağlıdır. Erken evrede cerrahi şansı varken geç evrede tedavi seçenekleri maalesef sınırlı olmaktadır. Bu nedenle EUS ile erken tanı, hastanın yaşam süresini doğrudan etkileyebilir.”

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Pankreas kanserinde erken evrede tanı konmasının hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Barutçu, şunları kaydetti:

“Özellikle erken evrede, henüz kanser dokusu damarlara ve çevre dokulara yayılmamışken tümör ‘Whipple operasyonu’ adı verilen bir cerrahi yöntemle tamamen çıkarılabilmektedir. Oldukça zor ve kompleks bir ameliyat olan bu cerrahi işlemin mutlaka tecrübeli cerrahlar tarafından yapılması gerekmektedir.

Ameliyata uygun olmayan hastalarda kemoterapi, tümörün küçülmesinde ve semptomların giderilmesinde etkili bir tedavi yöntemidir. Sarılığı olan hastalarda endoskopik retrograd kolanjiyografi (ERCP) ile stent takılabilmekte ve hastaların sarılığı giderilebilmektedir. EUS, tanıda olduğu gibi tedavide de oldukça etkili bir yöntemdir. Tümör içine çeşitli kemoterapi ajanları enjekte edilerek tümör küçültülebilmektedir. Bunun dışında pankreas kanserine bağlı ağrı tedavisinde de EUS kullanılmaktadır.”

TAKİP NASIL YAPILMALIDIR?

Özellikle ailede pankreas kanseri olanlar, genetik yatkınlığı bulunanlar, kronik pankreatit hastaları gibi yüksek risk grubundaki kişilerin BT, MRG veya EUS ile takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Barutçu, şöyle devam etti:

“Takip sıklığı, risk sınıflaması ve pankreastaki şüpheli lezyonların durumuna göre hekim tarafından belirlenmelidir. Tomografinin içerdiği radyasyon nedeniyle takipte MRG ve EUS daha ön plana çıkmaktadır.

Özetle, pankreas kanseri zor bir hastalık olsa da modern tıptaki gelişmeler umut vericidir. Özellikle endoskopik ultrasonografi, erken evrede tanı koyma gücü sayesinde bu hastalıkla mücadelede önemli bir yer tutmaktadır. Toplumda farkındalığın artması ve riskli bireylerin düzenli kontrol edilmesi ile gelecekte daha fazla hastanın erken evrede tanı alması mümkün olabilir.”

Doç. Dr. Sezgin Barutçu
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Gastroenteroloji Bilim Dalı

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.