Suçlayıcı İletişimin Gizli Yüzü
1- Çocukluğunda ebeveynleri tarafından suçlanan/eleştirilen kişi, bu ebeveyn figürlerini içselleştirir ve yetişkinlikte de tıpkı içselleştirdiği bu ebeveyn figürleri gibi ilişki kurar. Yani ya suçlu hisseden tarafta olacaktır ya da suçlayacaktır. Çünkü başka bildiği bir ilişki modeli yoktur ve bunu öğrenmiştir. Kişi genelde suçlu hissetmemek için suçlayan taraf olmayı tercih eder.
2- Bazı kişiler ilişkide partnerini aşırı mükemmelleştirir, sonra bir olumsuzluk yaşandığında ise kırılarak, karşı tarafı değersizleştirir. Bu değersizleştirmeyi suçlayarak ve eleştirerek yapabilir. Bir kişinin mükemmel olamayacağını, eksiklerinin, hatalarının, kusurlarının olabileceğini hissedemezler.
3- Bazı kişiler partneriyle hem yakınlaşmak isterler ama hem de yakınlığın getirebileceği terk edilme, ilgisizlik, reddedilme ihtimallerinden korkarlar. Bu sebeple kişi yakınlık kurduğu ilişkide öfkeli, eleştirel, suçlayıcı davranarak yakınlığa mesafe koyar ve kendini kırılmaktan, terk edilme korkusundan korumaya çalışır.
4- Çocukluğunda eleştirilen, yetersiz görülen, yalnız bırakılan kişi, yetişkinlikte partneriyle, öğrenmiş olduğu bu ilişki biçimlerinin tekrarlanmasını önlemek için bilinçdışı şekilde suçlayarak, kontrolü elinde tutmaya çalışabilir.
5- Kişi suçlayarak, baskılayarak ilişkide kontrolü elinde tutmaya çalışıyor olabilir. Kişi partnerini suçlayarak, onun kendini sorumlu hissetmesini sağlar ve terk edilmeyi önler olabilir. Kişi partnerini suçlayarak, onun kendini hatalı hissetmesini sağlar ve partnerine istediği gibi şekil vererek yönetmeye çalışıyor olabilir.
6- Kişi bazen zayıf, güçsüz, yetersiz hissetmemek ve bu algısını kendisinden bile saklamak için suçlayarak, güçlü, haklı, üstün pozisyonda görünmeye çalışabilir.
7- Kişi bazen ilişkisinde partneri tarafından görülmeye, yakınlığa, sevgiye ihtiyaç duyuyor fakat bu ihtiyaçlar karşılanmadığı için çok kırılıyordur. Kişi bu üzüntü ve kırgınlığı hissetmemek, saklamak için bilinç dışında tam tersi davranış sergileyebilir ve öfkeyle partnerini suçlayabilir. “Sen hep yanlış yapıyorsun. Sen zaten hiç beni anlamıyorsun.”
8- Kişi bazen kendi içerisinde hissettiği hataları, yetersizlikleri, zayıflıkları, kırılmaları, korkuları hissetmek, yüzleşmek istemez. Bu duygulardan kaçmanın yolu olarak içinde ki olumsuz duyguları karşı tarafa suçlayarak yansıtabilir.