İçeriğe geç
Blog

Sürekli Kendimi Açıklama İhtiyacı Neden Duyuyorum? - Kl. Psk. Mert Adil

Sürekli Kendimi Açıklama İhtiyacı Neden Duyuyorum?

Uzman Klinik Psikolog Mert Adil | Sivas | 18 yaş ve üzeri yetişkinler

Bir karar verdikten sonra uzun uzun gerekçe sunmak zorunda mı hissediyorsunuz?

Bir mesajı gönderdikten sonra yanlış anlaşılmamak için yenisini mi yazıyorsunuz?

Birisi size kızdığında, onu ikna edene kadar rahatlayamıyor musunuz?

Hayır derken kendinizi bir savunma hazırlığının içinde mi buluyorsunuz?

Karşı taraf “Tamam” dese bile açıklamanızın yeterli olduğundan emin olamıyor musunuz?

Bu yazıda sürekli kendini açıklama ihtiyacı; yanlış anlaşılma korkusu, onay arama ve sınır koyma güçlüğü üzerinden ele alınmaktadır.

Kısa Özet

Sürekli kendini açıklama ihtiyacı, kişinin anlaşılmadığını ya da olumsuz değerlendirilebileceğini düşündüğü durumlarda gereğinden fazla gerekçe sunmasıyla kendini gösterebilir. Tek başına bir psikiyatrik tanı değildir. Davranışın anlamı; hangi durumlarda ortaya çıktığına, neyi önlemeye çalıştığına ve günlük yaşamı nasıl etkilediğine göre değerlendirilir.

Bazı kişiler açıklama yaptıkça iletişimi netleştirir. Bazıları ise karşı tarafın hiçbir olumsuz düşüncesi kalmayacağından emin olmaya çalışır. İkinci durumda açıklamanın nerede biteceğini belirlemek zorlaşabilir. BDT ve şema terapi, bu davranışa eşlik eden düşünceleri ve ilişki örüntülerini anlamak için farklı bakış açıları sunar. [1, 2]

Kendini Açıklamak Ne Zaman Yorucu Hâle Gelir?

Bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek, verilen bir kararı gerekçelendirmek veya bir hatanın sorumluluğunu almak iletişimin doğal parçalarıdır. İş yaşamında, ortak kararlarda ve verilen sözlerde ayrıntılı açıklamalar gerekli olabilir.

Güçlük, gerekli bilgi paylaşıldıktan sonra da savunma hazırlığının sürmesidir. Örneğin, bir daveti reddettiğinizde nedeninizi söylersiniz; ardından yorgunluğunuzu kanıtlamaya, geçmişteki fedakârlıklarınızı sıralamaya ve aslında ne kadar iyi niyetli olduğunuzu anlatmaya başlayabilirsiniz.

Burada kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:

“Karşı tarafın bilmediği bir bilgiyi mi paylaşıyorum, yoksa benim hakkımda olumsuz düşünmesini tamamen engellemeye mi çalışıyorum?”

Yanlış Anlaşılmak Neden Bu Kadar Tehdit Edici Gelebilir?

Bir kişinin sizinle aynı fikirde olmaması, bazen zihninizde daha ağır bir anlama dönüşebilir: “Bana kızarsa beni sevmez”, “Kendimi savunamazsam suçlu sayılırım” veya “İyi biri olduğumu kanıtlamalıyım.”

Bu düşünceler geçmişte sık eleştirilme, niyetinden kuşku duyulması veya kendini ifade ettiğinde dinlenmeme deneyimleriyle bağlantılı olabilir. Ancak her uzun açıklamanın arkasında travma bulunmaz. Mevcut ilişkinin iletişim biçimi, iş ortamının beklentileri ve öğrenilmiş alışkanlıklar da dikkate alınmalıdır.

Karşı tarafın gerçekten belirsiz konuşması ya da sürekli hesap sormasıyla kişinin, karşı taraf hiçbir şey söylemeden kendisini suçlu varsayması ayrı ayrı incelenmelidir.

Şema Terapi Bu İhtiyacı Nasıl Anlamlandırır?

Şema terapi açısından bazı olası açıklamalar şunlardır:

  • Onay arayıcılık örüntüsünde kişi, kendi kararının kabul edilebilirliğini başkalarının tepkisine göre değerlendirebilir.
  • Kusurluluk ve utanç örüntüsünde küçük bir anlaşmazlık bile kişinin bütünüyle yetersiz veya kötü görülmesi korkusuna dokunabilir.
  • Boyun eğicilik örüntüsünde karşı tarafın öfkelenmesini önlemek için kendi isteğini geri çekmek ya da uzun gerekçelerle kabul ettirmeye çalışmak görülebilir. [2]

Bunlar değerlendirmede araştırılabilecek olasılıklardır. Bir yazıdaki örneklere benzemek, kişide belirli bir şemanın bulunduğunu göstermeye yetmez.

BDT Açısından Açıklama Döngüsü Nasıl Kurulabilir?

Bir arkadaşınız mesajınıza kısa bir yanıt verdiğinde “Bana kızdı” diye düşündüğünüzü varsayalım. Kaygınız yükselir ve niyetinizi anlatan uzun bir mesaj gönderirsiniz. Arkadaşınız sizi anladığını söyleyince rahatlayabilirsiniz.

Bir sonraki kısa yanıtta aynı kaygı geri dönüyorsa açıklamanın işlevine bakmak gerekir. Kişi, karşı tarafın tepkisini kendi başına değerlendirmek yerine her seferinde yeniden ikna etmeye ihtiyaç duyuyor olabilir.

Bu örnekte araştırılabilecek inanç şudur:

“Uzun uzun açıklamazsam insanlar beni yanlış anlar ve bununla baş edemem.”

BDT çalışmasında bu tahminin dayanakları, alternatif açıklamalar ve daha kısa iletişim denemelerinin gerçek sonuçları birlikte incelenebilir. [1]

Kendini Açıklama İhtiyacıyla Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Açıklamanın Amacını Belirleyin

Konuşmadan önce vermek istediğiniz temel bilgiyi bir cümleyle yazın. Örneğin: “Bugünkü buluşmaya katılamayacağım.” Sonraki ayrıntıların hangisinin planlama için gerekli olduğunu, hangisinin kötü görünme kaygısından eklendiğini ayırt etmeye çalışın.

Kısa ve Saygılı Cümleler Deneyin

“Bu akşam dinlenmeye ihtiyacım var. Başka bir gün görüşebiliriz.”

“Bu konuda farklı düşünüyorum. Gerekçemi kısaca paylaşmak isterim.”

“Geciktiğim için özür dilerim. Bundan etkilenen işi şu şekilde tamamlayacağım.”

Bu cümleler, ihtiyacı ifade etmeyi ve gerektiğinde sorumluluk almayı birlikte mümkün kılar. Her konuşmayı aynı kalıba sokmanız gerekmez.

Rahatsızlığı Hemen Yeni Bir Açıklamayla Gidermeyin

Mesajınızı gönderdikten sonra ek bir açıklama yazma isteği gelirse kısa bir süre durun. “Şu anda yeni bir bilgi mi var?” diye sorun. Gerçekten eksik bilgi varsa tamamlayabilirsiniz. Yalnızca yanlış anlaşılma ihtimali sizi zorluyorsa o ihtimale hemen müdahale etmeden beklemeyi deneyebilirsiniz.

Küçük Bir Davranış Deneyi Yapın

Güvenli ve düşük riskli bir durumda, normalde vereceğiniz uzun açıklamayı kısaltın. Öncesinde beklediğiniz sonucu yazın: “Kısa konuşursam arkadaşım bana kızacak.” Sonrasında olanları kaydedin. Karşı tarafın gözlenebilir tepkisiyle sizin onun hakkında düşündüklerinizi ayrı tutun. Amaç, tahmininizi gerçek yaşam verisiyle değerlendirmektir. [1]

İlişkinin Gerçek Koşullarını Değerlendirin

Bir kişi sizi sürekli sorguluyor, tehdit ediyor veya her açıklamanızı yeni bir suçlamaya dönüştürüyorsa yalnızca daha iyi cümle kurmaya çalışmak yetersiz kalabilir. Böyle bir ilişkide sınırlar, destek kaynakları ve güvenlik koşulları da ele alınmalıdır. Her iletişim sorununun sorumluluğunu tek başınıza üstlenmeniz gerekmez.

Psikoterapide Hangi Konular Üzerinde Çalışılabilir?

Görüşmelerde açıklama ihtiyacının kimlerin yanında arttığı, hangi düşüncelerin devreye girdiği ve kişinin anlaşılmadığında ne olacağını beklediği araştırılabilir. İletişim becerileri, suçlulukla baş etme ve anlaşmazlık sonrasında kendi tutumunu değerlendirme üzerinde çalışılabilir.

Hedef, kişinin açıklama yapmayı bütünüyle bırakması değildir. Gerekli bilgiyi paylaşabilmesi ve iletişimi sürekli kendini aklama çabasına dönüştürmeden sürdürebilmesidir. Çalışmanın içeriği bireysel değerlendirmeye göre belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sürekli kendini açıklamak bir hastalık mıdır?

Tek başına bir hastalık veya tanı değildir. Kaygı, onay ihtiyacı ya da belirli ilişki koşullarıyla bağlantılı olabilir. Değerlendirmede davranışın sıklığı, yarattığı sıkıntı ve yaşam üzerindeki etkisi önemlidir.

Açıklama yapmayı azaltmak bencillik olur mu?

Kısa konuşmak tek başına bencillik değildir. Ortak sorumluluklar, verilen sözler ve karşı tarafın bilgi ihtiyacı gözetilmelidir. Kendi tercihinizi ifade etmekle bir sorumluluğun hesabını vermekten kaçınmak farklı durumlardır.

Kendimi açıklama ihtiyacı çocukluk travması yaşadığımı gösterir mi?

Hayır. Bu davranıştan hareketle travma sonucu çıkarılamaz. Geçmiş deneyimlerin yanında bugünkü ilişkiler, iş koşulları ve iletişim alışkanlıkları da değerlendirilmelidir.

Karşı taraf beni yine de yanlış anlarsa ne yapabilirim?

Somut bir yanlış anlamayı düzeltebilirsiniz. Bunun ardından aynı bilgiyi tekrar edip etmediğinize bakın. Bazen anlaşmazlık, bilgi eksikliğinden değil, iki kişinin farklı düşünmesinden kaynaklanır.

Bu konu için Sivas’ta psikolojik destek alınabilir mi?

Kendini açıklama ihtiyacı ilişkilerinizi, kararlarınızı veya günlük yaşamınızı zorluyorsa bireysel değerlendirme yapılabilir. Yüz yüze ya da çevrim içi görüşmenin uygunluğu, kişinin ihtiyaçları ve hizmet koşulları doğrultusunda belirlenir.

Sonuç

Kendinizi açıklarken ne kadar konuştuğunuz kadar, konuşmayı neden sürdürdüğünüz de önemlidir. Bir dahaki sefere aynı gerekçeyi yeniden anlatmak istediğinizde, eksik kalan bilgiyi adlandırmayı deneyin. Yeni bir bilgi bulamıyorsanız o anda sizi zorlayan duyguya ve beklediğiniz tepkiye bakmak daha yararlı olabilir.

Yazar Hakkında

Uzman Klinik Psikolog Mert Adil, Sivas’ta 18 yaş ve üzerindeki yetişkinlerle çalışmaktadır. Çalışma alanları arasında kaygı, ilişki örüntüleri, sınır koyma güçlüğü ve duygusal sorunlar yer almaktadır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; bireysel klinik değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.