Her bebek dünyaya geldiğinde hayatta kalmak için bir başkasının bakımına muhtaçtır. Erken dönem ya da çocukluk dönemlerinde tutarlı bakım görmeyen, ihtiyaçları yeterince karşılanmayan kişi “İhtiyacım olduğunda yanımda olacak” algısını içselleştiremez. İlişkilerin er ya da geç sona ereceğine, koşulsuz sevgi olmadığına, bir gün terk edilecek ve yalnız kalacağına dair inanç geliştirir. Geliştirilen bu kalıp inanç, bakım veren, anne ya da baba ile yaşadığı ayrılma durumlarından (depresyonda, hastanede, farklı şehirlerde ebeveyn, boşanma, vefat…) kaynaklanabilir.
Bu kaygı ile baş edebilmek için çeşitli stratejiler geliştirir. Ya terk edilmeden önce kendisi terk edecek, ya karşıdakinin terk etmemesi için elinden geleni fazlasıyla yapacak ya da kendini ilişkilerden izole edecektir. Bu stratejilere biraz daha ayrıntılı bakacak olursak:
Zaman değişir, mekan değişir, isimler değişir ama senaryo hep aynı kalır. Kişi kendi inancını doğrulayacak partneri seçer ve geçmişte öğrendiği baş etme şekillerini kullanmaya devam eder. İhtiyacı olduğunda yanında olacak, onu teskin edip güven verecek, koşulsuz kabul edecek kişiyi bulamaz. Günün sonunda aynı ihmal edilmişlik, değersizlik, yalnızlık hislerini ve benzer kaygıları yeniden yaşar. Kısır Döngü bu şekilde devam eder.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.