Yan yana otururken aranıza giren o görünmez duvar ne zaman örüldü?
"Yine aynı tartışma, yine aynı sessizlik..."
Kimi zaman mutfakta unutulan bir tabak, kimi zaman sıradan bir hafta sonu planı... Konunun ne olduğunun aslında hiçbir önemi yok. Cümleler değişiyor ama o tanıdık his hiç değişmiyor: Bir türlü anlaşılamamak, yalnız kalmak ve aynı kısır döngünün içine çekilmek.
O anlarda çiftlerden biri genellikle daha yüksek sesle derdini anlatmaya, üst üste sorular sormaya çalışırken, diğeri yavaşça geri çekiliyor, susuyor ya da o odayı terk ediyor. Biri kovalamaktan yoruluyor, diğeri kaçmaktan... Ve en acısı, iki taraf da içten içe aynı şeyi merak etmeye başlıyor: Biz ne zaman bu hâle geldik? Acaba sevgimiz bitti mi?
Oysa bunlar bize çok farklı bir gerçeği fısıldıyor: Sorun çoğu zaman sevgisizlik değil. Sorun, partnerimize ulaşmaya çalışırken kullandığımız "zırhlar".
Buzdağının Altında Ne Var?
İlişkide kendimizi tehdit altında veya yetersiz hissettiğimizde, zihnimizi ve kalbimizi korumak için otomatik olarak ikincil duygularımızı öne süreriz. Öfke, eleştiri, soğukluk ya da umursamazlık... Bunlar aslında savunma mekanizmalarımızdır. Eşinize bağırmak ya da günlerce onunla konuşmamak, sadece suyun üzerinde görünen kısımdır.
Peki ya suyun altında ne var?
Öfkeyle yükselen o sesin altında aslında "Sana ulaşamıyorum ve kaybolmuş hissediyorum." korkusu yatıyor olabilir mi? Ya da tamamen sessizliğe bürünen o insanın zihninde "Yine yetersiz kalacağım, en iyisi susayım." endişesi dönüyor olabilir mi?
Bizler en çaresiz anlarımızda "Beni gör, beni duy, bana sarıl." demek yerine, partnerimizi savunmaya iten o maskeleri takıyoruz. Ve ne yazık ki maskeler konuşmaya başladığında, gerçek bağ görülmez hâle geliyor.
Çatışmanın Gerçek Sorumlusu Kim?
Bir kriz anında çoğunlukla parmaklar birbirini gösterir: "Sen hep böylesin.", "Sen hiç değişmeyeceksin."
Fakat asıl soru şu: Ya ilişkinizdeki düşman eşiniz değilse? Ya ikinizin de tuzağına düştüğü, görünmez bir "ilişki döngüsü" ise?
Duygu Odaklı Çift Terapisi seanslarında tam da bu sorunun peşine düşüyoruz. Haklıyı ya da haksızı aramak için değil; o görünmez döngüyü deşifre etmek, birbirinize gösterdiğiniz o sert zırhların arkasındaki gerçek incinmişlikleri keşfetmek için...
İlişkinizde sık sık aynı kısır döngüye yakalanıyorsanız, bu durum yolun sonuna geldiğinizi göstermez. Belki de sadece, birbirinizin dilini "duyguların seviyesinde" yeniden öğrenme zamanınız gelmiştir...


