2–3 yaş dönemi, çocukların dil ve konuşma gelişiminin hızla ilerlediği önemli bir dönemdir. Bu dönemde ebeveynlerin günlük iletişim biçimi, çocuğun dili anlama ve kullanma deneyimini destekleyebilir.
Ancak çocuğun daha çok konuşmasını isterken farkında olmadan onun konuşma fırsatlarını azaltan bazı alışkanlıklar geliştirebiliriz.
Çocuğun söylediğini hemen tamamlamak, arka arkaya çok sayıda soru sormak, söylediği kelimeleri sürekli düzeltmek veya “Hadi söyle, tekrar et.” diyerek konuşmasını istemek genellikle iyi niyetle yapılır.
Peki, 2–3 yaşındaki çocuğun dil gelişimini desteklemek için günlük iletişimde neleri değiştirebiliriz?
Çocukla konuşurken sürekli soru sormak, iletişimi desteklemenin en etkili yolu olmayabilir.
“Bu ne?”
“Ne renk?”
“Bu nerede?”
“Ne yapıyor?”
gibi peş peşe sorular sormak yerine bazen çocuğun yaptığı veya ilgilendiği şey hakkında siz konuşabilirsiniz.
Örneğin, çocuk arabayla oynuyorsa:
“Araba gidiyor.”
“Çok hızlı gidiyor.”
“Araba garaja girdi.”
gibi kısa ve anlaşılır cümlelerle onun ilgisini takip edebilirsiniz.
Böylece çocuğun cevap vermesi gereken bir soru-cevap ortamı oluşturmak yerine duyduğu dili anlamlı bir bağlam içerisinde öğrenmesine fırsat verebilirsiniz.
2–3 yaş döneminde çocuklar bazı kelimeleri ve cümleleri yetişkinlerden farklı söyleyebilir.
Çocuğun her hatasını anında düzeltmek yerine söylediği ifadeyi doğru biçimde modelleyebilirsiniz.
Çocuk:
“Dodo geldi.”
Siz:
“Evet, köpek geldi.” diyebilirsiniz.
Bu yaklaşımda çocuktan kelimeyi tekrar etmesini istemek yerine doğru modeli doğal iletişim içerisinde sunarsınız.
Amaç, çocuğun konuşmasını sürekli kontrol etmek değil, doğru dil modelini sık ve doğal biçimde duymasını sağlamaktır.
Çocuğun konuşmasını desteklemek için sürekli “Söyle.”, “Tekrar et.”, “Hadi bunu söyle.” demek gerekli değildir.
Bunun yerine günlük yaşam içerisinde iletişim fırsatları oluşturabilirsiniz.
Örneğin:
Çocuk sevdiği oyuncağa uzanıyorsa hemen vermek yerine kısa bir süre bekleyebilir, onun size bakmasını veya bir iletişim girişiminde bulunmasını bekleyebilirsiniz.
Kitap okurken her sayfada soru sormak yerine resimler hakkında konuşabilirsiniz.
Yemek hazırlarken yaptığınız işleri anlatabilirsiniz.
Giyinirken “Çorabını giyiyoruz.”, “Ayakkabını bulduk.” gibi kısa cümleler kullanabilirsiniz.
Böylece çocuk, yalnızca kendisinden konuşması beklendiğinde değil, günün doğal akışı içerisinde de dili duyar ve kullanma fırsatı bulur.
Çocuğun dil gelişimini desteklemek için günlük yaşamda şu küçük değişiklikleri deneyebilirsiniz:
Çocuğun dil gelişimini desteklemek için özel bir çalışma masasına veya yalnızca belirli etkinliklere ihtiyaç yoktur.
Oyun oynarken, yemek yerken, giyinirken, alışveriş yaparken, kitap okurken ve birlikte günlük işler yaparken çocuğun dili öğrenmesi ve kullanması için doğal fırsatlar oluşur.
Bu nedenle önemli olan yalnızca “Çocuğum bugün kaç kelime söyledi?” diye düşünmek değil; gün içerisinde onunla nasıl iletişim kurduğumuza da dikkat etmektir.
Her çocuğun dil ve konuşma gelişimi aynı hızda ilerlemez. Ancak ebeveyn olarak çocuğunuzun kelime kullanımı, cümleleri, söylediklerini anlama becerisi veya iletişim kurma biçimi konusunda endişeleriniz varsa değerlendirme almak, gelişimini daha yakından anlamanıza yardımcı olabilir.
Özellikle gecikmiş konuşma konusunda endişeniz varsa “Biraz daha bekleyelim, nasıl olsa konuşur.” demek yerine bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmek uygun bir ilk adım olabilir.
Unutmayın:
Çocuğun daha çok konuşmasını istemek yerine daha çok iletişim fırsatı yaratmak çoğu zaman daha değerlidir.
Daha az soru…
Daha az düzeltme…
Daha fazla karşılıklı etkileşim…
Çünkü 2–3 yaş dil gelişimi, yalnızca çocuğun konuşmasını beklediğimiz anlarda değil; onunla birlikte oynadığımız, onu dinlediğimiz ve söylediklerine anlamlı şekilde karşılık verdiğimiz günlük yaşamın içinde desteklenir.
Küçük iletişim değişiklikleri, çocuğun dil gelişimini destekleyen büyük fırsatlara dönüşebilir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.