Bireysel gelişim sürecimiz gibi, ailenin de bir gelişim süreci içerisinde geçtiği evreler olduğunu söyleyebiliriz. Her evrede karşılaşılan tipik sorunların, bir sonraki evreye geçiş için tamamlanması gereken işlerin ve bir sonraki evreye geçiş için yapılması gereken hazırlıkların olduğunu söyleyebiliriz. Bir şeyi bitirmeden başka bir şeyi başlatmak zorluklara yol açabilir. Her evrenin kendi içerisinde zorlukları olduğu gibi, kendine göre heyecanları ve kendine göre tatminleri vardır. Evliliğin ilk döneminde yaşananları ilerleyen dönemlerde aynen beklemek doğru olmaz. Öte yandan, her evrenin bir büyüme ve gelişme fırsatı olduğunu ve kendi içerisinde alınacak tatminleri olduğunu söyleyebiliriz.
Bu evre ülkemizde görece az görülen bir evredir. Birey artık genç bir yetişkindir ve aileden ayrılmaya hazırlanmaktadır. Bireysel sorumluluklarını kabul eder, akran ilişkileri kurar, kendi işini ve ekonomik bağımsızlığını kazanmaya başlar. Bu evredeki işlerin tamamlanmaması ise evliliğin ilk döneminde zorlanmalara sebep olur.
Bu dönemde ailenin kurucusu olan çift, karı-kocalık sistemlerini oluşturmaktadır. Yeni evli çift; karşılıklı destek, uyum, birbirlerinin gelişimlerine destek, birliktelik ve bağlılık ile ilgili sistemlerini oluşturur.
Bu dönemde çift, kök aileleri ve arkadaşları ile olan ilişkilerini yeniden düzenlemek ve kendi sistemlerini kurma görevi ile karşı karşıyadır. Artık yeni bir aile kurmaktasınızdır ve bunun kendi sisteminizi kurmanız anlamına gelmektedir. Bu kendiliğinden olmaz; çaba sarf etmek gerekir.
Bu dönem aynı zamanda çiftlerin ayrılık için çok çabuk karar alabildiği bir dönemdir. Henüz çocuk yoktur ve evliliğe olan yatırım azdır. Öte yandan, fiziksel şiddet gibi durumları dışarıda tutarsak, yeni bir aile sisteminin kurulması için bir miktar enerji sarf etmenin gerekli olduğunu da akılda tutmakta fayda olduğunu söyleyebiliriz.
Bu dönemde çocuğun gelmesi ile birlikte anne-babalık alt sistemi kurulur. Çift, karı-kocalık rollerinden ayrı olarak anne-baba rollerini de üstlenmeye başlar. Çocuğun bakımı, korunması ve yetiştirilmesi için sorumlulukların alınması ve paylaşılması gerekmektedir. Aynı zamanda aile sistemine yeni bir bireyin gireceğini ve bunun sistemi değiştireceğini kabul etmek gerekir. Karı-kocalık rollerimizden vazgeçme şansımız olsa bile anne-babalık sistemi devam edecektir. Bu noktada bir önceki evredeki gelişimin tamamlanması ve karı-kocalık alt sisteminin oturması işleri kolaylaştıracaktır.
Bu dönemde ergen birey için sisteme giriş çıkış sınırlarının yeniden düzenlenmesi ve bir miktar esnemesi gerekir. Bu, anne-baba için yeni düzenlemeleri ve yeni kararları beraberinde getirir.
Bu dönem, bireylerin kendilerine dönmek için fırsat buldukları bir zamandır. Artık çocukları olmadan zaman geçirme şansları artmıştır. Ergen sistemden çıkmaya başlayınca karı-koca daha fazla baş başa kalır. Karı-koca sistemine daha önce iyi bakılmamış ise çatışmalar artabilir. İnsanlar çoğu zaman bu dönemde kariyerlerini, mesleki yaşamlarını ve evliliklerini gözden geçirirler. Çocuklarının sistemden yavaş yavaş bağımsızlaşmasına izin verdikçe evlilik ve bireysel yaşamlarını gözden geçirmek ve ihtiyaç buldukları değişimleri yapmak için enerji bulacaklardır.
Bu dönemde çocuklar üniversite ve iş benzeri sebepler ile evden ayrılmaya başlar. Çift, evliliğinin ilk döneminde olduğu gibi karı-koca ilişkisi ağırlıklı yaşamaya başlar. Bu dönemde çift geçmiş hayal kırıklıklarına ve geçmiş hesaplaşmalara açılabilir. Bu sebeple çift, karı-koca ilişkisine tekrar yatırım yapmak ve bakım yapmak durumunda olabilir. Çocuklar büyüdüğü için, onlar ile ilişkinizde ebeveyn-çocuk ilişkisinden yetişkin-yetişkin ilişkisine dönmelidir.
Bu dönemde insanların genel yaşam felsefeleri, dünya görüşleri oturmuştur. Deneyimler olaylar olarak değil, temel süreçler olarak değerlendirilir. Bu dönemde karı-koca ilişkisine yönelik beklentiler devam eder. Emeklilik yaşanıyor ise bununla ilgili düzenlemeler yapılır.
Yukarıdaki evrelerin hepimiz için aynı sıra ile yaşanması gerekmez. Öte yandan, bu türden bir kavramsallaştırma temel süreçler, zorluklar ve gelişim olanakları ile ilgili bize bilgi verir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.