Aşk-ı Memnu

Yazar Seda Arı ÜzerPsikolog • 25 Şubat 2022 • Yorumlar:

Tarihten kopup gelmiş bir aşk hikayesi

Bu hikaye Halit Ziya Uşaklıgil’ in kaleminden neredeyse bir asır önce dökülmüş olup; cesurca aşkı, tutkuyu, şehveti ve beraberinde gelen vicdan yükünü en içten sözlerle anlatan tarihin tozlu sayfalarından kopup gelmiş, tüm zamanlara meydan okuyan bir başyapıttır.

Roman Melih Bey Takımından, gösterişe meraklı olan Firdevs Hanım’ın hayat hikayesiyle başlamaktadır. Firdevs hanım 18 yaşında evlenmiş, oldukça hoppa, gösteriş ve eğlence düşkünü, adından sürekli bahsettirmeyi ve beğenilmeyi seven biridir.(statü arayıcılık şeması) Yapmış olduğu evlilik yalnızca ekonomik ihtiyaçlarını  gidermek için seçtiği bir yoldur (fırsatçı mod). Gelin olarak gelmiş olduğu konağın kapısından girer girmez  konağın söz sahibi oluvermiştir. Hatta öyle ki eşi, ‘Firdevs hanımın eşi’ sıfatını almıştır. Lakin evliliğin  ardından büyük bir felaket yaşamış ilk kızına hamile kalmıştır. Annelik onun hamurunda yokken üç yıl aradan  sonra ikinci kızı dünyaya gelmiştir. Çocuklar ve evliliğin sorumluluğu genç ve güzel kalmak için çokça savaş  vermesine neden olmuştur. Kızlarını gençliğini, güzelliğini eskittiği için hiç sevmemiş hatta iki düşman olarak  görmüştür (kusurluluk şeması- cezalandırıcılık şeması, şema teslimi). Hayat onun için evin dışında bir yerlerde  akmaktadır(özgürlük savaşçısı mod). Eğlence hayatına karışmayan eşi, Bihter henüz 5 yaşındayken sırlarını  sakladığı kutuyu bulmasıyla, onun sadakatsizlikleriyle yüzleşmiş ve bu gerçeklik karşısında kalbi  dayanamamış kalp krizi geçirmiştir. Firdevs hanım eşinin ölümüne içten içten kendisinin neden olduğunu  düşünse (cezalandırıcı ebeveyn modu) de yeni zengin koca avından kendisini alamamıştır (statü arayıcılık  şeması). Zaman öyle hızlı akıp geçerken o 45 yaşına gelmiş, kızları büyümüş serpilmiştir. Artık koca avında  kızları onun birer rakibi olmaya başlamıştır. Bu geçen yılların acımasızlığını suratına çarparken kızlarının  gençlik ve güzelliklerine haset beslemesine neden olmuştur.(kusurluluk, cezalandırıcılık şeması) Bu yarıştan  ilk çıkan Peyker olmuştur. O, aşkı seçmiş ekonomik geliri düşük olan Nihat ile evlenmiştir. Bu evliliğin  sonucunda Firdevs hanım kendisince büyük bir felaket haberi daha almıştır: Torun! Bu onun yaşlandığının  kanıtı niteliğindedir. (kusurluluk şeması) Asıl içindeki depremi ise 50 küsur yaşındaki seçkin bir aileye mensup  olan görkemli Adnan bey ortaya çıkarmıştır. O, Adnan beyin kendisine ilgisi olduğunu düşünüp zengin koca  avına birini düşürdüğünü sanırken Adnan Bey’ in ilgisi biricik körpe kızı Bihter’ e kayıvermiştir. Firdevs  hanım bu durumu öğrendiğinde büyük bir yıkımla karşı karşıya kalmıştır. (Her zaman ilgi odağı ve en iyiye  sahip olmak isteyen Firdevs hanım, büyüklenmeci tarafının hüsrana uğradığını hissettiği an büyük üzüntü  yaşamıştır: incinmiş çocuk modu) 

Adnan bey ise Bihter’ in bahar tazeliğinin etkisiyle adeta büyülenmiş ve her ne kadar yaşça kendisinden küçük  olsa da ondan kendisini alıkoyamamıştır. Onun şık ve muhteşem görüntüsü kendisinden geçmesine neden  olmuştur(statü arayıcılık şeması). Ve Bihter sevginin aşkın ne olduğunu bilmediği için Adnan Bey’ in ihtişamı  karşısında Boğaziçi’ nin en büyük yalısının hanımı olmasının getireceği avantajların büyüsüne kapılarak bu  evliliğe kendi sonunu getireceğini bilmeden can atmıştır (statü arayıcılık şeması). Adnan Bey’ in konağı,  görkemiyle göz kamaştırırken Bihter’ e bir de annelik görevi vasıl olmuştu. Nihal ve Bülent’in anneliğine de  aday olan Bihter, kendisinden 8 yaş küçük Nihal’ le oldukça çalkantılı bir ilişki kurmuştur. Başlarda o, bu eve  zarafet, şıklık getirmiş; hatta Nihal’ in gönlünü kazanabilmek için epey uğraşmıştır. Hatta o kadar iyi oynamıştı  ki rolünü, narin bir çiçeğe benzeyen asil ruhlu, kırılgan Nihal ilk 1 yıl Bihter’ e babasından daha yakın davranıp  babasıyla arasına aşılmaz duvarlar örmüştür (Nihal babasına karşı öfkelidir: öfkeli çocuk mod). Ancak 1. yılın  sonunda artık işler iyice çığırından çıkmıştır. Kendisinin sahip olduğu ne varsa her birini Bihter’ in elinden  yavaş yavaş aldığını görmek onu çileden çıkartmıştır. En başta biricik babası.. sonra en kıymet verdiği insan  kardeşi... İkisi de Bihter’ in yanında çok mutludur. (sevdiği kişiler tarafından terk edildiğini hissetmiştir. Terk  edilme şeması, öfkeli-dürtüsel çocuk mod) Kendisini ergenliğin verdiği duygularla da geriye çeken Nihal için  Bihter, annesinin yerine gelen biri olmuştur. Artık onu istemiyordur. Ne onu ne de onunla hayatlarına giren  Melih bey takımını! Nihal’ in bu süreçte sığındığı, içini döktüğü Matmazel, hayatında onu koruyan kollayan  ve her daim yanında olan tek kişidir. Ancak Nihal bir gün onun da Bihter’ in safına geçmesinden kendisini  terk etmesinden korkmaktadır.(terk edilme şeması) 

Ev halkının önemli bir ismi de Behlül’ dür. Babası memur olan Behlül amcası Adnan Bey’ in evinde ev  halkından biri olarak yaşamaktadır. Adnan Bey’ in tüm olanaklarını kullanan, eğlence düşkünü ve romantik  ilişkiler adamıdır (kopuk avungan mod). Onun en büyük hayaliyse sevda bahçesine eklediği çiçeklerden  demetler oluşturmak, oluşan hatıra çiçekleriyle odasının tüm kenarlarını süslemek ve günün sonunda tüm bu  çiçeklerin ortasına bekaretin, beyazlığın, temizliğin temsili tertemiz bir zambak koymaktır.(yüksek standartlar  şeması) İşte bu cümleler Behlül’ ün yaşadığı hayatın özeti niteliğindedir. Cesur aşk oyunları oynamayı seven Behlül, çok sevdiği amcasının ve şık görkemli yengesinin evliliklerinin 1. yıl kutlamasında bu düşünce ve  duyguların verdiği itkiyle yengesinin biricik kardeşine methiyeler düzmüştür.(terk edilme şeması tesliminde,  kişi terk edileceğinden o kadar emindir ki ilişkide kalamayacağı partnerler seçer.) Ancak Peyker, evli ve çocuk  sahibi namusuna düşkün bir kadındır. Peyker, Behlül’ ü kendisinden uzaklaştırmak için annesinin yanına  gönderecek hamlede bulunmuştur. Bahçesinde her çiçeğe yer olan Behlül, Firdevs hanımla hoş bir sohbete  başlamış, hatta Firdevs Hanım’ da geçici gençlik iksiri etkisi bile yaratmıştır. Behlül’ ün tüm bu tavırlarına  tanık olan tek kişi ise Bihterdir. 

Bihter yaşanılan bu günün sonunda çok yorgun düşmüştür. Behlül’ün gün içindeki tavırları, görmek istemediği  önemli bir ihtiyacını fark ettirmiştir. Bihter, o gece hemen odasına çıkmış, ilişkisindeki şehvet, tutku ve sevda  açlığını içinde hissetmiş, içi yangın yerine dönmüştür. Kendisini yapayalnız hissettiren bu duyguyu evliliğinin  başından beri hissetmektedir. Onun için eşi, ‘avını parçalayıp öldüren bir canavardan farksızdır. Eşi bedenine  her dokunuşunda içi üşümeye hatta titremeye başlıyor, eşiyle birlikte olmak artık onu hasta ediyor ve içindeki  aşkın her seferinde çalındığına dair hisler uyandırıyordur (psikosomatik mod). Özünde insan olarak eşini sevse  de kadınlık görevlerini yerine getirmemek için direniyor, hatta direnemediği anlardaysa kaçmayı, erimeyi hatta  ölmeyi hayal ediyordur ( istemediği halde kocasına teslim olduğunda yaşadığı duygular: kopuk korungan mod). Hayal ettiği yalının söz söyleme hakimi olsa bile yalının ruhuna sahip olamamanın verdiği eksiklikle kendisini  buraya ait hissedemiyordur (konağa ait olamama hissi: sosyal izolasyon şeması şema teslimi). Tüm bu süreçte  genç yaşta üvey annelik de ona yük olmaya başlamıştır. Nihal’ i seviyordur ancak ne yaparsa yapsın  sevilmeyeceğinden de emindir (sevilmeyeceğine inancı: duygusal yoksunluk şeması). Ona ulaşabilmek için  çok uğraşmış olsa da ev halkının istenmeyen biriymiş gibi davranışlarının yarattığı koruma halkasından Nihal’  e ulaşamamıştır (insanlar tarafından istenmediğini düşünmesi: kusurluluk şeması, şema teslimi). Ama  Bülent’le arası öyle değildir, onunla birlikte kahkaha atmak gibi ortak noktaları vardır. Ve onun tarafından  sevildiğini de hissediyordur. Zaman geçtikçe Nihal, Bihter için bu evdeki en büyük sorun haline dönüşmeye  başlamıştır. Nihal’ in inişli çıkışlı ruh halinin, zayıf sinirlerinin ortaya çıkarttığı felaketlerin sebebi olup ev  halkının kendisini suçlamasını istemiyordur. Onun için kendisini hep temkinli olmak zorunda hissetmiştir  (manipülatif mod). Behlül’ ün Peyker’ e karşı davranışında şehvet ve tutkuyu görmesi bu duygulara sahip  olamayacak olmanın verdiği ızdırap dolu hüzne dönüşmüştür (ihtiyaçlarının hiçbir zaman giderilemeyeceğini  hissettiği andaki hüznü: incinmiş çocuk modu). Bihter kendine dahi itiraf edemese de Behlül gibi biri tarafından  çılgınca arzulanıp şehvetin ve tutkunun hazzına erişmek istemiştir. Her ne kadar kadınlık istekleri tatmin  olmamış olsa da o annesi gibi olmayacak eşine sadakatsizlik etmeyecektir! (annesi gibi kocasını aldatmaması  gerektiğini söyleyen Talepkar ebeveyn – aşkın, tutkunun, şehvetin çekimine kapılmak isteyen dürtüsel çocuk  modunun çatışması) 

Ancak bir gün tüm bu ruh yorgunluklarıyla içindeki aşk susuzluğunun ve doyuma kavuşmamış cinsel  dürtülerinin etkisiyle nedeni bilinmez bir şekilde Behlül’ün odasında kendisini buluverdi (dürtüsel çocuk  modu). Belki ona bu cesareti veren Behlül’ün Peyker’ e ve annesi Firdevs Hanıma yaklaşımının neticesindeki  kıskançlıktı. Belki de gençliğinin ve güzelliğinin mutsuzluk içinde solmasıydı. Gitmişti bir kez oraya. Biri  ateş diğeri barut! Yan yana ne kadar durabilirlerse kendilerine hakim olabilirlerse olmuşlardı ancak günün  sonunda odadan vicdan azabıyla kavrulan bir Bihter çıkmıştı (yapmış olduğu hatadan dolayı kendisini  cezalandırması vicdan azabı çekmesi;cezalandırıcılık şeması- cezalandırıcı ebeveyn modu). Yapmak  istemediği şeyi yapmış Behlül’ün cazibesine kapılmıştı. Annesi gibi olmak istemezken birden annesinin  yaptıklarını yapar olmuştu. Yaşadığı o tutku dolu anlar artık zihninde bedeninin, ruhunun kirlendiğini söyleyen  iç seslere dönüşmüştü (bedeninin ve ruhunun kirlendiğini düşünmesi: kusurluluk şeması). Ve Adnan Bey’ e  olan sadakatsizliğinin verdiği dayanılmaz acıya... Her an tetikteydi. Herkesin bu çirkinliği bildiğini,  arkasından konuştuğunu düşünüyordu (kuşkuculuk şeması). Bu kirin ancak masum bir aşkla temizlenirse  günahından o zaman arınacağına inandı. İçinden çıkartamadığı kirlilik hali Behlül’ le tekrar yakınlaşana dek  sürdü. Gittikçe sıklaşan görüşmeler sonunda bedeni gibi artık kalbi de Behlül için atar olmuştu. Ve bu tutku  dolu aşkı yaşatmak için her şeyi göze almaya başlamıştı. 

Behlül’ e gelince, hayatında daha önce buna benzer bir tutku bir heyecan hiç yaşamamıştı. Bihter tam olarak  aklını almıştı. Amcasını sevmesine seviyordu ancak bir gün bu kadar genç ve güzel bir kadın tarafından  aldatılacağına da emindi. “Bu şanslı kişi neden ben olmayayım ki?” (haklılık şeması) diye düşünüp vicdanını  rahatlatıyordu. Herkesin gözü önünde olup da hiç kimsenin bilmediği bir aşk yaşıyor olmak, onun tüm  damarlarında heyecana neden oluyordu. Bihter’ e tutkuyla sarılıyor, “Herkes öğrenirse öğrensin kaçarız  buradan” diyordu. Sonsuz bir aşk yaşadıklarına inanmıştı Bihter. Bu aşk için artık her türlü riski, ölümü dahi  göze alabilirdi. İlk kez yaşadığını, mutlu olduğunu hissetmişti. Aşkın ruhuna verdiği lezzetle korkusuzca  Behlül’ üne koşuyordu . Behlül odasında kalıp Bihter’ in ona gelmesini bir mevsim beklemişti ancak Bihter’  in istediği zaman gelip, istediğini alıp gitmesiyle kendisini kullanılmış hissediyordu (Bihter tarafından kullanıldığına inanma kuşkuculuk şeması). Onun bedeni gibi ruhunu da ele geçirmişti, artık onun kendisine  verebileceği hiçbir şey kalmamış, sıradanlaşmıştı. Ondan da yavaş yavaş kopmuş, mutluluğu ve heyecanı  dışarıdaki hayatta aramaya başlamıştı (Bihter’ i aldatmak için nedenlerinin olması haklılık şemasının etkisiyle  ortaya çıkan narsisitik bir savunmadır). Bihter aldatılmanın acısını yaşayan ve göz yuman bir kadın rolünde  girip göz yumdukça Behlül ondan uzaklaşıyordu (Bihter, aldatmalarına göz yumduğu için bir tarafı da onu  cezalandırmaktadır: cezalandırıcılık şeması). Tam bu süreçte Firdevs hanım bu yasak aşkı fark etmiş, Behlül’  ün Nihal’ le evlenmesi için onun aklını çeldirecek şeyler sunmaya başlamıştı. Behlül de tüm ev halkı gibi gülüp  geçmişti geçmesine ancak; aranıp da bulunamayan o sevda çiçeği yoksa Nihal mi diye de düşünmeden edemedi.  O da ruhunun tek şifa kaynağı olacak olan; masum, narin, bakire zambağın Nihal olduğuna karar vermişti.  Artık tüm gayreti Nihal’ i bu evliliğe ikna etmekti (Behlül en güzel şeylere sahip olması gerektiğine inanıştı:  yüksek standartlar- haklılık şeması: manipülatif mod). 

Bu evlilik fikri Bihter’ i çileden çıkartıyordu.“Ah, demek nihayet itiraf ediyorsunuz, nihayet bütün olaylar bitti,  artık beni aldatmaya bile luzum görmüyorsunuz, öyle mi? Fakat bu evlilik olmayacak anlıyor musunuz? Her  şey evet her şey hatta Kette bile... bakınız ismini bile biliyorum evet, hatta Kette, yalnız Nihal değil, yahut bu  evlilik olmayacak... seni aldatan bu adam şu dakikaya kadar beni de aldatıyordu. O senin için bir koca olamaz..”  

sözleriyle Behlül’ e tehditler savururken (Bihter terk edilme şemasının etkisiyle ortaya çıkan incinmişliğinin  ardından Behlül’ ü tehdit ederek cezalandırmak istemiştir: cezalandırıcılık şeması) Behlül hareketsiz bir  şekilde Bihter’ in gitmesini bekledi (hayati hareketsizlik: teslimiyet) . Bihter, hayatını tehlikeye attığı bu yalana  inandığı için büyük acı hissediyordu. Ne olursa olsun bu evlilik engellenmeliydi. Onların karşısında  sevişeceklerine tahammüllü yoktu. Son çaresi annesiydi. Nasıl bu evlilik fikrini ortaya çıkarttıysa şimdi de  engellemek zorundaydı. İçinde bulunduğu durumu tüm çıplaklığıyla söylüyor hatta her şeyi kocasına itiraf  etmekle onu tehdit ediyordu(Cezalandırıcılık şeması) . Firdevs hanım tüm bunların farkındaydı. Onun bu  hamlesinde kesinlikle Bihter’ i korumak yatmıyordu. Hatta sahip olamadığı duygulara sahip olduğu için ona  düşmanlık besleyerek yapmıştı (Firdevs hanım, manipülatif yollarla Bihter’ in mutluluğunu elinden almak  istemiştir: manipülatif mod) . Ne olursa olsun geri adım atmayacaktı (Haklılık şeması- Dikkafalı mod). 

Behlül ise Nihal’ in sevgisini kazanmaktan başka hiçbir şey istemiyor, düşünmüyordu. O, ruhunun tek şifasıydı.  Ruhunu yaşadığı acıdan kurtarabilmek için onun sevgisine,ilgisine muhtaçtı. Ancak muhtaçlığını kamufle  ederek onun kendisine, sevgisine muhtaç olduğunu dile getiriyordu (Büyüklenmeci mod narsisistik bir  savunmadır). Nihal’ in kırılgan ruhu sevgiye muhtaçtı. Kendisini bu hayatta yapayalnız kalmış hissediyordu  (terk edilme ve duygusal yoksunluk şeması şema teslimi). Böyle sözleri duymaya çok ihtiyacı vardı.. Behlül’ün  sözleri karşısında teslim olup ona ‘evet’ demişti. Üstelik itiraf etmekte güçlük çekse de epeydir onu seviyordu.  Behlül’ ün gelişi Nihal’ in ruhuna baharı getirmişti. Mutluydu en önemlisi artık yalnız değildi. Ertesi sabah olunca Behlül kendisiyle vedalaşıp Büyükada’ dan ve İstanbul’ a dönecekti ki vedalaşırken cebinden Firdevs Hanımın yazısının olduğu bir kağıt düştü. Nihal merakına yenik düşmüş bir şekilde eline geçen kağıdı okudu.  Ama yazılanları anlayamıyor, anlamlandıramıyordu. Ne demek istiyordu bu kağıt, akşam ne için çağırmıştı  Firdevs hanım? Zihninde bazı şeyler canlanmaya başlamıştı. Yoksa Behlül ve Bihter için miydi? Bu şüpheyle  hemen o da İstanbul’ a konağa gitmek istedi (kuşkuculuk şeması). Tüm korkularıyla şüpheleriyle gelmişti  konağa! Duymayı hiç istemediği sözleri Behlül ve Bihter’ in ağzından duyuyordu. Haklı çıkmanın verdiği  üzüntüyle zayıf sinirleri onu ayakta tutmaya yetmemişti, duyduğu sözler o anda sinir krizi geçirmesine neden  olmuştu (acıya teslim olmanın verdiği somatik belirtiler) . Nihal’ i o halde gören Behlül, her şeyi anladığı için  tam anlamıyla afallamıştı. Ne yapacağını bilmeden çareyi kaçmakta buldu (problem karşısında kaçarak  kendimizi koruduğumuz: kopuk avungan mod). Adnan bey kriz geçiren kızının yanına koşarak geldi, onu kendi  odasına götürdü. Daha önce de yaşadıkları için tecrübeliydi böyle durumlar karşısında. Ama ne olmuştu da  Nihal bu hale gelmişti? Tüm bunların cevabını ona Beşir tek tek anlattı. Gerçekleri bilmenin yarattığı acıyla  Adnan Bey, Bihter’ i aramaya başladı. Bihter olacakları hissetmiş Adnan Beyin silahı almak için koşmuştu.  İçinde gençliğin ve güzelliğin verdiği yaşama sevincini hissetse de artık ok yaydan çıkmıştı, sağlıklı  düşünemiyordu. Kocasını aldatan kadın olduğunu başkalarının bakışlarında kaldıramayacağını hissetti, ölümü  düşledi... Karar vermişti hayatına son verecekti. Aşkı da acıyı da hissettiği kalbine silahı doğrulttu, yaşadığı  tüm acıları bitirmek istercesine tetiği çekti.(Bihter, ölüm ile hem kendisini hem de buna neden olanları  cezalandırmıştır. Cezalandırıcılık şeması- cezalandırıcı ebeveyn modu). Ardında tüm yaşanmışlıkları  bırakarak bu koca yalıyı terk etti... Hiç bu yalıda yaşamamışçasına... Konaksa hiçbir şey olmamışçasına eski  çalışanlarıyla eski neşesine geri döndü... 

Bihter ve Behlül cinsel arzularla bir birlerini çılgınca çekmiş olsalar da her ikisinin geçmiş yaşamlarından  getirdiği terk edilme ve duygusal yoksunluk şemalarının ortaya çıkarttığı kimyayı görmekteyiz.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)