Her an, hayatımızın direksiyonunda oturuyoruz ve verdiğimiz her karar, attığımız her adım bizi farklı bir noktaya taşıyor. Ancak çoğumuz zaman zaman anlık rahatlamaları tercih ederek, uzun vadeli hedeflerimizden ve asıl gitmek istediğimiz yoldan uzaklaşabiliyoruz. İşte bu anlık kaçışları seçtiğimiz anlar, aslında kendi içsel pusulamızı göz ardı ettiğimiz zamanlara dönüşüyor.
Peki, bu süreç nasıl işliyor? Örneğin; geleceğinizi belirleyecek, sizin için çok kıymetli bir sınava hazırlandığınızı hayal edin. Masanın başına oturduğunuzda hissettiğiniz o yoğun sınav kaygısıyla kalmak (yani o anlık rahatsızlığa gönüllü olmak) yerine, o duygudan kaçmak için kalkıp bir film izlemeyi seçebilirsiniz. Evet, film izlemek kısa vadede size keyifli ve konforlu bir an yaşatabilir; fakat uzun vadede sizi o sınav masasından, yani aslında ulaşmak istediğiniz hedeflerinizden koparır.
Tam da bu noktada, o rahatsızlık anlarında bizi doğru yolda tutacak rehberlere ihtiyaç duyarız. Hayatımızda yer alan; başarı, özgünlük, dürüstlük, özgürlük, merhamet, huzur, gelişim, yaratıcılık, sevgi, bağ kurma, öğrenme, nezaket ve güvenlik gibi kavramlar, sadece soyut kelimeler değildir. Bunlar, hayatınıza yön vermek için kullanabileceğiniz son derece kıymetli pusulalardır. Değerlerimiz, nefes aldığımız sürece uğruna acı çekmeye gönüllü olduğumuz, davranışlarımıza/hayatımıza anlam katan pusulalardır.
Şimdi durup kendinize dürüstçe şu soruyu sorun: Hayatımı gerçekten bu içsel pusulalara göre mi şekillendiriyorum, yoksa kararlarımı anlık hazlar ve o anki kaygı, rahatsızlıklardan kaçma arzusu mu yönetiyor? Eğer bu farkındalığı yakalamakta zorlanıyorsanız, gün içinde kendinize şu iki soruyu hatırlatmayı bir alışkanlık, zamanla gelişen bir farkındalık becerisi hâline getirebilirsiniz:
“Bu davranışımın kısa vadeli bedeli nedir?”
“Bu davranışımın uzun vadeli bedeli nedir?”
Kısa vadede kaygıdan, acıdan, sıkıntıdan kurtulmuş olabiliriz; ancak karşılığında uzun vadede değerlerimizden uzaklaştığımız, anlamlı olanı feda ettiğimiz bir seçim yaptığımızı da fark edebiliriz.
Her an bir seçim yapıyoruz. Her davranışımızın arkasında bir seçim vardır: Eylemlerimiz bizi anlamlı bir hayata, olmak istediğim insanı mı yaklaştırıyor, yoksa bu mesafe iyice açılıyor mu?
Unutmayın; anlamlı bir hayat o anki anlık rahatlıkta değil, zorluklara rağmen neye gönüllü olduğunuzun peşinden gitmekte gizlidir. Bazen sadece durmak, nefes almak ve adımlarınızı değerleriniz doğrultusunda bilinçli bir şekilde atmak, hayatınızı çok daha doyumlu kılacak en değerli seçimdir.
Umarım bu yazı, hayatınızın pusulasını netleştirmenizde ve değerleriniz doğrultusunda huzurlu, kararlı ve anlamlı adımlar atmanızda size rehberlik eder.
Psk. Betül Çavumirza
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.