Hepimiz oradayız: Bir yandan ders çalışırken diğer yandan telefondan gelen bildirimlere bakıyor, arkada çalan müziğin ritmine kapılıp arada bir sosyal medyada “şöyle bir” geziniyoruz. Buna “multitasking” yani aynı anda birden fazla iş yapma becerisi diyoruz. Peki, bu durum bizi gerçekten daha verimli mi kılıyor, yoksa farkında olmadan başarımızı mı baltalıyor?
Gelin, literatürdeki çarpıcı araştırmalara ve nesiller arası farklara birlikte göz atalım.
Çoğumuz mesajlaşmanın ders çalışmaya engel olmadığını düşünürüz. Ancak yapılan bir araştırmada, 89 üniversite öğrencisine psikoloji metni okutulmuş ve üç gruba ayrılmışlar: Okuma sırasında mesajlaşanlar, okumadan önce mesajlaşanlar ve hiç mesajlaşmayanlar.
Sonuç şaşırtıcıdır: Mesajlaşanlar sınavda benzer puanlar alsalar da, metni bitirmeleri diğer gruba göre %22 ile %59 oranında daha uzun sürmüştür. Yani aslında aynı işi yapabiliyoruz ama bedelini en değerli hazinemizle, yani zamanımızla ödüyoruz.
Junco ve Cotten’in yaklaşık 4 bin öğrenciyle yaptığı devasa araştırma, multitasking alışkanlıklarımızın notlarımıza doğrudan yansıdığını gösteriyor.
• Tehlikeli Üçlü: Ders çalışırken Facebook kullanmak ve mesajlaşmak, düşük not ortalamasıyla doğrudan bağlantılı.
• İlginç Bir İstisna: İnternette araştırma yapmak veya e-posta kontrol etmek notları o kadar da kötü etkilemiyor. Görünüşe göre, sosyal etkileşim içeren multitasking, zihnimizi diğer her şeyden daha fazla yoruyor.
Türkiye’de 70 farklı üniversiteden 1033 akademisyenle yapılan bir araştırma (Baran, 2013), multitasking’in sadece öğrencilerin değil, profesyonellerin de sorunu olduğunu kanıtlıyor.
• Akademisyenlerin %78’i internetin, %62’si telefonla konuşmanın işlerini geciktirdiğine inanıyor.
• Müzik Severlere Müjde: Araştırmaya katılanların yarısından fazlası, müzik dinlemenin işleri geciktirmediğini belirtmiş. Yani arkada kısık sesle çalan o playlist, düşündüğünüz kadar zararlı olmayabilir!
Peki, yeni nesil bu konuda gerçekten daha mı “yetenekli”? Araştırmalar, "Net Nesli"nin (Z kuşağı ve sonrası), Gen X ve Baby Boomer kuşaklarına göre çok daha fazla multitasking yaptığını gösteriyor.
Genç nesiller bu karmaşayı yönetmenin “daha kolay” olduğunu iddia etse de, bilim bize insan beyninin işlem kapasitesinin aslında her nesil için benzer sınırlara sahip olduğunu hatırlatıyor. Yani daha fazla yapıyoruz ama bu, daha hatasız yaptığımız anlamına gelmiyor.
Son on yılın araştırmaları net bir gerçeği yüzümüze vuruyor: İnsan beyni, aynı anda gelen birden fazla veri akışını işlemek için tasarlanmamış. Multitasking, akademik performansımızı düşürüyor ve işlerimizi normalden daha uzun sürede bitirmemize neden oluyor. Belki de bir dahaki sefere o önemli ödeve odaklanırken telefonu başka bir odaya bırakmanın vakti gelmiştir, ne dersiniz?
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.