Besinler İlacınız Olsun

Yazar Mervenaz YazganDiyetisyen • 31 Ekim 2018 • Yorumlar:

“Besinler ilacınız, ilacınız besininiz olsun!” Bu anlamlı sözün sahibi, tıbbın ve beslenme biliminin öncülerinden Hipokrat. Milattan önce 500 senesinde söylemiş olduğu bu anlamlı söz, 21. yüzyılda hala geçerliliğini korumaktadır. Özellikle gelişen teknoloji sayesinde beslenmenin kronik hastalıklarla olan ilişkisini daha iyi anlayabiliyoruz. Birçok hastalığın riskini azaltabilen ve vücuda çeşitli fizyolojik yararlar sağlayan besinlere fonksiyonel besinler diyoruz. Sağlığın geliştirilmesinde direk etki gösteren bu besinler özellikle kardiyovasküler hastalıklara ve kanser, kemik erimesi gibi yaşam standartlarını düşüren rahatsızlıklara karşı önemli derecede koruyucu etki göstermektedir.

Fonksiyonel besinler doğal olarak tüketilebildikleri gibi besinlerin zenginleştirilmesiyle ve değiştirilmesiyle de oluşturulabilir. Örneğin yumurtalara omega 3 yağ asidi ve selenyum minerali eklenmesiyle fonksiyonel yumurtalar elde edilmiştir. Ülkemizde fonksiyonel besinlerin geliştirildiği en büyük alan süt ve türevleridir.

Peki hangi fonksiyonel besin hangi hastalığa karşı vücudumuzu korur? Günlük kullandığımız ve ulaşımı kolay olan bazı fonksiyonel besinleri ve yararlarını sizin için aşağıda özetledim:

-Kanola yağı: Yağ asidi örüntüsü oldukça gelişmiştir. Omega 3 yağ asidi bakımından zengindir. Bu içeriği sayesinde kalp hastalıkları ve kanser dahil birçok hastalığa karşı koruyucudur. Ayrıca doymuş yağ içeriği diğer bitkisel yağlardan daha düşüktür. Böylece kolesterol riskini de azaltır.

-Kırmızı yaban mersini: Özellikle idrar yollarında görülebilecek rahatsızlıkların önüne geçer ve mesane sağlığının devamlılığını sağlar.

-Soya fasulyesi: Soya bitkisi, yüksek kolesterolün düşürülmesinde ve kalbi korumada görevlidir. İçeriğindeki fitoöstrojenler sayesinde meme kanseri ve prostat kanseri gibi hormonel kanserlere karşı koruyucudur. Aynı zamanda diyabet ve kemik erimesi riskini azaltır.

-Sarımsak: Yüzyıllardır tedavi edici olarak kullanılan sarımsak, bağışıklığı destekler. Kolesterolün düşürülmesinde etkilidir. Menopoz dönemindeki kadınlarda kolon kanseri riskini azaltır.

-Keten tohumu: Kolon, meme ve akciğer tümörlerinin gelişmesini önler. Kalp koruyucu etkileri vardır.

-Yeşil sebzeler (ıspanak, lahana vb.): Lutein içeriği yüksek olan bu sebzeler, görme hassasiyetini geliştirir ve katarakt riskinin azalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kalp krizine karşı da koruyucu etkileri vardır.

-Probiyotik yoğurt: Probiyotik takviyeli gıdalar bağırsak sağlığını destekler. Kolon kanserine karşı koruyucudurlar. Vücudu zararlı mikroorganizmalara karşı korurlar ve çeşitli kanser risklerinin azalmasını sağlarlar.

-Pişmiş domates: Domates pişerken ortaya çıkan likopen, antioksidan özellik gösterir. Koroner kalp hastalıkları, tip 2  diyabet ve kemik erimesi riskini azaltır.

-Fındık: Proantosiyanidin içeriği yüksektir. Bu sayede iltihap oluşumunu önler. Astım ve kanser riskini azaltır. Aynı zamanda kalp sağlığı ve yüksek tansiyonun önlenmesine yardımcı olur.

-Yeşil çay: Kateşin oranı en yüksek olan çay türüdür. Obezite riskini azalttığı kanıtlanmıştır. Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklığı destekler ve kansere karşı koruyucudur.

-Karabuğday: Glutensiz bir ürün olduğundan çölyak hastalarında sıklıkla tercih edilir. Prebiyotik özelliği sayesinde kolon kanserine karşı koruyucudur. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabetin önlenmesinde yardımcıdır. Aynı zamanda obezite riskini azaltır. Demir içeriği diğer tüm tahıl ve baklagillerden fazladır ve bu sayede anemi sorunu olanlarda oldukça yararlıdır. İçeriğindeki rutin ve kuversetin sayesinde antioksidan özellik gösterir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)